Belki de Hiç Gelmeyeceksin 

Senin de sevdiğin öyküler vardı. 
Benim de...
Sen hep zengin çocukların öykülerini okurdun, bense ayrılık ve aşkın şiirlerini...
Bazen de polisiye romanlara merak sarardın tatile çıkmadan önce.
Aslında senin de içinde vardı biraz yalnızlık, birazda merak ve doymamak.
Tıpkı benim yaşadığım gibi, sana da eksik geliyordu bazı şeyler.
Oysa hayat eksiklerin toplanmasıyla kendi kendimizle inşa ettiğimiz bir yapıydı.
Hayat dediğimiz eksikliğini yaşadığımız, bir türlü tamamlayamadığımız sadece çevremizdeki ilişkilerin toplamıydı sevgili...
Hep daha fazlasını istediğimiz güzel paylaşımlardı ama nice güzellikleri de kendi ellerimizle çöpe attığımız, son kullanma tarihini geçirdiğimiz ilişkilerdi hayat.
Hayat,  yaşayamadığımız hayallerimizdi.
Bu gece olmaz, işim var, gelemem, yapmam gerekenleri yapmam gerek, derken bazı güzellikleri de o anda henüz daha görmeden yok ettiğimiz, kendimizi bile bile yalnızlığa mahkûm ettiğimiz boşa geçen saatlerimizdi bazen de.
Farkına varmadan hep parçaları bütünleştirmeye çalıştığımız ama bir türlü tamam yapamadığımız dünyamızda bir çok şey yarımdı..
Tamam, buldum, artık hiç bir şey beni üzemez dediğimiz anda, beklenmeyen göçükler yaşayan, özenle kurulduğunu zannettiğimiz dünyanın aslında o kadar da sağlam olmadığını sonradan anladığımızda yıkılan umutlarla yine de ayakta durmaya çalışan birer zavallı gibiydik...
Belki de hiç gelmeyeceksin, değil mi?..
Ve ben boş yere bekleyeceğim...

YORUM EKLE

banner266