Siyaset ve Siyaset Kapısı


Her siyasi partinin hayatı üyeleri ile başlar. 
Aynı zamanda siyasi partilerinde ilkeleri ve görüşleri olur. 
İktidara gelinir, ya da gelinmez, ama ilkeler her zaman savunulur.
Siyasi partilerin üyelerinin farklı beklentileri olabilir, kendi çıkarlarına dair. 
Siyaseti bir rant kapısı olarak görenler çıkabilir. 
Kısa yoldan kaptı-kaçtı anlayışıyla siyasette bulunanlar da olacaktır. 
Şurası bilinmelidir ki; siyaset bir şey kapma aracı değildir, olmamalıdır. 
Beklentileri olan, siyasi parti üyeleri, beklentileri kendi çıkarları oldukları için güçlü partilere (iktidara) yakın olmak isterler. 
Kimi zamanda iktidar partisinin tarafında olmak işlerine gelir. 
Hatta mevcut partilerinden istifa ederek, güçlü olan(iktidar) partisine geçme hesapları yaparlar. 
Ben buna şunu söylemek zorundayım;”Güçlü’den yana olan kişi, dönek ve kaypak olur. Güçlüden yana olan kişi, güç merkezi değiştikçe fırıldak gibi döner.”
Siyaset tavır ve ilke işidir. 
İlkesiz siyasetçiyi bakın benim tarifimde nasılmış:
Bu yazıyı yazarken hiç kimseyi yermek veya övmek aklımın ucundan geçmedi. 
Herkes savundukları fikirlerin iktidarda olmasını ister. 
Üyesi oldukları partilerinin de … 
Hiçbir siyasi parti iktidar olmamak için kurulmaz.
Her bir siyasi parti üyesi de partisinin iktidar gelmesini ister ve oy verir. İlkelerini ve inandıklarını kendini halka farklı propagandalarla daha iyi ifade edenler kazanır ve iktidar olur. 
İşte Demokrasi böyle bir şey.
Bir anda bir dilekçe ile istifa edilebilir. 
Bana göre istifa, ancak görüş ayrılığından olabilir. 
Kişileri hedef alarak istifa edilmez. 
Çünkü siyasiler ilkelerini birileri istedi diye savunmazlar. 
İnandıkları için savunurlar. 
Ya da üyesi olunan parti “İKTİDARA GELEMİYOR”diye de istifa edilmez.
Kendi partilerinden görüş ayrılığı belirtmeksizin istifa edenlere her daim kuşku ile bakılır. 
Acaba kendisi için hangi menfaat kapısı kapanmıştır.
Onca yıldır savundukları ilkelerine ihanet mi ediyorlar…?
Her parti üyesi kendisini partisi için bulunmaz bir eleman olarak da görebilir. 
Ama şöyle bir bakması gerekmez mi….?:
“Bu güne kadar ben partim için, ilkelerim için ne yaptım” diye düşünmez mi…?
Kendisinden başkasını düşünmeyen, topluma vereceklerini değil, kendi alacaklarını düşünen hiçbir üyenin siyaset denen ahlak okulunda işi olamaz.
Tüm yurttaşların(farklı siyasi düşünce ve görüşte olsalar da) her zaman GÜÇLÜ SİYASET ve GÜÇLÜ İKTİDARLARA ihtiyacı vardır. 
Yani“BEN SİYASETTEN NASIL KARLI ÇIKARIM” anlayışında olan hiç kimseye ihtiyacı olmaz.
O nedenle artık şimdi AYIKLAMA ZAMANI diyorsam acaba haksızmıyım...?
İşte SİYASET ve SİYASET KAPISI böyle bir şey VESSELAM

inajans

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Oca

Varsa paran pulun, herkes kulun

02Oca
01Ara
01Kas

Önce geçim sonra seçim!

26Ekm

El atına binen tez iner