BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM


15 gün önce Ankara’ya gitmeden önce Karaçomak Deresi’nin iki tarafındaki çay boyu dediğimiz yol, sonbaharın en güzel görüntülerini oluşturmuştu. Çınar ağaçlarının oluşturduğu sonbahar renkleri ve dökülen yapraklar, derenin içi herkese ilham vermiş, hemşerilerimiz ellerinde fotoğraf makinaları veya telefonlarıyla, yakaladıkları güzel manzaraları sanal âlemde paylaşıp herkesi imrendiriyorlardı…

Yine böyle bir zamanda belediyedeki telefonum çalmıştı. Arayan bir hanımdı: “Çay boyunda dökülen yaprakları hemen toplatmasanız. Varsın bir kaç gün kalsın. İnsanlar, o yaprakların üzerinde yürüsün. Fotoğraf çeksin.” Hanımefendiye hak verdim. Gerçekten de insanlar o güzelliğin farkına varmalı, o güzelliğin içinde yaşamalı, o güzelliği paylaşmalıydı.

Ankara’ya giderken de Ilgaz’ın o nefis manzarasını seyrettik. Yeşilin ve sarının her tonu vardı. Valimiz rahmetli Mustafa Kara’nın hazırlattığı turizm kitabının arka kapağındaki fotoğrafta sanatçı, bu manzarayı yakalamıştı. Katıldığımız fuarlarda dağıtılan o kitabı alanlar fotoğrafa hayranlıkla bakıp durmuşlardı.

Ankara’da kaldığımız süre içinde facebook paylaşımlarında hemşerilerimiz çayboyu, Ilgaz ve diğer Kastamonu sonbahar fotoğraflarını paylaşıp durdular. Kastamonu’da fotoğrafçılar için o kadar zengin malzeme vardı ki…

Bu arada Ankara’da iken Kastamonuspor’un Kasımpaşa ile oynayacağı maçı seyretmek üzere televizyonun karşısına geçtik. Facebook’tan da arkadaşlarımı maçı seyretmeleri için uyardım. Kastamonuspor harikalar yaratıyor, bir mucizeye imza atıyordu. Fakat Kastamonu’daki o nefis sonbahar gitmiş, yerine kış ve kar gelmişti. Neticede çok zor şartlarda Kastamonuspor zafere ulaştı. Bu zaferin mimarı Başkan ve yönetim kurulu üyelerini, teknik kadroyu, futbolcuları, emeği geçen herkesi kutluyorum. Spor da işte toplumları saran, heyecanlandıran, birleştirip kaynaştıran bir olay. İnanıyorum ki o gün televizyonlarından maçı seyredenlerin bir sayımı yapılabilmiş olsaydı Kastamonuspor sayesinde “A-Spor” bir rekor kırmış olabilirdi.

15 günlük Ankara seyahatimiz bitmiş, Kastamonu’ya dönüş başlamıştı. Ilgaz’a geldiğimizde o gelirken gördüğümüz sonbahar manzarası kaybolmuş, fakat onun yerine beyazın hakim olduğu bir başka güzellik gelmişti. Aklıma o meşhur şarkı geldi. “Bir başkadır benim memleketim.” Şarkı adeta Kastamonu için söylenmişti. Memleketimin yazı ayrı, kışı ayrı, ilkbaharı ayrı, sonbaharı ayrı güzeldi. Zannedersem bir spor organizasyonu için şehrimize gelen Atılım Üniversitesi öğrencileri bu güzel manzara karşısında şaşırmışlar, hayranlıkla giden otobüsten telefonlarının kamerasıyla o güzellikleri yakalamaya çalışıyorlardı.

Aklıma Zeki Ömer Defne’nin Ilgaz için yazdığı o meşhur şiirden bir dörtlük geldi:

Yıldızlar çamlara değer de geçer,

Gün burdan başını eğer de geçer,
Sular dizlerini döğer de geçer…
Bir Ilgaz, Er Ilgaz, Ilgaz, Yâr Ilgaz!’’

Otobüs, Kastamonu’ya girdiğinde şehrin güzelliği Ilgaz’dan aşağı değildi. Beyaz örtü bu sefer de Kastamonu’yu sarmıştı. Çayboyu’nun karlar altındaki manzarası insanları adeta büyülüyordu. Fotoğrafçılar, bu sefer de bu güzel kış manzarasını çekip paylaşmaya başlamışlardı…

mehmetsaimsayan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
10Kas
29Ekm

"Cumhuriyet fazilettir"

13Ekm
18Ağs

Gelinlik (Hikaye)

03Ara
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
açılış reklam