banner196

Genç tarihçilerden eşsiz türkü şöleni

Programa birçok akademisyen ile birlikte çok sayıda öğrenci ve sivil vatandaş katıldı. Türk dünyasından gösteriler ile başlayan programda Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'ın yöresel müziklerinin yanı sıra Türk halk müziği korosu da sahnede yer aldı.

Açılış konuşmalarını yapan Genç Tarihçiler Kulübü Mustafa Çetinkaya: "Üniversitemizin sayın akademisyenleri, sayın hocalarım, kıymetli öğrenci arkadaşlarım, Türk Dünyasının çeşitli yerlerinden  üniversitemize öğrenim için gelmiş ve bu programda da aramızda bulunan gönül coğrafyamızın değerli öğrencileri ve kıymetli misafirler, sizleri en kalbî duyularım ve saygılarımla selamlıyoum. Genç Tarihçiler Kulübü ve ve Türk Halk Müziği topluluğu olarak ortaklaşa düzenlediğimiz Geleneksel 4. Türkü şöleni ve Türk müziği konseri  programımıza hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

Biz Genç Tarihçiler Kulübü olarak türkü şöleni programlarımıza 2013 yılında kurucu başkanımız Semih Eraslan ile birlikte 7 bölge 7 türkü adlı şölenimiz ile başlamıstık. Şimdi ise bu geleneksel programımızın 4. sünü icra etmek için burada toplanmış bulunmaktayız. Fakat bu programımızın daha kapsamlı olması yolunda Türk halk müziği topluluğuyla bir araya gelerek, bir elin nesi var iki elin sesi var sözünden de istifade ederek bu programı ortaya koyduk.

Sizler de bilirsiniz ki; bu işler ekip işidir, birlik işidir. Bizde kulübümüzün de ilham kaynağı olan, 1919 yılın da İnebolu' da kurulan Gençler Mahfilinde olduğu gibi biz Türk gençliği olarak bu gün de bir olduk, birlik olduk. Dolayısıyla Türk Dünyası adına bir program daha icra edebilmenin haklı gururuna va mutluluğuna nail olduk.

Türküler İslamiyet öncesi Türk edebiyatının sözlü döneminden itibaren süregelen bir yapıya sahip olması dolayısıyla yüzyılların birikimini kuşaktan kuşağa aktaran çok önemli araçlardır.Türküler işledikleri konular itibariyle de toplumun duygu ve düşünce hazinesidir.Toplum yaşamının her anından bireysel konulara kadar her şeyi barındırırlar.Türkülerde kimi zaman bir annenin feryadı kim zaman bir aşığın hüznü ya da sevinci kimi zaman da bir bülbülün ötüşü kimi zaman Çanakkale’ye Yemen’e giden askerilerin ayak sesleri çınlar…

Kültür hazinemizin en önemli ve edebi unsurlarından biri olan türkülerimiz geçmişi aydınlatarak millete ait geleneği geleceğe aktarırlar. Türküler bizi biz yapan, bizi başkalarından ayıran en kıymetli değerlerimizdendir. Türkülerin her bir kelimesinde asıl özümüz saklıdır. İnsan hassasiyetinin derinliklerinden çıkarak bir kimliğe bürünen türküler zamanla milletin kimliği olurlar. Bu sebeple bir  millet hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsak öncelikle, o milletin kültür değerlerine bakmamız gerekir. Kültür değerlerini özellikle bu kültür unsurlarından biri olan türkülerini unutan bir millet özünü, geçmişini unutmuş, kimliğini yitirmiş, yabancılaşmaya, başkalaşmaya, mahkûm olmuş demektir.

Ülkemizin dört bir yanını saran terör musallatını tel' in ediyor şehitlerimizin ve vatanımızın acısını yürekten paylaşıyoruz.  Ama eli kanlı kâtiller unutmasınlar ki; hangi maskeyi takarlarsa taksınlar artık hainliklerini gizleyemiyorlar.

Bir ellerin de yıldırım diğer ellerinde tufan taşısalar, denizleri taşırıp üzerimize akıtsalar, güneşi yaklaştırıp dünyayı kavursalar dahi, şehitlerimizden aldığımız kuvvetle karşıların da dâima bizi bulacaklardır. Her zaman olduğu gibi kanımızla boğulacak, ateşimizle yanacaklar.

Şu anda sınır ötemizde, gönül coğrafyamızda ve Fırat Kalkanı operasyonunda mücadele veren Mehmetciklerimize Allah'tan  yardım temenni ediyor, yaralılarımıza acil şifalar ve şehitlerimize rahmet diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerimle sözlerime son veriyor, hepinize teşekkürlerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol