KASTAMONU’NUN ELİNDE NE VAR?


Başlık fazla bir çağrışım yaptırmamış olabilir size. Kastamonu’nun elinde ne var? Gelişen, büyüyen bir Türkiye modelinde Kastamonu’nun yeri ne? Turizm açısından büyük bir ivme yakalayan Yeni Türkiye’de Kastamonu hangi konumda?

Ülkemize yurtdışından gelen turistlerin geldikleri turizm alanlarına göz attığımızda 5 başlık altında toplayabiliyoruz: Deniz turizmi, kayak turizmi, dini turizm, doğa turizmi ve tarihi-kültürel turizm. Ülkemizde birçok il bu turizm dallarından muhakkak bir veya iki tanesini bünyesinde barındırıyor.

Peki bu bağlamda Kastamonu’yu düşünürsek…

Diyelim ki Karadeniz’in en uzun sahil şeridi olan Cide. Diyelim ki Ilgaz Dağı Milli Parkı Kayak Tesisleri. Diyelim ki Hz.Pir Şeyh Şaban-ı Veli, Kays’ul Hemedani El Asgari(Sahabe) Hazretleri. Diyelim ki Valla Kanyonu, Araç Fındıklı İhsangazi Sepetçioğlu Azdavay Suğla Yaylaları, Ilıca Şelalesi. Diyelim ki Şeyhoğlu Konağı,Nasrullah Külliyesi.

Bu örneklere sırasıyla baktığımızda Kastamonu’nun çok büyük bir turizm yatağı olduğu gözler önüne seriliyor. Örnekleri devam ettirmek istesem,hiçbir araştırma yapmadan, yüzlerce daha ekleyebilirim. Amacım sadece hangi turizme yatkın olduğumuzu anlatmak. Demiştim ya birçok ilimizde, bahsedilen turizm turizm sektörlerinden bir veya iki tanesi ile karşılaşabiliyoruz. Fakat Kastamonu farklı. Doğasından tarihine, denizinden kayak turizmine kadar, dini turizm de dahil inanılmaz bir turizm yatağı halinde. Diğer illerle kıyaslandığında resmen bir “DEV” olarak niteleyebiliriz. Ne yazık ki uyuyan bir dev, uyanmayı bekleyen hatta bazen uyanan ama bazılarının “BİRAZ DAHA UYU” tavsiyesiyle(!) tekrar uykuya dalan bir “DEV”. Bu devran böyle döndü şimdiye kadar maalesef. Söylediğimiz şey hep aynı oldu: “Sokaklar çamur olmasın, trafik çilesi bitsin, zırt pırt suyu kesmesinler. Bize bu kadar hizmet yeter. ”Hep “BİZ” dedik.Hiçbir zaman “Bizden Sonrakiler”i düşünmedik, ekmeğini yediğimiz memlekette bizden sonra da birileri ekmek yiyebilsin, hatta daha çok kişi ekmek yiyebilsin demedik. İşte burada kaybettik.

Bence artık uyanma vakti geldi ve bazı kıpırdanmalar da başladı aslında. Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ın turizme verdiği önem şehirde bir hareketlilik yarattı, bunu yoldan geçen kime sorarsak soralım kabul edecektir. Ama halen düşük vitesteyiz. Eğer bu yola baş koyduysak, Kastamonu’yu “Bacasız Sanayi” ile buluşturacaksak daha hızlı davranmalıyız. Bu işe inanan bürokrat ve siyasetçilerimiz el birliğiyle bu konuya odaklanmalılar. Mazallah birisi gelir de “BİRAZ DAHA UYU” derse uykunun zararlarını öğrenmiş olalım, uyumuyorken memleketin kazandığı güzellikleri gözlerimizle görelim, senelerdir uyuduğumuz için pişman olalım, en önemlisi de artık UYUMAYALIM.

Kastamonu’ya hizmet için görevde olan bürokratlar ve siyasetçiler, kazanabileceğimiz yatırımlar, mevcut potansiyel gibi faktörlerin tamamı göz önünde bulundurularak bir hedef koymalı kendine Kastamonu.
Ülkemizin koyduğu 2023,2053 ve 2071 hedefleri gibi bir hedefi olmalı turizmde. Bana kalırsa bu kadar geç kalınmışlık bizim için fazla. Hemen çalışmalar hızlandırılmalı ve denmeli ki: “2023 yılında Kastamonu’ya toplamda 1 milyon turist gelecek, hem de konaklamalı. Sindire sindire gezecek Kastamonu’yu.” Bu hedeflenmeli.İnanın zor değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Kastamonu’da yıllık geceleyen turist sayısı 200.000.
İnanın bu kişiler Kastamonu’yu tamamen bilmeden geliyor, Kastamonu’yu gezemiyorlar.

Kastamonu; kalesi, kulesi, Nasrullah Camiisi, Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi, birkaç tarihi konak ve türbeden ibaret değil. Kastamonu’da öyle bir turizm alanı var ki, bu alan kullanılırsa Kastamonu çağ atlar. Ama yerşekilleri ve iklimin olumsuz etkilerini fazlasıyla yaşıyoruz ve bu bizim önümüzdeki yüksek bir duvar olarak duruyor. O zaman biz de elimizden geldiği kadar yapacağız bu işi,şartları zorlayacağız. Kastamonu’ya gezmeye gelen bir turist kuleden kaleye, kaleden Hz.Pir’e oradan da memleketine gitmesin. Gelen vatandaşı Azdavay’ın Suğla’sına, Pınarbaşı’nın Ilıca’sına, İhsangazi’nin Heracoğlu’na, Araç’ın Fındıklı’sına, Cide’nin Gideros’una, Çatalzeytin’in Ginolu’suna, İnebolu’nun Geriş Tepesi’ne getirmesini bilelim. O potansiyelde turist geliyor, ama biz gezdirmiyoruz. Bu saydığım yerler, misafirlere “elde bu var idare edin” denip geçilecek yerler değil. Gideros Koyu Türkiye’nin en güzel 3.koyu seçildi. Azdavay Suğla Yaylası’nda Avrupa Enduro Şampiyonası yapıldı. Vesaire vesaire.. Çıkaracağız Cumhuriyet Meydanı’na otobüsleri, bindireceğiz turistleri gezdireceğiz. İşte o zaman Kastamonu’nun önüne geçilemez, durduramaz, bölgede değil Türkiye’de öne çıkan bir il oluruz.

Bunca yazılan yazı için iki şey lazım: “Yürek ve İstek”

Sadece kendimizi, kendi yaşadığımız dönemi düşünmek yerine “Ben bu memlekete bir şey kazandırayım, bizden sonra daha da güzel şeyler olsun” diyebilirsek gerisi hallolacaktır.

Bir Sevdamız Olsun Adı Kastamonu

Bir de Amacımız Olsun Sevdamızı Sahiplenmek..

Sağlıcakla Kalın…

f.bitkin37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Mar

KASTAMONU’NUN ELİNDE NE VAR?