İnsan hissedebilmeli - Ebubekir AKTAŞ

İnsan hissedebilmeli


Her insan dünyaya gelişiyle yaşam süresince birilerini tanımak zorundadır. Dünyaya gelişimiz daha önce hiç görmediğimiz bir dünyayı tanımamıza en büyük örnektir. Dünyaya gelişimiz ile gidişimiz arasında görüşüp tanıştığımız sayısızca insan vardır. Dünyaya gelmeden daha bir gün öncesine kadar dünyayı kim tanırdı? Ya da dünya bizi bir gün öncesine kadar tanır mıydı? Bir insanın dünyaya geleceğini en yakınlarımız bilirdi ama bizi görmedikleri için tanıyamazlardı. Peki yakınlarımız varlığımızı hissedebilir miydi? Kısacası bir babanın yüz tane yeni doğan bebek arasından kendi evladını tanıması çok zordur. Ama yüz bebeğin içerisinde kendi evladının varlığını hissetmesi çok kolaydır.

Her geçen gün hayatımızdan giden günlerimiz gün geçtikçe bizi birilerine birilerini de bize tanıttı. Anne-babamızı tanıdık başta. Onların her halini zihnimize not ettik. Öyle bir boş not defterimiz vardı ki zihnimizde dolduramadık, çocukluğumuz boyunca eksiksiz kaydettik. Daha sonra akrabalarımızı ve muhatap olduğumuz insanları tanıdık. Yaşımız ilerledikçe tanışmaya da devam ediyorduk. Daha düne kadar kim tanırdı bizi derken tanıştığımız insanların sayısı günden güne arttı. Ergenlik, gençlik dönemi derken tanıştıklarımız çokça arttı dimi? Şimdi binlerce belki milyonca insan seni tanıyor dimi? Sen de milyonca insanı tanıyorsun kesinlikle.

Peki… Tanıştığımız her insan bize dünyada kolaylık sağlayarak yaşamımızı kolaylaştırdığını söylememiz mümkün mü? Ya da sen tanıştığın ne kadar insanın yaşamını kolaylaştırırsın hiç düşündün mü? İnsan insana yük olmamalı. İnsan insanın yükünü paylaşmalı. Sadece tanışıp kalırsan, tanıyorum dediğin her insanı tanımamış olursun. İnsan tanıştığı insanı hissedebilmeli! Tanışmak her şeyin başlangıcıdır bu alemde. Belki yıllar öncesinde tanıştığını iddia eden lakin birbirini tanımakla alakası olmayan çok insan var şu alemde… Sizi tanıyan kim midir? Gerçekten zor bir anınızda sizin o halinizi hissedip hâl hatır soran, sizi rahatlatan ve yaşadığınız sıkıntıya değinmeden gönlünüzü ferahlatan kişi sizin gerçek anlamda tanıştığınız kişidir.

Unutmayalım ki bir gün tüm tanıştıklarımızı geride bırakacağımız bir dünyada yaşıyoruz. Doğduğumuz gün tanıştığımız dünya ve dünyalıklar bizi ilk unutacaklar arasındadır. Yaşam boyunca tanıştığımız her bir insan ve eşya ardımızda kaldı. Yalnız hissettiklerimiz hariç. İnsan gerçek manasıyla yaşamında işlediği filleri hissedebilir. Samimiyet ile tanıştığımız birisinin yokluğunu hiç hissetmeyiz. Bazı eşyamız ile tanışırız onu kullanmaya dahi çekiniriz yerine göre çünkü aramızda muhabbet vardır. Hissettiğimiz hiçbir şey boşa değildir bu dünyada.

Kalpten kalbe giden yollar vardır; görünmez, bilinmez, söylenmez.

Hissedilir ve sadece hisle gidilir…

ebubekirraktas@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1

  • Murat | 09 Aralık 2021 16:59

    Üstadın yazıları yaşam ile ölüm arasında bir yol gibi. Kaleminize sağlık. Hep yazılarını bekleyeceğiz.

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Oca

Kervanın neresindeyiz

28Ara

Anlamlı insan olabilmek

16Ara

Gecenin karanlığındaki aydınlık

09Ara

İnsan hissedebilmeli

01Ara

Göremediğini aramak