Müslüman kimliğini taşıyamadık ki - Mahir DEMİRKOL

Müslüman kimliğini taşıyamadık ki


Allah’u Teala hangilerinin daha iyi amel edeceğini sınamak için dünyaya gönderdiği insanoğlunun (Mülk 67 /2) hizmetine amade kıldığı nimetleri (Casiye 45/13) sayamayacağını bildirmiş (İbrahim 14/34) bu yolda insanoğlunun hangi güzergahı takip edeceğini göstermiştir. (İnsan 76/3)

Bilgi vermeden hiç kimsenin sorumlu olmayacağı (İsra 17/15) insana çekemeyeceği yükü yüklenmediğini (Bakara 2/286) verilen dini vecibelerin insanın fıtratına uygun olduğunu (Rum 30/30) buna rağmen zaruret durumlarındaki şartları gözeterek çıkış yollarını göstererek (En’am 6/145)  kulları üzerindeki yükü hafifletmek istediğini (Nisa 4/28) kulunun küfrüne razı olmayıp iman etmesini istediğini (Zümer 39/7) imanı süsleyip yanlışı kötü olarak gösterip (Hucurat 49/7) hayat sürmelerini isteyen verdiği emirleri yerine getirenlere huzur (Nahl 16/97) önemsemeyenlerin ise iç aleminde rahatsızlıklar meydana geldiğini ifade etmiştir.(Ta Ha 20/124)

İnsanoğlu yaratılmadan evvel yeryüzünü (Fussilet 41/9) beşik (Ta Ha 20/53) ve döşek - gibi yaratan- (Bakara  2/22) ardından insanın ihtiyacı olan tüm rızıkları yarattıktan sonra (Fussilet 41/10) gök’e yönelip onu yaratan (Fussilet 41/12) hazırladığı kainatı insanın hizmetine sunan (Casiye 45/13) kendisine inananlardan tüm insanlığa rol model (Al-i İmran 3/110) olmasını isteyen zata karşı görevlerimizi yerine getiren bir Müslüman olamadık ki…

Müslüman erkek/kadın birbirinin dostu olduğu için (Tevbe 9/71) birbirine esenlik ve güvenlik telkin eden (Nisa 4/86) birbirinin başına gelen olumsuz şeylere üzülüp olumlu şeylere de sevinen (Al-i İmran 3/120) yetim ve  kamu hakkı yemeyip (Nisa 4/10) birbirine doğruyu gösterip yanlışı söyleyen (Al-i İmran 4/104) bir Müslüman olamadık ki…

Hayattaki olaylara bakışında ifrat ve tefritten uzak kalıp makul seviyeyi koruyan (Bakara 2/143) istişareye önem verip (Şûrâ 42/38) akil kişilerle dayanışma içinde olan (Nisa 4/83) bir Müslüman olamadık ki…

Dinini oyuncak ve eğlence haline almayıp (A’raf  7/51) Allah’ın kelamını ötelemeyen (Furkan 25/30) dini gruplara ayrılmayıp (En’am 6/159) Allah’ın vahyine sarılmayı (Al-i İmran 4/103) arka plana bırakmayan vahiy ile inşa olmuş zihinlerin kendi geleneksel bilgilerine aykırı olduğu için; sanki onlar hakkında  kendisine Allah’tan vahiy gelmiş gibi (En’am 6/93) insanları “sapık, mürtet, dinsiz ”vs (Nisa 4/94) diye itham etmeyen bir Müslüman olamadık ki…

İman edenleri (Bakara 2/257) ve bu imanlarına uygun davranışlardan olan -yani- namazı tam kılan, zekatı eksiksiz veren, ve rükû edenlerle beraber rükû eden (Maide 5/55) Allah’a hakkı ile (Al-i İmran 3/102) gücü nispetinde (Teğabün 64/16) görevlerini yapmaya çalışan takvalı insanların (Casiye 45/19) hepsine birden Allah’ın “Dostum” dediği halde ayrıca “Allah dostu” tanımına sadece kendi grubunun başındaki insanları layık görüp, tüm Müslüman kardeşlerinden  bunu esirgemeyen  bir Müslüman olamadık ki…

Müslüman kardeşinin hatasını af edecek kadar erdemli (Nur 24/22) kin ile cennete girilmeyeceğinin bilincinde (Hicr 15/47) böyle bir hastalığı var ise tedavisinin farkına vararak (Haşr 59/10) öfke patlamalarını aklı ve imanı ile tolere eden  (Al-i İmran 3/134) hatada ısrar etmeyip ( Al-i İmran 3/135) hemen tevbe eden (Nisa 4/17)  Allah’tan -hiçbir konuda-ümidini kesmeyen ( Zümer  39/53) bir Müslüman olamadık ki…

Kendisi ve en yakınına şahitlik ederken bile doğrudan ayrılmayıp (Nisa 4/135) kızdığı bir kişinin aleyhine bile olsa hukuku yanıltmayan (Maide 5/8) bir Müslüman olamadık ki…

Namazını tam bir teslimiyet içinde kılan (Mü’münün 23/2) imkanı olduğu zamanlarda olduğu gibi  ekonomik krizlerde de (Al-i İmran 3/134) muhtaçlara yardım eden (İnsan 76/8) ettiği yardımı -hal ve hareketleri veya sözleri ile- başa kakarcasına gündeminde tutup yaptığı yardımı iptal etmeyen (Bakara 2/264) Allah için sabır edip (Ra’d 13/22) yanlışa yanlış ile karşılık vermeyen (Kasas 28/54) iyiliklerin kötülükleri savdığını bilip uygulayan (Hüd 11/114) bir Müslüman olamadık ki…

Ekonomik harcamaların sınır tanımamasının sonucu olarak insanı şeytana kardeş yaptığını (İsra 17/27) dengeli tüketimi becerebilenlerin övüldüğünü (Furkan 25/67) bilen bir Müslüman olamadık ki…

İmtihan gereği (Ankebut 29/2) başa gelen sıkıntıları (Al-i İmran 3/186) Allah’ın huzurunda durarak (Bakara 2/153) imkanlar çerçevesinde gecenin bir vaktini değerlendirmek için kalkıp ona boyun bükerek (Secde 32/16) ahireti hesaba katarak (Zümer 39/9) acziyetimizi ifade eden bir Müslüman olamadık ki..

Yaptığımız hataları sanki yanımızda Allah yokmuş gibi davranıp (Nisa 4/108) içimizde olan yakınlığını bilen (Enfal 8/24) varlığını yanı başımızda hisseden (Kaf 50/16) bizi çok yakından duyduğunu kavrayan (Sebe’ 34/50) Allah’tan başka kimseden korkmayan (Nisa 4/77) yapmadığı şeyi yapmış gibi övünerek anlatmaktan çekinen (Al-i İmran 3/188) içinde olmayan şeyi varmış gibi anlatarak ikili oynamayan (Fetih 48/11)  bir Müslüman olamadık ki…

Kadınlar hem cinsleri ile erkelerde hem cinsleri ile alay edip (Hucurat 49/11) lakap takarak onları küçük düşüren, kusurları ortaya çıkarma çabalarının (Hucurat 49/12) tevbe edilmezse zalimlik olduğunu (Hucurat 49/11) kınandığını (Hümeze 104/1) bilip hayatımıza taşıyan  bir Müslüman olamadık ki…

Boş sözler karşısında vakarını koruyan (Furkan 25/72) cahiller ile karşılaştığında “Eyvallah” diyecek kadar kendini bilen (Furkan 25/64) dini alaya alanlarla bir ortamda bulunduğunda tepkisini o ortamdan ayrılarak veren (Nisa 4/140) kibar ve etkili (Nisa 4 /64) bir Müslüman olamadık ki…

Anne babaya dua etmenin evlatlık görevi olduğunu (İsra 17/24) evlatlarımıza doğru bilgi vermemenin bir nesli harap edeceğini (Nisa 4/9) haram lokma yemenin haya duygusuna zarar vereceğini (A’raf 7/20) tam anlamıyla idrak eden bir Müslüman olamadık ki…

Aklımızı kullanarak (A’raf 7 /151) takvaya ulaşmak ve takvamızı artırmak için (Bakara 2/197) amellerimiz ile derecemizi yükseltmek yerine (Fatır 35/10) başkalarının amellerinden medet ummayan (A’raf 7/132) içimize doğan bilgilerin doğruluğunu ve yanlışlığını ayırt edecek bir bilince sahip (Enfal 8/29) bir Müslüman olamadık ki…

Allah’ı hakkıyla takdir eden (Zümer 39/67) ona güvenen (Nisa 4/136) yaptığı hiçbir şeyin gereksiz olmadığını bilen (Dühan 44/38) imanın hakiki seviyeye ulaştığında Müslümanların birbirine olan sevgisini artıracağını (Meryem 19/96) yeryüzünde iktidar sahibi edeceğini (Nur 23/55) idrak eden bir Müslüman olamadık ki…

Müslümanların aralarındaki tefrikadan dolayı birliktelik gücünün azalacağını (Enfal 8/46) bilip ona göre davranan bir Müslüman olamadık ki…

Dua ile..

http://www.mahirdemirkol.com

kurrahafizz14@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Esma Öztürk | 07 Aralık 2019 20:21

    Hocam çok güzel yazmışsınız. Tam da bu günün müslümanlarına anlatmış..

  • İbrahim | 07 Aralık 2019 08:39

    Ahir zaman efendimizin işaret ettiği günler olaylar fitne ve fesat zamanı kardeşin kardeşe güveni kalmadığı bir zaman Allah ıslah etsin inşAllah âmin

YAZARIN SON 5 YAZISI
19May

Allah'ın amaç ve hatırlatması

06Ara
24Kas
03Kas

Gökyüzünde neler oluyor?

07Tem

Hz. Nuh (a.s)'tan bize kalanlar