banner131

Türkiye’de ilk yerli kanser ilacı Boğaziçi Üniversitesi'nde üretilecek

Prof. Dr. Rana Nomak Sanyal ve ekibi kanser tedavisinde dünyada ses getirdi.

Türkiye’de ilk yerli kanser ilacı Boğaziçi Üniversitesi'nde üretilecek

Kanser tedavisi alanında dünyada ses getirecek ilacın çalışmalarını yürüten ekibin başında olan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rana Nomak Sanyal, ilacı geliştirme sürecini anlattı. Türkiye’de sıfırdan geliştirilen bir molekülün insanlar üzerinde denenmesi açısından da ilk olma özelliği taşıyan ilaç hakkında konuşan Prof. Dr. Sanyal, “Yine kemoterapi süreci ama ilacın yan etkisi az olacağı için hastalar için daha kolay bir süreç olacak” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rana Nomak Sanyal ve ekibi, Türkiye’de tarihi bir başarıya imza attı. Prof. Dr. Sanyal’ın 2009 yılından itibaren Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde bulunan Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Merkezi’nde kanser üzerine yaptıkları çalışmaları 2017 yılında sonuç verdi ve yeni bir molekül geliştirdi.

Kanserin tedavi edilmesinde önemli bir rol oynayacak olan çalışma, Türkiye’de sıfırdan geliştirilen bir molekülün insanlar üzerinde denenmesi açısından da ilk olma özelliği taşıyor. Ekibi ile birlikte yaptıkları çalışmaların detaylarını anlatan Sanyal, “Bu artık Türkiye’de yapılabilir fikri oluştuğu için bence en önemlisi burada” ifadelerini kullanarak çalışmanın önemini vurguladı. 

“Çalışmamız hedefli kanser ilacı” 
Geliştirdikleri kanser ilacı ile ilgili bilgi veren Sanyal, “Yaptığımız çalışmaların ilk aşaması, bir kemoterapi ilacını almak ve kimyasal olarak modifiye etmek. Bu adımdan sonraki 'in vitro' çalışmalar yani hücre deneyleri sonrasında hayvan deneylerinin hepsi yine Boğaziçi Üniversitesi’nde bu sefer bir merkezde yapıldı. Merkezin ismi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Merkezi. Aşamaların tamamı Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlandı. Şimdi artık insana geçmeye hazırız diyeceğimiz aşamada ilerliyoruz. Çalışmamızın hedefli kanser ilacı. Biz var olan piyasadaki klinikte kullanılan kanser ilaçlarını alıyoruz. Kimyasal olarak modifiye ediyoruz ve hedefliyoruz. Bunların tümörün içinde birikmesini sağlıyoruz. Böylece vücudun geri kalanına yan etki göstermesini engelliyoruz. Tümörün içerisinde de daha fazla etki göstermesini sağlıyoruz böylece. Vücuda yan etki göstermeyince hastalar için daha kolay bir süreç olacak. Yani yine kemoterapi süreci ama ilacın yan etkisi az olacağı için hastalar için daha kolay bir süreç olacak” ifadelerini kullandı. 

“İnsanda denenmeye başlaması için en az 6 aylık bir süreç var” 
İlacın şu anda üretim aşamasında olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sanyal, “Henüz hastalara vermeye hazır değiliz. Hastalara vermek için iznimizi aldık. Üretim için de aynı şekilde onay almaya ihtiyacımız var, orada ilerliyoruz. Bu izinler Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından veriliyor. İnsanda izni almış olmamız çok büyük bir başarı ama insanda denenmeye başlaması için en az 6 aylık bir süreç var daha. Türkiye’de klinik araştırma çok sayıda yapılıyor aslında. Faz 2, Faz 3 daha çok da Faz 3 çok sayıda yapılıyor. Faz 1 az sayıda yapılıyor. Kanserde Faz 1 Türkiye’de ilk olacak. Türkiye’de geliştirilmiş sıfırdan yeni molekül kategorisine girecek bir molekülün yani fikri hakları Türkiye’ye ait dünyada başka bir yerde olmayan yeni ilaç diyeceğimiz bir şeyin tamamı Türkiye’de geliştirilmiş bir ilaç için klinik çalışmaların Türkiye’de onaylanmış olması bir ilk. Yoksa Türkiye’de klinik çalışma çok sayıda yapılıyor aslında” dedi. 

“Piyasaya çıkmayı başardığında global bir ürün olacak” 
Prof. Dr. Sanyal’ın ve ekibinin çalışması Türkiye’nin yanı sıra dünyada da yeni bir ilaç olacak. İlacın dünyadaki yerine de vurgu yapan Prof. Dr. Sanyal, “Uzun yıllar sonra olacak ama piyasaya çıkmayı başardığında global bir ürün olacak. Tüm ülkelerdeki hastalara gidiyor olacak. Bu da inşallah Türkiye’den gidiyor olacak ama ileri ki aşamalar çok daha uzun yıllar gerektiriyor. Özellikle bunu vurgulamak istiyorum. Hemen yarın dünyaya açılıyoruz şeklinde değil. Bilimsel olarak çok çeşitli kongrelerde bu datalar zaten sunuldu. Yurt dışında da yurt içinde de bilimsel camia aslında biliyor. Bu datalara özellikle yurt dışında hastaların ulaşmasına daha biraz zaman var” diye konuştu. 

“Bu artık Türkiye’de yapılabilir fikri oluştuğu için bence en önemlisi burada” 
Çalışmanın en önemli katkılarından birinin bu alanda çalışan gençlere örnek olduğundan bahseden Sanyal, “Neredeyse 10 senedir bu molekül üzerinde çalışıyoruz aslında. Buraya kadar gelmiş olması çok önemli bir başarı. Buraya kadar geçen adımları benimle beraber pek çok arkadaşımın öğrenmiş olması daha büyük bir başarı. Bunlar şimdi Türkiye’nin her yerine dağılan, dağılmış ve dağılacak olan birer pırlanta. Her biri şu anda gittikleri yerlerde ışık saçıyorlar. O gittikleri yerlerde yine benzer araştırmalar yapıyorlar. Benim yetiştirdiğim ya da benim gibi başka arkadaşlarımın yetiştirdiği pek çok öğrencimiz, pek çok gencimizle bu artık Türkiye’de yapılabilir fikri oluştuğu için bence en önemlisi burada” ifadelerini kullandı. 

“Profesyonel hayatta da kadınların özellikle bilimde ne kadar fark oluşturacağının bir göstergesi hepsi” 
Bir kadın olarak kadınların bilimde de fark oluşturacağını vurgulayan Prof. Dr. Sanyal, “En son Kadın Girişimci ödülü çok kıymetliydi ve çok duygusal bir ödüldü bizim için. Kadın olarak özellikle bununla ödüllendirilmek o grubun içerisinden seçilmek de çok güzeldi. Her biri çok kıymetli kadınlarla beraberdik. Laboratuvarda çalışanlar da aslında arkamda gördüğünüz arkadaşlar özellikle seçilmiş arkadaşlar değil. Bizzat bu laboratuvarda her gün çalışan arkadaşlar. Çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Profesyonel hayatta da kadınların özellikle bilimde ne kadar fark oluşturacağının bir göstergesi hepsi. Hepsi pırıl pırıl genç kadınlar. Ben en çok onlardan umutluyum” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER