Gönüller de bulanır...


Zağnos Paşa Camii / Balıkesir

"Benim ümmetim yağmur gibidir,umut yüklüdür dünüde yarını da"(Hadis-i Şerif)

Sevgili Peygamberimiz ne güzel söylemiş bizden ümitvar,ümidini kesmemiş.Bizde bu sözün duasına layık bir ümmet olabilmek adına mücadele ediyoruz.

Hayat türlü türlü cilveleriyle bizi sınıyor.Bazı an oluyor gökkuşağından farksız ruh halimiz;bazı anlar oluyor sanki dünyanın bütün yükü bizim üzerimizde nefes alamıyoruz, üstümüze üstümüze geliyor.

Bir meczup olup dağlara,taşlara, yollara kendimizi vurasımız geliyor.Kimse bize samimi ve içten gelmiyor.Sonra hep ama hep o uzak diyarlara gidesimiz geliyor,yani sanki kaçarsak kurtulacakmışız sıkıntımız geçecekmiş gibi geliyor,ama öyle değil.Mesele gitmek uzaklaşmak falan hiç değil.Tebdili mekanda ferahlık var düsturunu uygulayarak yer değiştirmek elzem.Hicret etmek Mekke'den bunalıp Medine'ye göçmek bize peygamberimizden emanet,göçeceğiz kalp sükûnetimiz adına ve gönlümüzün sıkışma sebebini de keşfedeceğiz beraberinde.

Anlayacağız..Mesele insanlar filan değil mesele biziz,mesele gönül gözümüzü dünyaya açmış hakka kapatmışız..

Biz içimizin lambasını yakmadıkça,iç âlemimizi temizleyip temiz kalması için  azami gayret göstermedikçe dağada gitsek, bağada gitsek hatta ve hatta kuş olsak göklerede uçsak gönlümüzün niçin yorulduğuna vâkıf olmadıkça ferahlık bulamayacağız.

Ancak Allah'ın inayetiyle kapılar açılacak ve bir ses bizi bize hatırlatacak..

Unuttun mu:

Allah Kabıd'dır.O dilediği kalbi daraltır.

Herhal ve durum bir ayet delil değil mi insan için,okuyup anlayabilene,anlayıp uygulayana...

Sımsıkı yumruk misali göğsümüze geceyi yaşatan ve ardından inşirah bahşeden içimize baharları seren,çiçekleri açtıran o değil mi..?

Bir kez daha anlayacağız şu alemde hiçbir şey boş değil boşuna da değil ve kalpler ancak Allahı anmakla huzura kavuşuyor.

Bunu anlayınca kaçmanın aslında kendimizden kaçmak olduğunu göreceğiz ve bunun çözüm getirmeyeceğini farkedeceğiz,hayat ile entegrasyon içinde olabildiğimiz müddetçe tekâmül edeceğiz.Dengeyi kurabilirsek eğer.

Mekke de bizde tekkede bizde öyle ya..

"..yaratılmış hiçbir varlık yoktur ki,Allah onun perçeminden tutmuş olmasın..(hud sûresi)

Yüreğimizden tutup tutup bırakmasının hikmeti sonsuz.

Hayat, 

Esmaların tecellisiyle döngü içinde.Ya Kabıd esmasıyla göğsümüzü daraltırken,ya Basıd ismiyle de bizi ferahlatıyor,mesajı anla...!

Hayat,Allahı andıkça güzelleşiyor.

Düşünün ki tesisatında problem olan bir musluğun şıpır şıpır damlamasının çözümünü tesisatta aramazda,yere damlayan suları silmeyi çözüm olarak  görürsek sorunu kökünden çözmedikçe damlalar azar azar da olsa çoğalmaya devam edecek.

Ta ki tesisattan sorunu çözene kadar da böyle sürecek.

Gönlümüz göğsümüze sığmayacak kadar taşınamaz olacak, 

Gafletimizden volkanlar gibi bir o yana bir bu yana fokurdayıp duracak,nefeslerimiz batacak,çokca biriktirdiğimiz mal ve insanlardan, sanal alemin İslami romantizmine kendimizi kaptırdığımızdan yer ile gök arasında kalbimizi sıkışmış hissedeceğiz, kaçabilirsen kaç.İnsan yüreğinin hakiminden hiç kaçabilir mi...?

Değil mi ki deni dünya burası.Değmez bu sebeple alakaya.Kalbimizi bağlamaya.

Oysa biz ne kadar Allah'a yakınlaşmak için mücadele edersek,Onun emirlerine itaat edip,haramı haram helali helâl bilirsek,gözümüzün hakkını verirsek,gönlümüzü haram sevdalardan korursak,ilim meclislerine koşturup sohbetten sohbete oluk oluk akarsak o kadar kalbimiz mutmain olur,kalpler Allah'ın elinde,dilediğini öldürür dilediğini diriltir. 

Son söz olarak...

Biz Ona bir adım koşarsak bize on adımla geleceğinin müjdesini veren bir Rabbimiz var.Bin şükür.

Tek gayemiz kulluk ve bu yolda  tekâmül etmek iken herşeyin içi boşaltılmış tarafıyla meşgul olup, birbirimizi kuru gösterişlerle aldatıp aldanıyoruz

Hele bir de o İslami duruşumuz altında romantik görüntülerle  kadın erkek ma aile herşeyimiz  helalmiş gibi kalplerimizi dağlayışımız yok mu,ahh ki ateşle barut içiçe. 

Bir iyilik yapalım ve bugün dirilişmizin başlangıcı olsun.

Evvelde O,ahirde O.

Tanıdıklarımızdan başlayarak hiç tanımadıklarımıza da selam verelim,tebessüm edelim.

Varsa kırık bıraktığımız gönüller gönüllerine girelim,onlara dua edelim

Kişi sevdiğiyle beraberdir hadisi şerifini yaşalım

Yani...

Vakit israfından uzaklaşalım,salât ve selamlarla efendimizle irtibatta olalım,düşünün sevdiğimiz günde kaç defa aklımıza geliyor yada hiç aklımızdan çıkmıyor mu..

Aynen öyle sevgililerin sevgilisini biz bu dünyada analım ki O'da şefaatine bizi dahil etsin,

Efendimizi sevdiğimizi iddia edip hiç selam vermeden geçirdiğimiz gün var mı..

Öyleyse büyük esefler olsun bize.

Sevgimizi Ona yakışan selamlarla süsleyelim,sevmek de susmak gibi,konuşmak gibi,yazmak gibi onun adınaysa anlamlı.

Eyy sevgili ♥ beni Allahın adıyla SEV'...

Onun adına değilse yapılan her eylem,

üstad Mehmet Âkif'in söylemiyle  üçbuçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-ü heder.

Eğer biz hak ile uğraşmazsak elbette batıl bizi işgal eder,kainat boşluk kabul etmiyor

Vessselam...

pinaronalan2@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Asuman Şengül | 24 Ekim 2017 21:49

    Çok güzel olmuş tebrikler

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Şub

Sevgi üzerine mülahazalar

21Oca

Mana hayatımızın ruhu

21Kas

Kral çıplak

23Tem
01Şub

Ayna ayna...!