CHP'li heyet, esnafın ve vatandaşın sorunlarını dinledi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu İl Başkanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle sınırlı bir çerçevede yürüttüğü siyasi faaliyetlerinde tempo arttırdı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin’in görevlendirmesiyle “Çarşı-Pazar” ziyaretlerine geçtiğimiz hafta başlayan il ve merkez ilçe yöneticileri dün Salı Pazarı’nda esnaf ve vatandaşın derdini dinledi.

11 Kasım’da; Çarşamba Pazarı, Belediye Caddesi ve Nasrullah Meydanı’ndaki esnafları dolaşan, 15 Kasım’da Kuzeykent Pazarı ve Kuzeykent İş Merkezi esnafıyla buluşan CHP il ve Merkez İlçe yönetim kurulu üyeleri, Salı Pazarı saha çalışmasında esnaf ve vatandaşın dile getirdiği sorunlara yönelik CHP’nin çözüm önerilerini paylaştı.

Ziyaretler;  20 Kasım Cuma günü Saraçlar Mahallesi’nde kurulacak Cuma Pazarı’nda, 23 Kasım Pazartesi günü Eski Sanayi Sitesi’nde, 25 Kasım Çarşamba günü Hayvan Pazarı’nda, 30 Kasım Pazartesi günü ise Yeni Sanayi Sitesi’nde devam edecek.

“TEK ADAM DEVLETİNİN FATURASINI ANLATMAK İÇİN MAHALLE MAHALLE, CADDE CADDE, SOKAK SOKAK, KAPI KAPI GEZECEĞİZ”

Saha çalışmaları ile ilgili değerlendirmede bulunan CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin vatandaşla buluşmak, vatandaşın derdini dinleyip çözüm önerilerini anlatmak için seçim dönemlerini beklemediklerini, beklemeyeceklerini söyledi.

Dünyada ekonomiyi 19 yıldır yönetip, 13 yıl geriye götüren, buhrana sokan, sonra da çıkıp “başarılı” olduğunu iddia edebilen tek hükümetin Türkiye’de olduğunu belirten Erbilgin, bu buhran ortamından çıkabilmek için ülkede ve ekonomide yitirilen güveni yeniden sağlamak gerektiğini, bunun için de; yeni kadrolara, yeni kurumlara ve yeni kurallara ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Erbilgin yaptığı değerlendirme de şunları söyledi; “Yalanı doğruymuş gibi anlatarak, dini ve milli hassasiyetleri kaşıyarak, tarihten husumet çıkararak, toplumları kutuplaştırarak, bölerek, insanları birbirine düşman ederek oy devşirmeye ve iktidarı elinde tutmaya çalışan bu siyasetin, milletin derdine derman olmadığını artık vatandaşımız biliyor. 2013’ten bu yana, ekonomiyi borçla şişiren model artık çalışmıyor. Paramız pul oldu. İnsanlarımız hızla işsizleşiyor, yoksullaşıyor. Sadece dolarla bütçeden garanti ödeme alan müteahhitlerin yüzü gülüyor, vatandaşa ise sabretmek ve askıda ekmek düşüyor. Dünyada ekonomiyi 19 yıldır yönetip, 13 yıl geriye götüren, buhrana sokan, sonra da çıkıp “başarılı” olduğunu iddia edebilen tek hükümet bizde. Devlet krizi ve ekonomik bunalımın yanı sıra, Koronavirüs salgını da milletimizin yaşadığı buhranı derinleştirdi. Vatandaşlarımıza ve işletmelerimizin çalışma saatlerine yasaklar yeniden geldi. Devlet kararıyla kapatılan bu işletmelerin ciro kayıplarının nasıl telafi edileceğine dair tel bir açıklama yok. Yük yine esnafın sırtında kalıyor. Seçimlerden önce “Verin bu kardeşinize yetkiyi, enflasyonla, şununla, bununla nasıl uğraşılır görün” diyenler iki yılda vatandaşın cebini boşaltılar, yandaşların cebini doldurdular. Şimdi çıkmışlar “Ekonomide Seferberlik” diyorlar. Acı ilaç içilecekse, bir fedakârlık yapılacaksa, önce günlük harcaması 10 milyon TL olan saray fedakârlık yapmalıdır. Bu şatafattan vazgeçemeyenler, ücretsiz izine çıkardığı ve “Günde 39 TL’yle yaşa” dediği işçiden, açlık sınırının altında maaş verdiği asgari ücretliden, kirasını ödedikten sonra elinde üç kuruş para kalan, torununa bayramda harçlık veremeyen emekliden, kapısının altından 1 TL’yi siftah parası diye atıp alay ettiği esnaftan, askıda ekmeğe mahkûm ettiği, hayat pahalılığı ile işsizlik arasında ezdiği vatandaştan fedakârlık bekliyor. Saray, milleti görmüyor sesini duymuyor. İçinde bulunduğumuz buhrandan çıkabilmek için ülkede ve ekonomide yitirilen güveni yeniden sağlamak gerekiyor. Bunun için de; yeni kadrolara, yeni kurumlara ve yeni kurallara ihtiyaç var. Bunu vatandaşımıza anlatmak için tüm parti yöneticilerimizle sahadayız. Vatandaşımızın sıkıntısına ortak olmak, tek adam devletinin vatandaşımıza çıkardığı faturayı anlatmak için mahalle mahalle, cadde cadde, sokak sokak, kapı kapı gezeceğiz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi halkın partisidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi herkes için var. Bugün nerede bir sorun varsa Cumhuriyet Halk Partililer orada. Çalışmak için seçim dönemlerini beklemiyoruz, beklemeyeceğiz. Hem ülkemiz, hem Kastamonu refaha, huzura, barışa kavuşana kadar durmayacak, mücadele edeceğiz.”

“İŞÇİNİN, MEMURUN, EMEKLİNİN ÇIĞLIĞINI BİZ DUYUYORUZ, YANLARINDAYIZ”

Emeklinin, memurun, işçinin, öğrencinin, esnafın endişe içinde olduğunu, yaşanan ekonomik krizin sokakta çok daha derinden hissedildiğini belirten CHP Kastamonu Halkla İlişkilerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ümran Çakıroğlu ise, “Saha çalışmalarımızda bir araya geldiğimiz vatandaşlarımız hem ülkemizin, hem de ilimizin gidişatından memnun olmadıklarını dile getiriyor. Öğrenci endişeli, çiftçi endişeli, turizmci endişeli, sanayici, işçi, anne, baba, esnaf, emekli, memur endişeli ve soruyor; ‘Sesimizi duyan var mı?’ diyor. Saray’ın ve AKP’nin kulak tıkadığı, görmezden geldiği vatandaşımızın çığlığını biz duyuyoruz. Onların bu zor gününde yanlarında olmak, ‘sizinleyiz’ demek için gönüllü görevli bütün arkadaşlarımızla sahadayız. Programlarımız hız kesmeden partililerimizin yoğun katılımlarıyla sürecek. Vatandaşlarımızın sorunlarını dinleyecek ve onların sesi olmak için gayret göstereceğiz, birlikte çözüm üreteceğiz.” ifadelerini kullandı.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN