Aşk Yazarı Mustafa ÇİFCİ

İYİ YA DA KÖTÜ

Aşk Yazarı Mustafa ÇİFCİ

  • 783


İYİ YA DA KÖTÜ

İster inanın ister inanmayın ama her güzelliğin bir gün hediye olarak geriye dönüp insanı mutlu edeceğine inanan birisiyim ben. Haksız elde edilen herbir değerinde birgün biteceğine, yaşanılan anda kısa bir süre insanı yüceltmiş olsada bir gün biteceği bilinen bir gerçektir. Kısa bir sürede zengin olupda  bir zaman sonra tüm servetini kaybeden insanları, zamansız dalından kopup  rüzgara tutulan ve bir süre havalarda uçup sonra yerlere düşen yapraklara benzetiyorum. Öyle zengin insanlar tanıyorum ki mutlu değiller. İstediklerini alıp yiyebilselerde, dilediklerince giyinebilselerde, ne kadar çok para kazanıp harcayabilselerde hayatın o sımsıcak büyüsü olan, o tatlı bir heyecan olan ve bir bakışla insanın içini sımsıcak eden gülümseyişten çok uzaklar. Kimbilir belki de bunların en başında haksız kazanç sağlayanlar, bulundukları mevkiilere kolay gelenler, değil mi? Tıpkı, “Yüksek tepelerde hem kuşlara, hemde sürüngenlere rastlayabilirsiniz. Kuşlar uçarak, sürüngenler sürünerek çıkmışlardır” sözünü söyleyen bilgin insanın dediği gibi. Hızlı çıkışların hızlı düşüşleri gibi.

İyi ya da kötü.

İşte her şey bunların içinde gizli.

İyi olursan gönlün huzurlu, vicdanın rahat mutlu olursun.

Kötüysen mutsuz..

Bu öykü sanki yaşamı özetliyor gibiy, paylaşmak istiyorum.

“(*1) Leonardo da Vinci 'Son Akşam Yemeği' isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı. İyi'yi İsa'nın bedeninde, Kötü'yü de İsa'nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda'nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı. Resmi yarım bırakarak bu  iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi. Aradan 3 yıl geçti. 'Son Akşam Yemeği'neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı. Leonardo'nun  çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı. Günlerce aradıktan sonra Leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir  durumda kaldırım kenarına yığılmıştı. Leonardo yardımcılarına adamı güçlükle  de olsa kiliseye taşımalarını söyledi çünkü artık taslak çizecek zamanı  kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu.. Leonardo işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini  gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi: 'Ben bu resmi daha once gördüm.' 'Ne zaman diye sordu' Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı. 'Üç yıl önce adam, dedi. “Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce. O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa'nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti'.. İyi ve Kötü'nün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.”

Yeni tanıdığımız insanlardan çok şey öğreniriz.

Kimilerini ilk görüşte sever, dost olur, uzun yıllar arkadaş kalabilir, sevgimiz azalmadan devam eder. Birçok şeyimizi paylaşır, kimi zor anlarımızda yanımızda olduğu için, “iyi ki seni tanımışım” deriz. Yürek sesimiz onun duygularını hisseder sevdiğimiz insanı manevi olarak hep yanımızda hissederiz.

İnsanları sevebilmek, onları oldukları gibi kabul edebilmek, hoş davranışlarıyla sevinirken, hatalarında acaba ne der, kızar mı, diye endişe etmeden anlayışla eleştirebilmek ve eleştirileri kabul edebilmek ne kadar güzel ve anlamlı değil mi?

[(*1) Önemli not: Bu bölüm bana internet aracılığıyla ulaştı. Yazarının ve çevirinin kime ait olduğunu bilmediğim için özür dileyerek yazamıyorum.]

Aşk Yazarı/ Mustafa Çifci- www.mustafacifci.com

Yazarın Diğer Yazıları