Günümüzde her şey ticarete dönüşmüş durumda.

Biri sana iyi davranıyorsa sen de ona...

Biri seni seviyorsa sen de onu ...

En çok tıklananlar , beğenilenler arasında yer alıyor " haketmeyene değer verme , boşver sil gitsin , sen sen ol kendini ezdirme " benzeri cümleler , paylaşımlar. 

İnsan , yaptığı iyiliğe karşılık görmek istiyor  , göremeyince ya da yanlış bir hareket , bir hata , bir vefasızlık gördüğünde o kişiyi hayatından tamamen çıkarabiliyor . Diğer masum davranışların , iyiliklerin hiç ehemmiyeti yokmuş gibi .

Oysa müminler olarak Esma-i Hüsna adedince manevi bağlar var aramızda . Bu kadar bağ varken bir - birkaç câni sıfatı yüzünden diğer güzel hasletleri yok saymayı , o insana kin beslemeyi , onu hayatından silmeyi ;

99 masumane karşılık sadece bir câninin bulunduğu bir gemiyi batırmaya benzetiyor Said Nursî Hazretleri ve bu durumu beşer hayatı için bir ZEHİR olarak görüyor . Şahsi hayatı , sosyal hayatı ve manevi hayatı öldüren bir zehir ...

Çevrenize bir bakın ; akrabaların çoğu bundan koparmıştır bağını , arkadaşlıklar bundan bitmiştir , ayrılıklar dargınlıkların çoğu bu sebeptendir ; 

kin beslemeler , nefret duymalar ... çoğunun temelinde karşılık beklemek ve bir hatadan dolayı silmek vardır .

Saçımı süpürge ettim , hep ben verdim ...

Yapılan iyiliğe pişman olmamanın tek yolu o işte dünyevi menfaat yerine Allah rızasını gözetmektir . Ancak böyle bir durumda beklenti içinde olmayacak, haksızlığa uğradım zannıyla ızdıraba düşmeyecek ve yaptığımız iyiliği başa kakmamış olacağız. Ancak bu niyetle "ummayacağız ,  küsmeyeceğiz " büyüklerin dediği gibi .

Hepimiz birbirimizle sınanıyor değil miyiz ?

Herkes kendi imtihanını yaşıyor değil mi ?

Balık bilmezse de Hâlık bilmez mi ?

Sınanıyoruz , doğru cevabı verebilirsek ne âlâ .

İmtihandayız , kendi elimizle işlediklerimizin karşılığını görüyor olabiliriz

Hâlık bilir , yaptığımız ne iyilik ne kötülük karşılıksız kalmayacak . O yüzden iyiliği de sevmeyi de Allah rızası için yapmalı insan .

Yoksa diğeri sîneye de yük , karşı tarafa da yük oluyor .

Nefis hemen itiraz edebilir " ama bazı insanlara iyilik yaramıyor "diye ya da

" bazılarında aksülamel yapıyor " u fısıldayabilir kulağına şeytan . Ama her şeyin bir istisnası var unutma !

Bediüzzaman Hazretleri bu itiraza , bu yakınmaya şöyle cevap veriyor :

Sen " Kutsi Kur'an hükmüne kulak ver . Selâmet ondadır " .

Ne güzel demiş , ne güzel deyiş..

Gelin söz dinleyelim ve bu SOSYAL YARA ya tiryak olarak Kur'an hükmüne kulak verelim ve

küslerin arasını bulalım ( Hucurat 10 )

nankörlük edenlerin kusurlarına bakmayalım , affedelim ki affa mazhar olalım ( Teğâbün 14)

kötülüğe karşı iyilik yapalım  er kişi olalım

hem bir bakmışız o kişiyle dost oluvermişiz ( Fussılet 34 ) kim bilir ..?

Yaradan bilir .

Ne sana akıl veren komşu , ne arkadaşın ve ne de en iyi psikolok bilmez en iyi çözümü . Yaradan en iyisini bilir ve bildirir .

Hem öyle bir hatadan dolayı sileceksek insanları ; kim kalacak defterimizde , rehberimizde ..?

Herkes sadece ve en çok kendini düşünecekse kim kardeşinin nefsini kendi nefsine tercih etme " gibi güzel hasletleri aktaracak gelecek nesillere ...?

Bari , aramızda bunu başarabilen sayılı kişilere akıl verip (!) de onların fıtratını bozmayalım , onlara mâni olmayalım .

Evet rehberi , Kur'an

ve

​​​​​yaşayan Kur'an Sallallahu Aleyhi ve Sellem olan ; yanılmaz , şaşırmaz .

Zira nur onlardadır , selâmet onlardadır , iki cihan saadeti onlarladır .

***

Şimdi ister Rabbinin sözünü dinle , ister nefsinin ?

(Evvela ve bizzat kendi nefsime hitaben )

( MEKTUBAT , Yirmi ikinci Mektup esas alınarak yazılmıştır )

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner266