Kastamonu’nun Türkleşmesi ve Beylikler Dönemi


Anadolu’nun iç kesimlerinde olduğu gibi Kastamonu ve çevresinde de 1071 sonrası Selçuklu ve Türk boyları zaman zaman etkin olmuşlardır.
Özellikle Danişmentlilerin rolü büyüktür.
1084’te Sinop’u ele geçiren Karateğin’in, ilk kez bu yüzyıl Bizans kaynaklarında adı geçen Kastamonu’yu aldığı bilinmektedir.

Yine Danişmendlilerden Emir Gazi, Selçuklu Hükümdarı 1. Kılıçarslan’ın 1107 yılındaki ölümünden sonra, Kastamonu’nun içerisinde olan geniş bir bölgeyi ele geçirmiştir.
Bölge Bizans-Danişmend-Selçuklular arasında zaman zaman el değiştirerek 1143 yılında gelmiştir.
Bu tarihte Melik Mehmed’in ölümünün ardından Selçuklu sultanı Mesud bölgeye kısa süre hâkim olmuştur, ardından yine Bizans’ın etki alanına girmiştir.
Latinlerin 1204’te İstanbul’u işgalinin ardından, Bizanslı Komnenos ailesinden Aleksios 1. Ve kardeşi David’in Paflagonya’yı bir süre yönettikleri bilinmektedir.
 
ÇOBANOĞULLARI BEYLİĞİ
13. yüzyılın başından itibaren bölgede, Yazıcızade Ali Selçuknamesi’nde Kayı soyundan geldikleri belirtilen Çoban ailesinin egemenliği başlamıştır. (Mehmet Behçet, Kastamonu Asar-ı Kadimesi)
Selçuklu sultanları bölgenin fethinde gösterdikleri başarıya ödül olarak, Çoban ailesine Kastamonu ve yöresini ikta olarak vermişlerdir. (Yaşar Yücel, Anadolu Beylikleri hakkında araştırmalar-1)
Bu aileden gelenlerin ilki, Beylerbeyi unvanıyla anılan ve İbni Bibi kayıtlarında ilk defa 1211-2 yılında Kastamonu Beyi olarak görülen “Emir Hüsamettin Çoban Bey”dir.
Onun ardından beyliği oğlu Alp Yürek almıştır. Döneminde İlhanlılara tabiiyet başlamıştır.
İbni Bibi, bu dönemde Kastamonu Beyinin İlhanlılar nezdinde itibarı olduğunu belirtir.
Alp Yürek’in ardından oğlu Muzaffereddin Yavlak Arslan, muhtemelen 1280’lerde beyliğin başına geçmiştir. (Y. Yücel)
Muzafereddin Yavlak Arslan, Rükneddin Kılıç Arslan ile ittifak kurarak İlhanlılara ve onları destekleyen 2. Mesud birliklerine karşı savaşmıştır.
Bu mücadelede 1291-2 İlhanlı Hanı askerlerince öldürülmüştür.
Bunun üzerine beyliğin başına Bizans kaynağı Pachymeres’de adı geçen Nasreddin olarak geçen, hanedanın son beyi Mahmud Bey geçmiştir. Hükümranlığı kısa sürmüştür.
Yazıcızade’ye göre Eflugan tarafının tımarını elinde bulunduran Candaroğulları’nın bir gece Kastamonu’yu basmaları üzerine öldürülmüş ve kent bu beyliğin merkezi olmuştur.(Y.Yücel)
Böylece Kastamonu’da Çobanoğulları dönemi sona ermiş ve Candaroğulları dönemi başlamıştır.
Çobanoğulları Dönemi’nde, Hüsamettin Çoban Bey, Alp Yürek, Muzaffereddin Yavlak Arslan ve Mahmut Bey hüküm sürmüştür.
Son hanedan Mahmut Bey, Bizans Kaynaklarında Nasreddin diye geçer, muhtemel ki unvanıdır.
 
CANDAROĞULLARI BEYLİĞİ
Beyliğin kurucusu Şemseddin Yaman Candar Bey’dir.
Bu alanda uzman olan Yaşar Yücel’in araştırmalarına göre, 2. Mesut’un İlhanlılarla birlikte kardeşine karşı mücadelesinde onların yanında yer almıştır.
Kendisine Moğollar tarafından Eflani verilmiştir.
Oğlunun 1328-9 tarihli medrese kitabesine göre bu tarihten önce ölmüştür.
Ardından tahta geçen oğlu, 1. Süleyman Paşa, babası gibi Eflani’yle yetinmedi.
 
Gece baskınıyla Çobanoğlu Mahmut Bey’i yenip Kastamonu’yu merkez yaptı.
Ardından Sinop ve Safranbolu’yu aldı. Sinop’u oğlu İbrahim’e, Safranbolu’yu oğlu Ali’ye yönettiriyordu.
1. İbrahim Bey, Adil Bey, Kötürüm Beyazıd, 2. Süleyman Paşa, İsfendiyar Bey, 2. İbrahim Bey, İsmail Bey ve sonrasında taht mücadelesine giren, bey olarak kayıt edilebilmesi tartışılabilecek, hakkında ayrı bir yazı yazılması gereken Cemaleddin Kızıl Ahmed ile beylik son buluyor.
Denilebilir ki Candaroğulları Beyliği İsmail Bey’in iktidardan uzaklaştırılması ile son bulmuş, hakimiyet alanı Osmanlı Devleti sınırlarına dahil olmuştur.
 
 
 

ayhanciftci_37@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • mine alibekiroğlu | 22 Eylül 2016 14:23

    tarihi hatırlattığı için etkilendim

  • mehmet | 01 Nisan 2016 12:31

    Teşekkür ederim, yavlak arslan iyiymiş, her birinin dönemlerini de anlatabilir misin, böyle kaynak oluyor bize.

YAZARIN SON 5 YAZISI