Emin EĞRİ

Siyasette nezaket bitmiş!

Emin EĞRİ

  • 539

Yaşımızın el vermesi nedeniyle aşağı yukarı 50 yıldan beri ülkenin siyasi atmosferini biliriz.

Bazen duyduk, bazen yaşadık, bazen de şahit olmuşuzdur iyi veya kötü olaylara! Tabi ki siyasi anlamdan bahsediyorum.

Siyaseti 'memlekete hizmet' diye yapanları takdir ederim. Başarılı olurlar veya olamazlar. Kendilerini ve partilerini ifade edebildikleri oranda oy alırlar kazanırlar, alamazlar kazanamazlar.

Kazananında, kaybedeninde siyasi hayatı bir şekilde devam eder. Etmesi de doğaldır.

Demokrasilerde kazanamayan muhalefet olduğu için iktidarın eksiklerini, yapması gerekenleri, yanlışları vatandaşa açıklayarak görevini yapar. Yönetenlerde isterse bundan nasibini alır, isterse dikkate almaz. Bizde ise son dönemin kesin kararı 'Muhalefet ne derse reddedilir!'

Ne yazık ki; her geçen gün siyasetin dili, üslubu çok değişti.

Değişti diyorum, insani ilişkiler de dip yapmış halde. Meşru zeminde siyaset yapıp, arkadaşlık, dostluk, insani ve sosyal ilişkiler devam etmesi gerekirken, maalesef herkes yay gibi gerilmiş, kendileri haricini adeta yok saymaktadır. Bu durum gerçekten vatandaşları çok üzmektedir. Çünkü yansıması vatandaşlara sirayet etmektedir. Geçim derdine düşmüş vatandaş, üretimde kan ağlayan çiftçi, iş arayıp bulamayan işsizler velhasıl toplumun ezici çoğunluğu mutsuz iken, daha da karamsarlık iklimi oluşmaktadır.

Ülke ekonomisinin çok kötü yönetilmesi nedeniyle çalışanlar birkaç misli enflasyona maruz kalmışken, yönetenlerin lütfettiği %30 iyileştirme daha ele geçmeden toplumun gerilimini daha da yükseltecektir. Resmi rakamlar %65 fakirleştin derken, bunun yarısı kadar zam vermenin ekonomik izahını anlamak mümkün değil. Yani; siz yoksulluğa lâyıksınız deniliyor!

İşin acı tarafı, verilen zam yetmiyor diye haklı isyan edenler varken, çalışana maaş veren işveren de 'ödeyemiyorum' diye feryat etmektedir. Haklıdır. Ekonomi kuralları gereği yürütülmediğinden çok yerden patlak vermektedir.

Bir yerde asgari ücret yetersiz deniliyorken, diğer tarafta da birkaç maaş alan 'güzide' kişilerin varlığı vicdanları yaralamaktadır.

Başta söylediğim 'NEZAKET' konusunu göremeyişimiz üzüntümüzü daha da artırmaktadır. Örneğin 30 Aralık’ta eski Ülkü Ocakları Başkanına yapılan suikast kimileri tarafından 'Başsağlığı' dilemek nezaketini bile yok etmiştir.

En son İYİ Parti Genel Başkanı rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmış, kimileri yine 'Geçmiş olsun' mesajı bilerek yayınlamamıştır. Şahsen olabilir derler ama ülkemizin siyasetindeki güzellik oluşması için NEZAKETEN, illa da herkes özel durumlarda görevini yapmalıdır. Bunun vatandaş arasında birliğe, bütünlüğe, gerilimin azalmasına katkısı olacağı gerçeğini unutmamalıyız.

Özetle, siyaset olsun ama nezaketi eksik olmasın. Hepimiz birbirimize muhtacız.

Aydınlık ve yüzümüzün güldüğü günlerin yakın olmasını dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları