DEDEME MEKTUP

Merhaba muallim dedem... Babaannem anlatırdı dizinin dibinde seni bana. Her anlatmaya başladığında ilk nidalarıydı; mürekkep yalayan, ilim irfan tozunu yutmuş ve bu yolda vatanımıza ışık tutacak talebelerini yetiştirmiş bir muallim diye başlardı babaannem. Seni anlatırken kendimi senin sınıfında bir talebe olarak görürdüm bitanecik dedem...

Kendisi hayatta değildi ama adıyla yaşıyordu bıraktığı eserleri kalem tozu yutmuş muallim dedem. Ben dedemin el yazısı ile yazdığı eserleriyle büyüdüm. Seni hep örnek aldım biricik dedem. Yetiştirdiğin Hasanlar, Mehmetler... senin gibi yaşıyordu isimleri tarihin satırlarında, neslimizin damarlarında. Biz bugün kanla sulanmış topraklarda yaşıyorsak eğer vatana canını feda eden şehitler sayesindedir. Babaannem anlatırdı; Deden talebelerine Çanakkale'yi anlatırken ''ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!'' diyerek bitirmişti dersi...

Dedecim bende senin gibi muallim olup senin gibi talebeler yetiştireceğim. Yaşadın ve yaşatacağım. Senin izinden gideceğim. Sizin bize emanet etmiş olduğunuz bu vatanı her ne şekilde olursa olsun koruyacağız. Senin gibi muallim olmak ve talebelerime, Anadolu'ya Malazgirt'le açılan kapıları Çanakkale ile hiç açılmamak üzere kapatmak ve dersi ''ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!'' ile bitirmek isterim dedecim. Mektubumu şu cümleyle bitirmek istiyorum bitanecik dedem...

Hiç düşmeden koşacağız, hiç durmadan coşacağız...!

YORUM EKLE