Acılı Hemşirenin Hukuk Mücadelesi

Kastamonu'da acılı hemşirenin 4,5 yıldır hukuk mücadelesi sürüyor.

  • 638
Acılı Hemşirenin Hukuk Mücadelesi
TAKİP ET Google News ile Takip Et


ACILI HEMŞİRENİN 4,5 YILDIR HUKUK MÜCADELESİ SÜRÜYOR

VEDAT YUNUS İKİZOĞLU (İHA) - İdrar yolları enfeksiyonu teşhisiyle kaldığı hastanede hayatını kaybeden 4,5 yaşındaki Çiğdem Bucak’ın annesi Nurhayat Bucak, kızının ölümünün ardından başlattığı hukuk mücadelesini 4,5 yıldır devam ettiriyor.
Kastamonu’da, idrar yolları enfeksiyonu teşhisiyle dört gün kaldığı hastanede fenalaşan ve kaldırıldığı Hacettepe Tıp Fakültesi’nde yaşamını yitiren 4.5 yaşındaki Çiğdem Bucak’ın annesi Nurhayat Bucak, aradan geçen zamana rağmen hak arayışını sürdürüyor. 
Olay, 20 Kasım 2009 da Kastamonu’da meydana geldi. Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü'nde hemşire olarak görev yapan Nurhayat Bucak (33), kızı öldükten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan kızının ölüm nedenini gösteren raporun iki yıl sonra tamamlandığını ve Kastamonu’ya gönderildiğini söyledi. Kızının 19 Kasım 2009’da kreşten geldikten sonra rahatsızlandığını anlatan Nurhayat Bucak, şöyle konuştu: “Ertesi gün Kastamonu’da özel bir hastaneye götürdüm. Çocuk doktoru muayene etti ve idrar yolu enfeksiyonu teşhisi koydu. Tedavi için hastaneye yatmamız gerektiğini söyledi. Biz de girişini yaptık.” İlk gün hemşirelerin, kızının ateşini 3 kez ölçmelerine rağmen 35 derece çıktığında hiçbir şey yapmadıklarını anlatan Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana bir şey yok deyip gittiler. Sabaha karşı şiddetli bir kusma başladı. Yine doktora ve hemşirelere söyledim bana ‘sen çok evham yapıyorsun’ diye beni azarladılar. O gün çocuk bütün gün kustu.” Kızının taburcu edilmek üzereyken hastanede fenalaştığını ve Hacettepe Tıp Fakültesi’ne sevk edildiğini anlatan Nurhayat Bucak, sözlerine şöyle devam etti: “Hacettepe Tıp Fakültesi’ne girdiğimizde çocuğumun kalbi durdu. Hastanede müdahale ettiler canlandırdılar ama ertesi gün yaşamını yitirdi.”
Kızının ölümünün ardından hastane ve doktordan şikayetçi olduklarını belirten Bucak, dosyanın Ankara, Kastamonu ve İstanbul arasında gidip geldiğini, tüm girişimlere rağmen ancak iki yıl sonra Adli Tıp Raporu’nun Kastamonu’ya gönderildiğini söyledi. Raporu aldıktan sonra ihmali olanlar hakkında dava açtıklarını belirten Bucak, şöyle konuştu: “Birilerinin bunun hesabını vermesi lazım. Ama aradan 4,5 sene geçti, açtığımız dava hâla sürüyor.” Nurhayat hemşire, Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açtıkları davanın 4,5 yıldır sürdüğünü ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Dava ile ilgili henüz bir karar çıkmadı. Dosya, Ankara Yüksek Şura Mahkemesi'nde bulunuyor. Benim, kızım özel hastanede ihmalden dolayı öldü. Bütün uyarılarıma ve ikazlarıma rağmen bir şey yapmadılar. Eğer, kızıma müdahale edilseydi şimdi yaşayacaktı. Başkalarının çocukları ölmesin diye 4,5 yıldır hukuk mücadelemi sürdürüyorum. Sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağım. Ayrıca, Adli Tıp Raporu’nda kızımın ölüm sebebi belirtilmemiştir. Kızımın, neden öldüğünü bilmek istiyorum. İhmali olanların cezalandırılmasını talep ediyoruz.”
Bucak, sağlık çalışanı olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Sağlık çalışanı ve bilinçli bir anne olduğum halde bu benim başıma geldiyse, sıradan bir vatandaşın başına gelmemesi için uğraşıyoruz. Hâla da uğraşmaktayız. Sonuna kadar bıkmadan yılmadan uğraşacağım.”
Bucak, 4,5 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinde Türkiye’deki mahkemelerden bir sonuç elde edemediği takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mücadelesini sürdüreceğini sözlerine ekledi.