banner196

Sınav kaygısı başarılı olmayı engelliyor

Memorial Kayseri Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Görevlisi Şaban Karayağız, sınavlarda duyulan aşırı kaygının başarılı olmayı engellediğini söyledi.

Sınav kaygısı başarılı olmayı engelliyor

Sınav kaygısının modern çağda ortaya çıkan bir kaygı türü olduğunu belirten Dr. Öğretim Görevlisi Şaban Karayağız, ilkokuldan itibaren öğrencilere yüklenen başarılı olma sorumluluğunun, sınav kaygısına neden olduğunu ve akademik başarıyı arzu edilenin tersine olumsuz etkilediğini ifade etti. Karayağız, “Kaygı çağı diye adlandırılan içinde bulunduğumuz yüzyılda, ilkokuldan beri öğrenciler akademik başarı üzerine güdüleniyor ve motive olmaya çalışıyorlar. Sınavlara yüklenen aşırı önem ve anlamlar, çocuğun o sınavı yapamayacağıyla ilgili aşırı korku ve kaygılar sınav kaygısını tetikliyor. Bu kaygının devamında çarpıntı, nefes darlığı, titreme, ateş basması, nefes darlığı gibi kaygıya eşlik eden fiziksel belirtiler de görülüyor” dedi. 

Stres ve kaygının aşırısı öğrenmeye engel 
Normal düzeyde kaygı ve stresin öğrenmeyi artırırken, aşırısının öğrenmeyi engellediğini vurgulayan Karayağız, “Kaygı ve stres hayatımızda olması gereken bir unsur. Bu, temelde kişinin motivasyonunu, öğrenmesini artırır. Ancak zarar verici kaygı, bu sınav kaygısı da olabilir başka düşünceler de olabilir, aşırı yorgun hale gelir beyin sürekli bununla uğraşır, düşüncenin bu anlamdaki hızı artar ise, fiziksel bulgular ortaya çıkarsa artık başarısızlık durumu ortaya çıkar. Yapılan pek çok çalışmada da patolojik hale gelmiş sınav kaygısının, motivasyonu bozduğu, kişinin dikkatini ve algısını etkilediği gösterilmiştir” diye konuştu. 

Fiziksel bulgular ortaya çıkarsa psikiyatriye başvurulmalı 
Çocukta sınav kaygısı bulguları gözlemleyen ebeveynlere, çocuklarıyla etkili iletişim kurma önerisinde bulunan Karayağız, fiziksel bulguların ortaya çıkması durumunda da psikiyatri uzmanından yardım alınması gerektiğinin altını çizdi. Karayağız, alınacak önlemleri şöyle sıraladı: 
“Aile içi iletişimde veliler demokratik bir iletişim kurmalı, sadece etkili bir başarı ve yükseköğretim programına geçiş amaçlanmamalı, çocuğun yetenekleri doğrultusunda tercih ettiği eğitim ve öğretim programları seçilmeli. Bu konuda rehberlik servislerine de önemli işler düşüyor. Ailelere verilecek eğitim ve seminerlerin çocuklarının akademik başarısına yapacaklarına katkıları olacaktır. Yoğun kaygı fiziksel bulgularla birlikte ortaya çıkmaya başlarsa, öğrencinin zihninde bununla ilgili benimsenmiş fikirler günün çoğu zamanında varsa, bu durum öğrencinin konsantrasyonunu etkiliyorsa ve bu süreç bir aydan uzun sürüyorsa, o noktada psikiyatrik bir yardım almaları gerekiyor.” 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER