İşaret Dilinin Tarihi Kastamonu'ya Dayanıyor

Dünya'da resmi olarak işaret dilinin eski tarihi Kastamonu bölgesine dayanıyor.

  • 1320
İşaret Dilinin Tarihi Kastamonu'ya Dayanıyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

PADİŞAHLARIN KULLANDIĞI DUYMAYAN PERSONEL GÜNÜMÜZDE DE KULLANILABİLİR 
TÜRKİYE İŞİTME ENGELLİLER FEDERASYONU BAŞKANI ERCÜMENT TANRIVERDİ: 
"DÜNYA'DA RESMİ OLARAK İŞARET DİLİNİN EN ESKİ TARİHİ KASTAMONU BÖLGESİNE DAYANIYOR" 
"OSMANLI MANTIĞINDA OLDUĞU GİBİ DUYMAYAN PERSONELİN VARSA ÖNEMLİ TOPLANTILARDA KULLANABİLİRSİNİZ" 
"SAĞLIK SEKTÖRÜNDE İŞİTME ENGELLİLERE ARACILIK EDECEK GÖREVLİLER YETİŞTİRİLMELİ"

HALİL İBRAHİM VARLI (İHA) - Türkiye İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Ercüment Tanrıverdi, önemli toplantılarda getir götür işini yapacak kişilerin işitme engelli personellerden oluşturulmasıyla içeride konuşulan önemli görüşmelerin dışarıya yansımayacağını söyledi. 
Elazığ'a gelen Türkiye İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Ercüment Tanrıverdi, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Tanrıverdi, 1300'lü yıllarda Kastamonu bölgesinde bir sağır şeyh tarafından, duyan konuşan çocuklara işaret dili vasıtasıyla eğitim verildiğinin kayıtlarda bulunduğunu belirtti. Tanrıverdi, "O dönemde kullanılabiliyorsa, ondan öncesinde de mutlaka vardır ama bunun temeli kaynağı nereden çıktı nasıl o günlere geldi, nasıl yapıldı bununla ilgili elimizde resmi bir yazılıp çizilmiş belge olmadığı için bildiğimiz kaynaklar üzerinden konuşabiliyoruz. Dünya çalışmalarında izlediğimiz o tarihi sunumlar da da inanın bizim bahsettiğimiz 1300’lü yıllara inen bir tarih görmedik” dedi.

"ÖNEMLİ TOPLANTILARDA İŞİTME ENGELLİLER KULLANILABİLİR"

Osmanlı döneminde padişahların işitme engellileri duymadıkları için yanında çalıştırdıklarını dile getiren Tanrıverdi, "Duymayan personeliniz varsa onları özel toplantılarda özel çalışmalarda yakın hizmette kullanırsanız. İçeriye girdiklerinde çıktıklarında, o çaylar, kahveler, ikramlar getirmeler, götürmeler sağır insanlar tarafından yapılırsa içeride ki mevzu duyulmadığı için dışarıya da sızmaz. Bu aslında Osmanlı mantığı, tabi ki günümüzde de uygulanabilir" şeklinde konuştu.

"İŞİTME ENGELLİLERE HİZMET İÇİN GÖREVLİ YETİŞTİRİLMELİ"

Devletin, işitme engelli vatandaşa doğru hizmet etmek istiyorsa kendi bünyesinde işaret dili tercümanları bulundurmak zorunda olduğunu kaydeden Tanrıverdi, "Bu normal personele verilecek eğitimle çözülecek bir durum değil. Eğitim verilecekse önce bunun akademik çalışmasını görmemiz gerekir. Akademik bir eğitim programın varsa, bunu sertifika programına çevirip, devlet personeline öğretiyorsan bir yere kadar kabul edebilirsin. Günümüzde böyle bir şey yoksa, bu işi yapabilecek ülkemizde az ama etkin olan tercümanlar üzerinden ancak yapabilirsiniz. Onlarda şuanda günümüzde benim gibi annesi, babası işitme engelli olan, işaret dili ana dili olan aynı zamanda duyup konuşan bireylerin yapabileceği şeyler. Onları geliştirmek ve istihdam sahibi yapmak lazım.Böyle yapınca devlet nazarında işitme engellilere doğru erişilebilsin. Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığımız 24 tercümanı geçtiğimiz yıl aldı. Bürokratik bir süreç vardı aşıldı. Türkiye genelinde bir sınav yapıldı 900 kişi başvurdu içinden 87 kişi kazandı. O sınavı kazanan 87 kişiden içinde iş ihtiyacı olmayanlar hariç diğerleri Türkiye’nin diğer illerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı il müdürlüklerinde istihdam edilecekler ama yeterli değil. Özellikle sağlık sektöründe mutlaka işitme engellilere yardımcı olacak görevliler olmalı. Yetmiyorsa mutlaka yetiştirilmelidir" diye konuştu.