"Tehcir mi Holokost mu" konferansı

Dışişleri Bakanlığından emekli Dr. Yücel Güçlü, "Osmanlı, soykırıma benzer bir olayı hiçbir zaman düşünmemiş, istememiş, örgütlememiş ve uygulamamıştır." dedi.

  • 350
&quotTehcir mi Holokost mu" konferansı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

"Ermeni tehciri" konusunda araştırmaları bulunan Güçlü, Kastamonu Üniversitesi tarafından Bilgehan Bilgili Kütüphanesi'nde düzenlenen "Tehcir mi Holokost mu" konferansında, 2. Dünya Savaşı'nda sistematik şekilde katledilen Yahudilerle Ermeni tehcirinin aynı kefeye konulamayacağına işaret etti. 

Yahudiler'in 2. Dünya Savaşı'nda Alman toplumundan tamamen tecrit edilip insani ihtiyaçlarının bile karşılanamayacağı gettolarda yaşamaya zorlandığını aktaran Güçlü, "Yahudi soykırımı, ırkçı ve ideolojik güdülerle yapılmıştır. Tehcir ise Ermeniler'in savaş sırasında ayaklanıp düşman kuvvetleri ile işbirliği içinde Osmanlı ordularını arkadan vurması, sivilleri katletmesi sonucu alınan zorunlu askeri tedbirlerdir. O dönem tehcirin askeri zaruretlere binaen yapıldığını ifade eden Alman askeri yetkililer de vardır." ifadesini kullandı. 

Nazilerin planlı ve sistematik şekilde soykırım yaptığını, Osmanlı'nın ise Ermenileri yurdun güneyine naklederken bu kişilerin hayatlarına kastetmediğini, tam tersine kafileler için koruyucu tedbirler aldığını anlatan Güçlü, "Ermeniler'in sevk sırasında dinlenmeleri, can ve mal güvenliklerinin sağlanması, gıdalarının tahsis edilmesi gibi hususlar sağlanıyor. Gerekli arazi, ihtiyaç sahiplerine konut tahsisi, çiftçilere alet edevat dağıtılması gibi imkanlar sağlandı. Ayrıca göç nedeniyle geride bırakılanların ücreti ödendi. Tehcire tabi tutulan Ermeniler'in malları koruma altına alındı. Gittikleri yerlere yerleşmelerinin kolaylaşması için belirli yardımlar sağlanmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Osmanlı'nın tehcirin bir an önce sonuçlanması için çalışma yaptığına dikkati çeken Güçlü, "Bazı yerlere ana toplanma merkezleri kuruldu. Bekleme yerlerine ambarlar, hastaneler ve aşevleri yapıldı. Göç eden Ermeniler için devlet kara, demir ve su yollarını kullandı. Bu şekilde tehcirin bir an önce sonuçlanması istenmiştir. Nakil sırasında olan Ermeni ölümleri İstanbul'daki merkezi hükümetten değil, eşkıya saldırıları ve hastalıklardan kaynaklanmıştır." dedi. 

Osmanlı'nın hiçbir zaman soykırım düşüncesinde olmadığını vurgulayan Güçlü, "Osmanlı, soykırıma benzer bir olayı hiçbir zaman düşünmemiş, istememiş, örgütlememiş ve uygulamamıştır. Bunlar kasıtlı hareketlerle yapılan holokost için söylenemez. Nazi Almanya'sı, ince planlarla Yahudileri öldürmüştür. Soykırım terimini 1915 olaylarına yakıştırmak, bu terimi gerçek anlamından uzaklaştırmaktır." diye konuştu.