RANOLD DWORKİN'İN HUKUK FELSEFESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELERİ


Ranold Dworkin  1931-2013 yıllarında yaşamış Amerikalı filozoftur. Dworkin doğal hukuk ile pozitif hukuku bağdaştırmaya çalışan, Avrupa ülkelerinin de uygulamaya çalıştığı yeni bir görüş ortaya koymaya çalışmıştır. Ona göre kanunların(pozitif hukukun) yetersiz kaldığı noktada, o boşluklar ilkeler(doğal hukuk) ile doldurulmalıdır. Kurallar yetkili makamlarca yapılırken, ilkeler toplumsal süreç esnasında ortaya çıkar. İlkeler insan onurunu, özgürlüğünü ve eşitliğini korur, kısacası mahkemeler güçlü olanın değil de toplumun ahlak ve etik anlayışına göre karar alır. Hakimler önüne gelen uyuşmazlıklarda kanunların yetersiz kaldığı noktada hakimin takdir yetkisi ilkeler ile sınırlanacağı için amca-dayı ilişkisi ortadan kalkacağı gibi toplumun da güvenliğini sağlar. Bu görüşün uygulandığı sisteme örnek verecek olursak; Kanunlar kişilerin cinsel hayatını düzenlemez ancak bir kişiye eşini aldattığı için boşanma davası açılmışsa hakim boşanmalarına karar verebilir. Bu durum  toplumda oluşan ahlak anlayışının mahkeme kararlarına yansıdığını gösterir ve Ranold Dworkin´in de savunduğu sistem de budur. Bu tür boşlukları dolduracak ilkeler bir hukuk sistemi ve kültürü içerisinde daima mevcuttur ve hakimler bu ilkelerle bağlı kalmalıdır. Ona göre ilkelerin uygulanmadığı bir sistemin hukuk devletiyle alakası olamaz çünkü bu tür sistemler kuralların içeriğiyle ilgilenmez, sadece uygulanması gerektiğini savunur. Ama ilkelerin uygulandığı bir hukuk sistemi kanunları uyguladığı gibi bireysel haklara da saygılıdır. Yazının başında da söylediğim gibi Batı ülkeleri bu ilkeleri pozitif hukuk normu haline getirmeye çalışıyorlar. Böylece hukuk ile etik değerler bağdaşır ve verilen kararlarda toplumlarda oluşan değer yargıları da etkili olur.

ahmet_soyler@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
açılış reklam