Belediye Başkanı Tahsin Babaş'a..!


ŞEHİR EKMEĞİNDE "GLUTENİ" DENETLEYİN VARSA ÇIKARIN DEMEK İSTİYORUM
Kimse kimsenin ne olduğunu bilemez
Yalnız Herşeyi bilen-gören-işiten-duyan Allah-ü Teala'dır.
O nedenle diyorumki;
70 Yıllık yaşamımda orakla, arpa, tırpanla ot, çavdar ve buğday biçtim. 
Hepimiz KÖY ÇOCUĞUYUZ.
At, öküz, hatta camızla düven sürdüm; kara patosa sap attım... 
Yetmedi, buğdayın samandan ayrılmamış hali olan yığınların başında yere atılmış bir kilim üzerine serilmiş yün yatakta yattığım çok oldu. 
Yabayla harman savurmak, yani samanla deneyi ayırmak için rüzgar (yel) essin diye Allah´a çok dua ettiğim günlerde oldu...
Şükürler olsunki köydeki ambar buğday dolu olurdu. 
Bir tarafta yazlık dediğimiz vitamin oranı çok daha yüksek olan kırmızı buğday, diğer yanda ise bildiğimiz sarı buğday... 
Arpa ve çavdar da cabası...
Tarlada ve harmanda hasat mevsimi bittiği zaman kışlık hazırlıkları başlardı. Buğdaylar köyün çeşmesindeki oluklarda yıkanır, sonra evin önündeki uygun bir yerde kuruması için serilirdi. 
Sonra kazanlar kurulur ve tarhana için buğday kaynatılır, bir süre sonra buğdayla yoğurt birleştirilerek kuru tarhana yaş halde sapların üzerine serilecek hale gelirdi.
Kuruyan buğdaydan tarhana yapıldığı gibi komşu köylerimizdeki su değirmeninde bulgur ve un öğütürdük. Köyde elektrikli un öğütme fabrikası olmasına rağmen rahmetli dedem ısrarla babamı ve beni su değirmenine un öğütmeye getirirdi.
Bu hazırlık öncesinde evde mutlaka bir tartışma kopardı. 
Hısım ve Akrabalarımla yani Maile alın terimizle çıkarttığımız ve yıkayıp, kurutup un olmaya hazır hale getirdiğimiz buğdayın içine rahmetli dedem bir miktar çavdar katardı. Oysa komşularımızın tamamen buğdaydan yapılmış ekmekleri yufkaları bembeyaz olurdu ve biz imrenirdik. Buğday yönünden ambarımız zengin olmasına rağmen, dedemin buğdayın içine bir miktar çavdar katmasını çocuk-gençlik yaşımızda “KISNIKLIK” olarak yorumlardık.
Bugün çavdar ekmeği, buğday ekmeğinden hem çok pahalı, hem de daha sağlıklı. Demek ki rahmetli, bunları biliyormuş. Kendisine itiraz ettiğimizde de abime, ablama ve bana sevgi dolu sözlerle ‘Sizin aklınız yetmez oğlum´ türü cümlelerle karşılık verirdi.
Ekmeğin yapılacağı sabahın akşamında anne ve ninelerimiz kalaylı bakır leğenlerle hamuru yoğurur ve sabaha kadarda ekşimesi (kabarması) için dinlenmeye bırakırdı. Şimdi o kabarma, ekşime sürecinde “FERMENTE” diyorlar ve zaman kazanma adına hamurun içine kimyasallar katılarak bu işlem tamamlanıyor.
İşte o hamurlarla ocakta sonbaharda metrelerce yükseklikte kuru yufka yapılır ve bir kış boyu ıslatarak (bu işleme ekmek sulama denir) yenilirdi.
Çocukluk ya, gözümüz hep o somun ekmekteydi. “Şehir Ekmeği” derdik ona... Aslında çok da iyi pişmezdi; içi hep hamur olurdu.
Ben yapmadım ama şehir ekmeği yerken köyden bazılarının yufkanın arasına “ŞEHİR EKMEĞİNİ” sararak yediğini bile söylerler...
Ve dün sabah...
“Şehir Ekmeği´ni “Kent Ekmek” markası ile üreten 
Ekmeğin el değmeden üretiliyor olmasına asla lafım yok. Hamurun ekşimesi ve fırından çıkan ekmeğin dinlenmesi adına her türlü teknolojiyi ihtiva eden modern FIRIN ve Tesislerde.
Bu ekmekte kullanılan unla ilgili de uzun süren tamamen mekanik odaklı bir tahlil süreci yaşanıyor. Steril bir ortamda faaliyet gösteren fırını gezmek için galoş, bone takmak zorunda kalınmaları gözden kaçmıyor ama KAÇI BU İŞİ YAPIYOR bakmak lazım.. 
Bir hususu daha hatırlatıp yazımızı noktalayalım. 
Ekmek gibi sofralarımızın vazgeçilmezi olan bir metaın üretim ve pazarlamasındaki denge gözetilerek Kastamonu kent merkezinde onlarca Ekmek Fabrikası ve Fırını var öyle değilmi…?
Bu memlekette “Kent Ekmek” markasıyla “Şehir Ekmeği” üretilen tüm FIRIN yada Fabrikalarda kullanılan UNLU MAMÜLLERDE başta EKMEK’lerde acaba İNSAN SAĞLIĞI için ZARARLI olan GLUTEN var mı yok mu İŞTE bunun her biri için sürekli Kontrol altında tutulması gerekiyor diyorsam ne buyurulur.
Ve Bunun UMUMİ HIFZISIHHA Kanununa göre BELEDİYE-HALK SAĞLIĞI İŞBİRLİĞİYLE gerçekleşmesi ŞART’tır dersem yalanmı söylemiş oluyorum
Bakın GLUTEN ne imiş İnsan sağlığına ne zararı varmış bunu HERKES OKUSUN diyor Halkımız adına Başkan BABAŞ’ın SAĞ DUYUSUNU bekliyorum
GLUTEN’in Semptomları
Şiddetli gaz, şişkinlik, ishal yada malabsorbsiyondan dolayı kilo kaybı ile doktorlarına başvuran şiddetli vakalara kadar sınıflandırılabilir. 
• Kabızlık ve İshal
• Steatorrhea (yağın dışkıda görülmesi)
• Karın ağrısı
• Aşırı gaz
• Vitaminsizlikten dolayı olabilecek bir komplikasyon
• Demir eksikliği anemisi
• Kronik yorgunluk
• Halsizlik
• Kilo kaybı
• Kemik ağrısı
• Kolay kemik kırıkları
• Deride karıncalanma ve uyuşma hissi
• Yanma
• Kaşınma
• Deride renk değişikliği
• Ödem
• Baş ağrısı
• periferik nöropatiler
Çocuklarda ayrıca şu semptomlar da olabilir;
• Solgunluk
• Anksiyete ve duyarlılık
• Konsantrasyon güçlüğü
• Kaslarda atrofi
• Ağrının ve şişkinliğin eşlik ettiği yada etmediği Pot belly
• Renksiz kötü kokulu hacimli dışkılama
• Sık ve köpüklü ishal
FAZLA YAZMANIN BİR ANLAMI VARMI...?

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Oca

Varsa paran pulun, herkes kulun

02Oca
01Ara
01Kas

Önce geçim sonra seçim!

26Ekm

El atına binen tez iner