banner196

Köylü: "Bütün cemaat unsurları temizlenecek"

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişinin ardından devlette cemaatin bulunamayacağını belirterek, bu kapsamda cemaate bağlı bir tek il müdürünün bile olmaması gerektiğini söyledi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Şehit Şerife Bacı Öğretmenevinde gazetecilere yaptığı açıklamada, cemaatlerin şeffaf olması gerektiğini, şeffaf olmayan cemaatlerden ilerleyen zamanlarda sorun çıkarabileceğine dikkat çekerek, en son yaşanan olaylarda bunlara yakından şahit olduklarını kaydetti.

Tüm cemaatlerin böyle işlere kalkışacağını şimdiye kadar hiç düşünmediğini ifade eden Köylü, “Ancak onlar da bir yerlere yuvalanabilirler. Bazıları mezhep şeklinde de çeşitli işlere gruplaşmaya gidebilirler. Bunlar devlette kabul edilebilir şeyler değil. Devlet idaresinde gruplaşmaya izin veremeyiz. Kime inanırsan inan, kimin peşinden gidersen git, ama devlette bir grup kurmaya, bir yuvalanmaya devletin izin vermemesi gerek. Yoksa cemaatlere karşı falan çıkmıyorum. Beni ilgilendirmez. Kime inanırsa inansın. Devlet idaresinde gruplaşma gibi, cemaatleşme gibi şeyler olmaz. Sen iyi insan yetiştiriyorsan, iyi şeyler öğretiyorsan devlette onlara yer verilir, görev verilir. Eğer bu işin içine cemaat yapısı olarak girilirse, bu tehlikelidir. Her zaman için tehlikelidir. Huzursuzluk oluşturur” dedi.

Köylü, bu kapsamda cemaate mensup devlet memurunun olabileceğini fakat cemaate bağlı bir tek il müdürünün bile olmaması gerektiğini savundu.

Yaşanan bazı olumsuzluklar nedeniyle cemaatlerin devlet içerisinde yapılanmasına karşı olduğunu ifade eden Köylü, cemaatlerin ekonomik güçlerini kazandığı durumlarda siyaseti etkilemek için çeşitli davranışlar içerisine girebileceklerini belirtti.

Seçim zamanı geldiğinde cemaatlerin devreye girdiğini söyleyen Köylü, “Bu tür cemaatlerde bazen insanlar kendi hür iradesini kullanamayabilirler. Bu yapı ticaretten istifade eder. Ekonomik bir güç olur ve gittikçe güçlenirler. Cemaat içerisinden bir kişi önemli bir görevdeyse, yine önemli görevlere cemaat içerisinden başkalarını almaya çalışır” diye konuştu.

17-25 Aralık sürecinde suç işleyen bütün polis, savcı ve hakimlerin hepsinin meslekten atıldığına işaret eden Köylü, “Meslekten atılan polis, savcı veya hakimlerden yurt dışına kaçabilenler kaçtı kaçamayanlar şu anda cezaevindeler. Daha 15 Temmuz meselesi yok ortada. O gün için yapılan soruşturmalarda bu adamlar meslekten atıldı. Bize diyorlar ki, iyi de bu kararı veren yeni kurul sizin hakimleriniz. Hiç bizim hakimlerimiz falan değil. Bu yeni kurulun içinde 2 tane ülkücü, 2 tane sosyal demokrat, 2 tane paralelci var. 1 tanesinin de AK Parti’ye yakın olduğunu sayalım. Bütün kararlar 5’e 2 çıktı. Demek ki bizim aldığımız hakimle ilgisi yok. Bizim aldığımız hakimin en kıdemlisi 10 senelikti, bunların en kıdemsizi 18-20 senedir bizimle yine ilgisi yok. Zaten bizim aldıklarımızın çoğu da paralelci çıktı, bunu inkar etmeye bir şey yok” şeklinde konuştu.

15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulunanların Türkiye’de ve yurt dışında dini savunan ve dine hizmet ettiklerini sananların olduğunu belirten Köylü, “Dini savunuyoruz, dine hizmet ediyoruz, öğrenci okutuyoruz, hayır kurumlarına yardım ediyoruz diye; insanların dini duygularını sömürerek zamanla para toplayanlar, kamu kurumları içerisinde yerleşenler, yuvalananlar tam 40-50 yıllık bir hesabın inşası. Sonuç Türkiye’yi bölmek ve parçalamak. Bunu yapabilmek için de Türkiye’nin içerisinden birilerini bulmak, bunu da bulmuşlar işte. Bu cemaatlere katılanların hiçbirisinin dinle imanla alakası yoktur. Bunun bütün cemaatler için söylüyorum. Bugünkü cemaatler, ekonomik ve siyasi güç devşirmenin ötesinde başka bir şey düşünmüyor. Allah’ın kitabından ve peygamberinden dolayı yazılmış olan eserlerin dışında başka bir adamın peşine nasıl takılır gider bu gençlik?” ifadelerini kullandı.

“Her şerde bir hayır vardır” diyen Köylü, 15 Temmuz gecesi büyük bir şerri atlattıklarını ifade ederek, şöyle konuştu: “Bu şerrin hayırlı tarafı ise devlet içerisinde yuvalanmış bu şer odaklarının temizlenmesine yardım oldu. Büyük ölçüde de temizlendi. İsteyen istediği cemaate nerede girerse girsin ama devlet içinde hiçbir cemaatin yerinin olmaması lazım. Özellikle de yetkili bir makama hangi cemaatten olursa olsun birini almamak lazım. Aksi takdirde o etrafını dolduruyor. Buna şiddetle karşıyım”

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın hafta sonu Kastamonu’da çeşitli ziyaretlerde bulunduklarını hatırlatan Köylü, şunları söyledi: “Kastamonu’ya yapılması planlanan yeni stat ile ilgili çalışmalar sürüyor. Yeni stadın yeri konusunda araştırmalar sürüyor. Kuzeykent Mahallesinde bir yer gösterildi fakat orada da yüksek gerilim bulunuyor. Bunun yerinin değiştirilmesi sorun olacağından yeni yer bakılıyor. Yeni stadın ve yeni spor salonunun mevcut yerinde yapılması planlanıyor. Yeni salon, son derece modern olacak. Yeni statta yaklaşık 5 bin kapasiteli karşılıklı tribün şeklinde modern bir şekilde yapılacak. Tribünler sahaya daha fazla yaklaştırılacak ve alt tarafta bulunan salonlar çıkartılacak. Bu konuda çalışmalar sürüyor”

Köylü, yleni stadın ve yeni spor salonunun en kısa sürede yapılacağını ve bu konuda bakanlığa bağlı personellerinde Kastamonu’ya gelerek fizibilite çalışmasında bulunacağını söyledi.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol