Zulmün neresindeyiz..! - Pınar ÖNALAN

Zulmün neresindeyiz..!


İdraki mümkün olmayan asrın içinde umarsızca nefes almak için ya kör ya sağır olmamız gerekiyor.Herşey alt üst olmuş durumda..hakikâtler yalan;yalanlar hâkikat.Kime sarılsak bir taraftan hançerlenme korkusuyla hayatımızın bel kemiği güvenimiz tarumar olmuş durumda.
Zulm zulm olmaktan çıkmış da ;sanki olması gereken bir durummuş gibi izleyici modundayız.
Merhamet olması olağan iken,merhamete ram olmuş bir insana nobel ödülü verecek hale geldik.
Oysa zaten olması gereken de merhametli, şefkatli ve emrolunduğumuz gibi dosdoğru davranmak değil mi..?
Anormallerin normal, normallerin anormal olduğu bir zamanın altınçağını yaşıyoruz.
Aldandığın kadar aptal ; aldattığın kadar güçlü, haklı olduğunu aşılayan yapay hislerin içinden geçiyoruz.
Helalin haram ; haramın helalleştirildiği bir garibüzzamanın insanı olmaktan dolayı mahcup ve müteessir olan insanlarda varken
'...doğru insanı arıyorum'deyip doğru insanları bulduğumuzda ,onların sanki hiçbirşeyden anlamıyormuş olduklarını sanarak 
sağ gösterip, soldan vuruyoruz.
İnsanın insana kıyımının güç gösterisi olarak algılandığı ahir zamanda biz ne zaman bu gidişimize dur diyeceğiz..
Hayır bu hâl ve durumlarımız normal değil vallahi normal değil..!!!
Normal ve anormalin normunu halka göre değil , hakka göre belirleyeceğimiz gün kurtuluş reçetemizi almış olacağız.

Okuyup geçmeyelim lütfen!
Okuyup eyleme geçelim!


Bugün büyük zulmlerin,katliamların sonu gelmiyorsa bu demek oluyor ki bir yerlerde  hala küçük zulmler devam ediyor.
Zulmün küçüğü büyüğü olur mu!  olmaz elbette olmaz.Zulm zulümdür sadece rengi,kokusu,görünürlüğü,hacmi farklılık gösterebilir,yoksa ızdırabı zerreyede kürreyede aynı..
Hep söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim.Zulm azdan çoğa  genişleyen sarmal bir döngü içerisinde yayılıyor.
Zulm ,hakkın razı olmadığı her hâl ve kâldir..Öyle ya bugün dünyanın düzelmesi için evveliyatında benim, senin, bizim, hepimizin  kendimize çeki düzen vermemiz ve düşünmemiz  icab ediyor.

Bugün insanlığın gördüğü bu zulmde benim nasıl bir gayret yahut gayretsizliğim var.Damlaya damlaya zulmün çoğalmasına ben mi vesile oldum..?Gün içinde  zulm ettim mi,zulme uğradım mı..?haksızlık olarak ne yaptım,neyin düzelmesi için  mücadele ettim gibi soruları durmadan sormalı ve samimi cevaplar vermeliyiz .

...
Müslüman kime deniliyordu?Mümin kimdi?Efendimiz'in ümmeti olmak hangi vasıfları gerektiriyordu?bu  soruların cevaplarını samimane verebiliyor muyuz kimsecikler duymasada kendimize.
"İslama kavuşanlar"tarzı programları  izlediğimde orada İslamla müşerref olanların söylediği ortak  bir cümle var:


Türkiyede İslamı tanısaydım sanırım müslüman olmazdım..!!

Neden böyle söylüyor olabilirler?
Bu cümle üstüne derin bir muhasebe yapmalıyız her birimiz .İslami görüntümüz artsada yaşantımıza,hal ve hareketlerimize sirayet etmemiş gibi duruyor.
Öyle ki bir eylemi yaparken hakka göre değil;halka göre yapıyorsak.... 
Yani bir günahı Ayşe, Fatma,Ahmet, Mehmet görüyor diye yapmayıp ,onların olmadığı bir ortamda bunu gönül rahatlığıyla yapıyorsak imanın şartlarını yeniden gözden geçirmeliyiz.
Bize şu sosyal medya denilen anti sosyal zehri enjekte ettiklerinden bu yana mahvolduk.Halimizi anlatacak en güzel kelime tam anlamıyla mahvolduk.Ne yediğimizin bereketi kaldı,ne içtiğimizin.Ne ibadetlerimizi tadıyla yapabilir olduk,ne de samimi dualar düştü gönlümüzden dilimize.
Evet, üzgünüm bozulduk,uyuştuk,kendimizden geçtik,saçmalamaya başladık,başörtüsü takarak her şeyi yapmayı mübah bulduk,dini sembollerle hareket etmek caizmiş ve bizi dindar kılmaya yetermişcesine  inandığımız değerlerin zedelenmesinde fütursuzca yarışa girdik.Öyle sermest halde yaşıyoruz ki;ne var bunda diyecek kadar körebeleştik çoğumuz.
Bir zamanların cinayet sebebi olacak kadın erkek arkadaşlığı artık sanallaşınca normalleşti.
Kur-an'ın ,sünnetin vermediği hükümleri kendimize verir olduk. x hocanın yaptığı gafletengiz hali ,o yaptığı için biz de yapmaya başladık.Oysa bizim ölçütümüz o-bu-şu değil;Kur'an-ı Kerim'in emirleri ve sünnet-i seniyyeler.Hatırlayalım sevgili peygamberimiz bu iki emanete sımsıkı sarılmamızı öğütlememiş miydi..!
Erkeklerin cebinde kızlar, kızların cebinde erkekler kardeşce(!)yaşayıp ömrümüzü çürütür olduk.Bize kim kıydı ,bize ne oldu da bu kadar tarumarlaştık.Hiç mi suçumuz yok bizim. Şuda var biliyorum : ben ve benim gibi düşünenler de oldukça fesadız öyle değil mi..


Sokakta bir hanımı görüp başını çeviren beyler;çarşıda bir beyle konuşmaktan ar eden hanımlar olarak sanal alemde onlarla konuşmaktan,onları takip etmek,arkadaş olmak ve beğeni butonuna basmaktan ar etmiyoruz,oysa her halimizden sorumluyuz.. beğenilerimiz, takiplerimiz,söylediklerimiz,söyleyipte yapmadıklarımız ve niceleri buna dahil.
Sizce de kendimizle,inandıklarımız ve iman ettiklerimizle çelişmiyor muyuz!
Bugün dindar olduğu iddiasında olan,ilahiyatçı olduğunu söyleyen,hocalığını defaaten vurgulayan evli (bekar)kadın ve erkeklerin onlarca,yüzlerce karşı cinsten sanal arkadaşları var.

Ne var yani bunda, bakın yine bir fesadca düşünce değil mi?
İşte...  zulm  ''ne var bunda canım'' diyerek ,tavizlere müsamaha göstererek zulme iştirakimizle  böyle dalga dalga  başladı,büyüdü. ŞİMDİ ise durduramıyoruz zulmleri,dualarımız yetmiyor

Halep' de
Musul'da
Suriye’de 
Mısır’da 
Filistin de,Şam'da ,Çeçenya'da,Irak'da,Türkistan'da,Arakan'da ,Patani'de .....külli mekanda..! hiç bitmeyen bir zulm hüküm sürüyorsa bunda payımız yok mu ne dersiniz..!

Allah hatamızı,günahlarımızı görüp, farkına varıp hakkıyla tevbeyi nasip etsin umumumuza.

Yoksa üstad Sezai Karakoç'un söylediği üzere bu dünya böyle, savaşlarıyla,sancılarıyla sürüp gidecek,mühim olan biz zulmün neresindeyiz,hangi safftayız..!

pinaronalan2@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Pınar önalan | 24 Eylül 2017 02:46

    aslında daha dikkâtli okursanız yüzeysel değil kaynağını anlattığımın farkına varırsınız,güncel zulmü anlamıyorum demedim, bugün yaşanan zulmün azdan başlayarak yavaş yavaş büyüdüğünden bahsettim,damlaya damlaya ölümlere katliamlara ulaşan zulmden...

  • Pınar önalan | 23 Eylül 2017 23:44

    aslında daha dikkâtli okursanız yüzeysel değil kaynağını anlattığımın farkına varırsınız,güncel zulmü anlamıyorum demedim, bugün yaşanan zulmün azdan başlayarak yavaş yavaş büyüdüğünden bahsettim,damlaya damlaya ölümlere katliamlara ulaşan zulmden...

  • erol | 11 Eylül 2017 11:30

    Zulm konusunu çok yüzeysel ele almışsınınz..Güncel zulmün ne olduğunu anlamamanız imkansız.

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Şub

Sevgi üzerine mülahazalar

21Oca

Mana hayatımızın ruhu

21Kas

Kral çıplak

23Tem
01Şub

Ayna ayna...!