Kastamonu Özel Halk Otobüslerinde Paso Krizi

Kastamonu Özel Halk Otobüsü İşletmesi Müdürlüğü tarafından Kastamonu'da görev yapan basın mensuplarına yasal olarak verilmesi gereken pasolarda sorun yaşanıyor.

  • 630
Kastamonu Özel Halk Otobüslerinde Paso Krizi
TAKİP ET Google News ile Takip Et

KASTAMONU ÖZEL HALK OTOBÜSLERİNDE PASO KRİZİ
AKİF DOĞAN (İHA) - Kastamonu Özel Halk Otobüsü İşletmesi Müdürlüğü tarafından Kastamonu’da görev yapan basın mensuplarına yasal olarak verilmesi gereken pasolarda sorun yaşanıyor. 
Kastamonu Belediye Başkanlığı tarafından 4736 sayılı yasa kapsamında basın mensuplarına verilen ücretsiz biniş kartları (paso) Kastamonu Özel Halk Otobüsü İşletmesi Müdürlüğü ile basın mensuplarını karşı karşıya getirdi. 
Halkın bilgi edinme, haber alma hakkını ifa eden basın mensupları, toplumu aydınlatma adına yaz kış, gece gündüz demeden çalışmalarını aralıksız sürdürürken, gazetecilerin bir yerden bir yere ulaşma noktasında en büyük yardımcısı olan ve 4736 Sayılı Kanun-2002/3700 sayılı Kararname ve Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre basın mensuplarına tanınan ücretsiz ulaşım hakkının gasp edilmeye çalışılması Kastamonu’daki gazetecileri isyan ettirdi.
Basın pasolarının verilmesinde Kastamonu Özel Halk Otobüsü İşletmesi Müdürlüğü ile itlaf yaşayan Gazeteci Vedat İkizoğlu, gazetecilere dilenci muamelesi yapılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Verilen ücretsiz biniş kartının bir lütufmuş gibi gösterilmeye çalışılmasına isyan eden Gazeteci Vedat İkizoğlu, “Kastamonu Özel Halk Otobüsü İşletmesi Müdürlüğü ile her sene aynı sorunu yaşıyoruz. Devletin basın mensuplarına tanıdığı imkanı kendilerinin tanıdığı bir lütufmuş gibi gösterip ücretsiz biniş kartı vermek istemiyorlar. Bizleri adeta ücretiz binmeye çalışan dilenci gibi görüyorlar. Oysa bizler gazeteciyiz ve sürekli alanlardayız. Yeri geldiği zaman toplu taşıma araçlarını fazlasıyla kullanıyoruz. Bu kartların verilmesi bizim yasal hakkımız. Kimseden fazladan bir ayrıcalık da istemiyoruz. Kastamonu Özel Halk Otobüsü İşletmesi Başkanı Mustafa Gülük’ün ‘İş yapmazsınız ama paso almaya koşa koşa gelirsiniz. Pasoları verirken biz de duruma bakar, istersek veririz’ sözünü tasvip etmiyoruz” dedi.
Bu şekilde kamuoyunun bilgi alma özgürlüğünü de kısıtladıklarına işaret eden Vedat İkizoğlu, şöyle konuştu: “Her yıl buna benzer sürekli laflar duyup, azarlar işitiyoruz. Bundan önceki yönetimlerle şimdiye kadar böyle bir sorun yaşamıyorduk. 1-2 yıldır böyle sorunlar yaşamaya başladık. Zaten bu kadar laftan sonra vermek zorunda oldukları o paso kartını, verseler de almam. Sayın başkan, kendisi kullansın. Polise veya başka kamu kurum sorumlularına ses çıkartamayanlar, bize gelince her türlü lafı söylemekte çekinmiyorlar. Kamuoyu bunu bilsin istedik”
Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilen Sarı Basın Kartı sahibi Gazeteci Kazım Bolat ise, yapılan uygulamanın keyfi bir uygulama olduğunu belirterek, “Basın mensuplarına her sene aynı muamele yapılıyor. Dilenci yerine koyuluyoruz. 4736 Sayılı Kanun-2002/3700 sayılı Kararname ve Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre zaten bu kartlar verilmek zorunda. Ama her nedense bunu anlatamıyoruz. Sebebini sorduğumuzda yasa bizi ilgilendirmez. Toplu taşıma listesinde adınız varsa alırsınız, yoksa alamazsınız deniyor. Herkesin bizi işine geldiği gibi görmesinden sıkıldık artık. Bu soruna mutlaka kalıcı çözüm üretilmeli” diye konuştu.