GURBETTEKİ KASTAMONULULAR


Kimimiz taşı toprağı altındır diyerek düştük İstanbul’un yollarına.

Kimimiz de döneriz elbet bir gün diye düştük Anadolu’nun başka diyarlarına…

Elimizde bavulumuz yüreğimizde umudumuzla...

Ha bugün ha yarın derken kimisi ömrünü tamamladı, kimisi de ömrünü yarıladı sılada.

Dönen mi? olmuştur elbet, ancak iki elde, en fazla kaç parmak olabilir ki…

Gurbette güçlü olursak, memleketimiz daha güçlü daha itibarlı olur dedik. Sonra bir araya gelmeden olmaz dedik. “Bir elin nesi iki elin sesi var” dedik.

Bulunduğumuz yerlerde, biz de varız dedik. Kendimizi, kültürümüzü tanıttık. Etkinlikler düzenledik, organizasyonlar yaptık.

Birleştik, paylaştık. İyi günde de kötü günde de yalnız kalmamayı öğrendik.

Acılar çektik, hasret çektik. Mutlu olduk, kimimiz parayı, kimimiz rahatı gördük.

Ancak neyi aradık neyi bulduksa da memleketimizi asla unutamadık. Unutmakta istemedik aslında.

Çok şey öğrendik tabii de, en önemlisi sanırım kendimizi eleştirmeyi öğrendik.

Bizler Kastamonulu olarak göçtüğümüz yerlerde iyiyi, güzeli, konforlu yaşamı gördükçe ata topraklarıyla mukayese ettik.

Doğduğumuz büyüdüğümüz o cennet köşelerinde bundan niye yok, neden böyle yapılmıyor dedik. Önce idarecileri suçladık, sonra tembelliğimizi sorguladık.

Sonra biz bahane mi arıyoruz yoksa gerekçe mi diye sorduk. Gerekçeleri sıralamaya başladık. Sorunları bulalım ki, çözebilelim dedik. Tabi bayağı yılı da devirmiştik…

Neden eğitimin, kültürün, sanayinin, turizmin gerisinde kaldık diye düşündük. Hala daha düşünüyoruz. Bir kısmını çözdük. Bir kısmına da hala çözüm arıyoruz.

Bizler düşündükçe üretmeye başladık.

Artık gurbetteki Kastamonulular, memleketlerine daha yakın. Çünkü önemli bir iletişim ve etkileşim yolunu buldu.

Evet, basın yayın faaliyetleri, bilişim teknolojileri, kültürel etkinlikler köprü vazifesi görüyor. Öne çıkmış, başarılı olmuş ya da ötelenmiş hemşehrilerimizi bizlere tanıtıyor, fikirlerini ve önerilerini yaymalarına imkan sağlıyor.

Festival, panel, geziler gibi kurulan diğer köprülerle bir çağın sonunu yaşıyoruz ve inşallah yeni bir çağında eşiğindeyiz.

Ünlü romancı Marcel Proust’un şu sözünü önemsiyorum; “Keşif için yapılacak yolculuk, yeni topraklar aramakla değil, yeni gözlerle bakmakla gerçekleşir.”

Sanırım bizler bunu başarma yolunda ilerliyoruz.

Ayhan ÇİFTÇİ

ayhanciftci_37@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • veysel | 16 Mart 2016 09:12

    ayhan kardeşimin kastamonu için tüm yazıları bir ders niteliğindedir.kastamonu tarihi ve kültürel değerleri konusunda idda ediyorum en bilgili kastamonuludur... bu sebeple kastamonuya katkısı büyüktür...eline sağlık

  • yasar | 15 Mart 2016 14:34

    Gerçekten duygulanmamak elde değil, tesekkurler hislerimize tercüman olmussunuz.

  • ahmet | 15 Mart 2016 14:26

    Ayhan hocam sizi burda görmek ne büyük mutluluk, kaleminize sağlık, mezunu olduğunuz Abdurrahmanpaşa lisesi ile ilgili ve kastamonu ile ilgili araştırma yazılarınızı bekliyoruz. Tekrar saygılar

YAZARIN SON 5 YAZISI