Köşe yazarımız Selahattin Demirel'in kitabı çıktı

Kastamonu Güncel köşe yazarı Selahattin Demirel'in kitabı 'Piyasayı Sallayan Adam' okurlarıyla buluştu.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kastamonu Güncel’deki köşesiyle okurlarıyla buluşan yazar Selahattin Demirel’in kitabı “Piyasayı Sallayan Adam” Cinius Yayınları'ndan çıktı.

Demirel’in güçlü anlatımı ve çarpıcı diliyle okuyucu ile buluştuğu kitapta, hem hızlı değişen gündemin, izleyenleri karamsarlığa-bunalıma iten yanını hem de toplumsal ve aile içi iletişimimizdeki sıkıntılarımızı ortaya koyup güzel bir değişimi başlatmak adına samimi bir girişim bir isyan manifestosu anlatılıyor... 

“Piyasayı Sallayan Adam” romanı, “Uzmanların beklediği büyük İstanbul depremi henüz yaşanmamış, ‘acaba biz de ölecek miyiz?’ korkusu toplumda tam bir karşılık bulmamıştı. ‘Deprem olursa vatandaşa ne tür vergiler kitleyebiliriz?’ diye her zaman teyakkuzda olan üst düzey yetkililer de daha bu düşüncelerini ortaya dökmemişlerdi. Bunların hiçbiri olmamışken 30 yaşına merdiven dayamış bir adam, bir cuma sabahı berbat bir rüyanın içinden çıkarak üstündeki yorganla beraber yorgunluğunu da atabilmeyi umut edip doğruldu” cümleleri ile başlıyor.

Sürükleyici bir roman olan “Piyasayı Sallayan Adam” okurlarını bekliyor...

Romanı hakkında açıklama yapan yazar Selahattin Demirel; “Neden yazdın, derdin ne be adam? diyen varsa cevabım şöyle: Şahit olanı, insanlığını sorgulamaya iten bunca dünya ve ülke gündemi karşısında, her türlü zulmün ve rezilliğin, boş vermişliğin, insafsızlığın, katı yürekliliğin temsilcisi olanlarla tüm derdim. Ne yapabilirsin? diyenlere inat, elimden yazmak geliyor ben de onu yapmaya çalışıyorum diyorum. Gayretten, umuttan yüz çevirmeden 21. yüzyılda yaşamanın dramını ve sorumluluğunu taşıyarak her şeye karşın insan olabilmek zor mu? diye herkesi sormaya ve cevabını aramaya davet ediyorum. Romanımdaki Bedir Tektir isimli muhabir de bunun yansımasıdır.

Biliyorum; akıllı telefonla ve televizyonla rekabet edebilmek bir kitap yazarı için çok zor ama yola çıktık bir kere ve bu romanımla manifestomu -seçim kararı alan siyasilerden çok önce- ilan ettim. Kitabın kapak resminde görülen potkalı bir denize bıraktım, bu denizde dalgalar hırçın ve köpekbalıkları da egemenliğini ilan etmiş durumda, buna karşın yüreği hassas ve insaniyetini kaybetmemiş olanların varlığına inanıyorum, onlara bir gün ulaşmak ümidindeyim.

Evet, yazması için ayrı, yayınlanması için de ayrı uğraştım. Maddi- manevi hayırlı bir uğraştı bu. İnsanlara ulaşmak içinse hâlâ çabalamaktayım.

Kastamonulu ne yapsın senin romanını? diyenler olabilir. Bu romanda Kastamonu’da geçiyor ama yalansız bir şekilde! Romandaki Bedir Tektir’i Kastamonulu biri olarak düşünerek memleketimle ilgili birkaç şey söylemeye çalıştım ve böylece romanın bir bölümü Kastamonu’ya ayrıldı. Bir yazı işçisi bildiklerini, gördüklerini anlatmaya çalışır, bunda bir bölgecilik yoktur, aranmamalıdır. Hemşerim memleket nere? sorusuyla başlar ülkemizdeki tüm sohbetler ama eğer memleketine göre sohbet bitiyorsa işte bu ayıptır. Ülkemin her karışına ve insanlığını kaybetmemiş herkese ulaşmak için yoldayım. Bizde yazı yazmak belalı iştir, hele ki yazdıklarınız suya sabuna dokunan temiz cinstense!

Romanım hakkında söylenecek sözler artık okuyucularda, bana söz düşmez bundan gayrı. Herkese iyi okumalar dilerim, romanımı okuyana da okumayana da selam olsun ama siz, siz olun, ‘kitapsız olmayın’ sloganımı da yineliyorum” dedi.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN