Kedi psikolojisi-2


Geçen haftaki yazımda genel olarak kedilerin davranış bozuklukları ve istenmeyen davranışlarından bahsetmiştim. Aslında kedi dostlarımızla bizim aramızda oldukça fazla ortak noktalar bulunmaktadır. Kedilerdeki davranış bozukluklarının çoğunun aslında insanlarda da görülebileceğini fark etmişsinizdir. Hatta çok benzer bir savunma mekanizmamız bile var yön değiştirme. Tabi ki anatomimiz, fizyolojimiz farklı ama birçok noktada birbirimize yakınız. Benim aslında şu an da anlatmaya çalıştığım nokta, kedilerin oynama içgüdüsü, merak duygusu, elinde ne olursa olsun o hareket eden şeylere dikkatlerini bir anda çevirmeleri. Bu soruyu stajımı yaparken Uzm. Dr. Tolgahan Tuncal hocam sormuştu. Hiç kedileri merak edip gözlemledin mi diye? Onların o meraklarını, meraklı hallerini gözlemle, ellerinde ne olursa olsun her şeyi bırakıp dikkatlerini çevirip o nesneyi merak ediyorlar demişti. Tam da düşünmek öğrenmekten bahsediyorduk o sırada. Peki siz neden bu yazıyı merak ettiniz? Ne ilgilinizi çekti?

Merak etimolojik köken olarak, Arapça kökenli bir kelimedir. Kesin olmamakla birlikte, karnın veya kulağın en nazik ve duyarlı kısmından alıntı olabileceği düşünülüyor. Arapça rakka fiilinin mastarıdır. Rakka ise inceldi, incelik ve duyarlılık gösterdi anlamına gelmektedir.

Merak duygusu, insanın özünde var olan “güçlü duygusal enerjilerden” biridir. İnsanı harekete geçirir. Dinamik kılar. Canlı ve heyecanlı bir ruh hali içinde insanın hayattan istediği başarılı sonuçlar almasına yardımcı olur.

Merak, bizi yeni şeyler öğrenmeye yönlendiren bir histir. Merak doğuştan gelmektedir. Ancak her insanda dozu ve gücü aynı değildir. Kimi insanda az, kimi insanda da çoktur. Neden meraklıyız peki? Bu bizim ne işimize yarıyor? İleri sürülen bir görüşe göre, yeni ve karmaşık şeyler beyinde belirsizlik hissine neden oluyor. Merak ise canlıların kendilerini hoşnutsuz hissetmesine neden olan bu histen kurtulmayı sağlıyor. Yeni ve karmaşık şeyler hakkında daha fazla bilgi edinmek, düşünmek, öğrenmek, bunların sebep olduğu hoşnutsuzluğu azaltıyor. Merak duyusunun nedenini açıklamak için öne sürülen başka bir kuram “en uygun uyarılma” modeli olarak adlandırılıyor. Bu kurama göre beyin her zaman en uygun uyarılma düzeyinde olmaya çalışır. Yeteri kadar uyarılma olmadığı durumlarda ise yeni şeyler öğrenerek uyarılma düzeyini artırır. Merak ile ilgili öne sürülen üçüncü kuram ise meraklı olmanın nedeninin, merak sonucu yapılan hareketlerin beyin tarafından ödül olarak algılanması olduğunu söylüyor. Bu düşünceye göre yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak dopamin salgılanmasına neden oluyor. Beyin tarafından ödül olarak algılanan bu madde insanların kendilerini daha iyi hissetmesine neden oluyor.

Merak ve öğrenme arasında güçlü bir ilişki vardır. Merak duygusu zihinde kısa süreli ya da uzun süreli ezber bozarak “acaba?” sorusunu üretir. “Acaba?” sorusu neden önemlidir peki. Neredeyse öğrendiğimiz her şey, çoğu şey acaba sorusuyla başlamaktadır. Öğrenmek için Acaba diyoruz çoğu zaman. İşte zihnimizde ki bu acabanın temelinde merak yatmaktadır. Bir şeyleri keşfetmek, öğrenmek ve bence en önemlisi düşünmek. Düşündüğünü hissetmek, düşündüğünün farkında olmak ve hatta bir adım ötesi düşündüğünü düşünmek. Metabiliş/Üstbiliş öyle değil mi? Artık biz homo sapiens, daha çok homo sapiens sapiens olmaya başladık. Düşündüğümüzü de düşünebiliyoruz, gözlüyoruz, izliyoruz. Örneğin öğrendiğimiz bir bilgiyi öğrenip öğrenmediğimiz bilmek, kendimizi denetlemek diyebiliriz buna. İşte bu süreçlerin hepsi düşünmekten, merak etmekten geçmektedir. O ufacık bir acaba sorusu, zihnimizde giderek büyüyen bir merağa, öğrenme isteğine dönüşür. Yıllar içerisinde bir sürü bilim insanının tekrar tekrar aynı şeyle uğraşmalarını sağlayan şey meraktı. Ama bence yine en temelde yatan şey insan olmanın temelinde yatan şey “düşünmektir”. Düşündüğünüzün farkında olun, izleyin, gözlemleyin. Bazı zamanlar hayata karşı bu merakımız azalabiliyor. İşte tam o zamanlar kedileri gözlemleyin. Çünkü onlardaki o merak duygusu, hissi hiç bitmiyor. İçgüdüsel olarak ellerinde ne olursa olsun merak ettikleri şeyle ilgileniyorlar. Düşünün, sorgulayın, bildiğiniz her şeyi sorgulayın. En iyi bildiğiniz şeyden başlayın önce. Bu hayatta yaptığınız en iyi şeyi sorgulayıp, düşünerek başlayın. En iyi yaptığınız şeyi merak edin. Evet bence bu yazının son cümleleri bunlar olabilir. En iyi yaptığınız şeyi merak edin. Birde kedileri her zaman gözlemleyin.

Klinik Psikolog Cahahmet BOZ

psikolog.canahmet@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Erdal | 14 Mayıs 2021 02:35

    Kedi psikolojisi beklerken....Merak olgusunun açıklamasına dönüşmüş bir yazı....Kedi psikolojisi 2 başlığı çok alakasız olmuş.....belki ''Kedi psikolojisi 3'' başlığıyla yeni bir makale yazar ve gerçekten kedilerden bahsedersiniz...

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Haz

Huni ve psikolojik hastalıklar

09Haz
31May

Davranışsal bağımlılıklar

19May

Seme gibi olmak

12May

Kedi psikolojisi-2