Çok azan bir gün olur belasını bulur


MUHALEFET ÜZERİNE
Her şeyin, çoğu karar, azı zarardır. 
Çok söz, çok para, çok mal, çok saltanat vs.vs.vs.
Delide silah, cahilde kalem ne kadar tehlikeli ise, çok olan her şey, akıllılarda bir hazine, ihtirası, düşüncesi, beyni bir karış havada olanlarda insanı divane yapar. 
Çok açılan, daha sonra soğuğu kapacaktır. 
Öte yandan, azın kıymetini bilmeyen, çoğun kıymetini hiç bilmez. 
İŞTE HAYATIMIZ, İŞTE İNSANLAR, İŞTE OLAYLAR. 
Bunların şimdi oturup da hangisini örnek gösterelim….? 
Bilmediğini bilmeyen bir kafanın, yani muhalefetin;
Örneğin; “Siyasette, ticarette, sanayide, ziraatta, eğitimde, öğretimde her günü, her tarafı Caferi altını olsa ne yazar….?
Elin akıllı oğlu, kafesin büyüklüğüne, çokluğuna bakmıyor, içindeki kuşa bakıyor. 
Yine bu elin oğlu, kedinin büyüklüğüne küçüklüğüne, siyahlığına beyazlığına, azlığına çokluğuna bakmıyor, fare tutup tutmamasına bakıyor. 
Önemli olan da bu değil mi…? 
Nitekim, çok azanlar belasını bulurken, çok bağların bahçelerin sahibi kişiler de yine bu nedenle bağını bahçesini batırıyor. 
Ehli dillerde ve gönüllerde bir mesel vardır. 
Kim çok biliyorsa ve kullanmaktan acizse, bir o kadar da yanılıyor demektir. 
Yapmacık olan çok nazdan ve niyazdan, aşık usanırken, vefasız sevdalardan da gönüller bir o kadar bulanmıştır. 
Akılsız tavuklar çok gezerler, çok eşinirler ama ayağından pislikleri de eksik olmaz. 
Bu işler aile hayatımızda da öyledir.. ?
Çok çocuklar anayı şaşkın, babayı düşkün yapmıştır..? 
Çok havlayan sokak köpekleri, kimseyi ısıramazlar. 
Öte yandan, sakin olanlar ve fazla konuşmayanlar, daima hüsnü kabul görmüşlerdir. 
Bir gerçek de şudur ki, çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz. 
Sonuç olarak çok söz bir başka anlamda moloz gibidir. 
Aslında çok söz ancak öz söz, sadece ve sadece Kuran-ı Kerime yakışır. 
Çok yaşayıp sürünmektense, az yaşayıp devran sürmek daha faziletli olur. 
İki günlük seyisliği ile, çok bildiğini zanneden seyis kalkar da, üç günlük at gübresini karıştırırsa, alnına atın çiftesini yer. 
Dolayısıyla kim çok azdıysa, bir gün başını yemiştir. 
Bülbülün tüm cefası da çok öten dilinden belaya girmemişmidir. 
Bunların BENİ, SENİ, ONU OLMAZ aklının çok olduğunu, ancak aklının (A)sını bilmeyen zavallının giydiği, kuşandığı, oturduğu, kalktığı her şey bir ziynet olsa, böyle bir kafada az fakat öz bir beyin olmadığı için, bunların hepsi bir gübreden farksız kalır.
Herşeye maydanoz olmanın bir anlamı yok.
O olmadı İTİRAZ bu olmadı İTİRAZ şu olmadı İTİRAZ yaptığınız GAF VE ÇARK başka ne varkiiiii…? 
Önemli olan aklın azlığı çokluğu değil, düzgün düşünebilmesi durumudur. 
Saatlerimiz altından olabilir. 
Binlerce saat zamanı yanlış gösteriyorsa o saat altındanda olsa ne anlamı varki…?
Kalın sağlıcakla Allahütealaya emanet olun.

inajans

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Asuman şengül | 20 Ekim 2017 21:33

    Harikulade Çok eğitici ve ders niteliğinde Allah ilminizi artırsın.

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Oca

Varsa paran pulun, herkes kulun

02Oca
01Ara
01Kas

Önce geçim sonra seçim!

26Ekm

El atına binen tez iner

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
açılış reklam