ENGELSİZ DÜNYA


Selam dostlar:
Artık benim makalelerime değer veren herkese dost gözüyle bakıyorum. Neden diye sormayın hislerim makalemi okuyan herkese böyle hitap etmemi istiyor. Bugünkü makalem tekvondodan ayrı olacak. Umarım hoşunuza gider ve bana hak verirsiniz.
Fiziki sakatlıklar hemen dikkatimizi çeker. Mesela topallayan bir bacağı asla gözden kaçırmayız, ancak topallayan yürekleri de asla fark etmeyiz! Herkese bir soru sormak istiyorum, Bir kör, sağır, ya da tekerlekli sandalyeye mahkum bir engelli gördüğümüzde içimizden geçen ilk duygu nedir? ona acırız, için için vah vah çeker, zavallı”diyerek mırıldanırız. Halbuki bizden beklenen acıma değil, onu anlamadır.  ama ne yazık kendini anlamayan başkasını nasıl anlasın ki; ilk makalemde kendimi tanıtırken Murt Şengül hocamla Adliyede aynı birimde çalıştığımızdan behsetmiştim hatırlarsanız, biz öylesine bir kurumda çalışıyoruz ki oraya kimi mağdur, kimi de suçlu olarak geliyor. onların her biri diğerinden farklı dertlerine ortak oluyoruz, anlamaya çalışıyoruz onları, anlayabildiğimiz kadarı ile zabıtlara döküyoruz. Ama ne çareki yapılan hataları hiç olmamış gibi sayamıyoruz, olan olmuştu çünkü, kırılan kalpler, yıkılan hayaller vardı bir sürü, kanunlarda neyse o yapılmalıydı çünkü, Hayatın sadece zorluklarını, olumsuzluklarını, kirli yanlarını yaşıyoruz orada. Oysa hayatta bir sürü güzellik de var: Mesela güller açıyor, çocuklar gülümsüyor,  yağmur yağıyor, güneş doğuyor. Hayatın kışı ayrı, yazı ayrı güzel;  Ancak bu güzellikleri fark edebilmek için görebilmek lazım. Şayet görmüyorsak, bir anlamda görme engelli sayılmazmıyız? Bu noktada değinmeden geçmek istemiyorum; şöyle güzel Kastamonumuzun çay boyunu gezerken yol boyunca uzanan çalışkan Belediyemiz tarafından yüksek maliyetle tamamlanan demir korkuluklarına bir göz atın ne olur, ama dikkatle aralarda bükülen, sözüm onlara beyin özürlü vatan hainleri tarafından kırılmaya çalışılan korkulukların uç demir kısımlarına bakın, niyemi bakacaksınız ?? çünkü orada fiziksel herhangi bir özürü bulunmayan ancak beyinlerindeki giderilemez özür !!! ile gerçekleştirdikleri çirkinlikleri göreceksiniz.  Sonucu yine sporla bağlamak istiyorum. Keza spor yapan insan çevresine ve insana zarar vermez. Övgü değil benimkisi sadece düşüncem Murat Hocam ve çekirgelerinde ben sporcunun ne kadar ahlaklı ve zeki olduğunu görüyorum. Atamızında dediği gibi. bütün çekirgeler hem zeki, hem çevik hem de ahlaklı... Hoşçakalın sevgili dostlar, görüşmek dileğiyle. Esen kalın.. MURAT KAMİL GÜRSOY-KASTAMONU


murat.kamil.gursoy@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 4

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Eyl

ŞAMPİYONLUK YOLUNDA ADIM ADIM

30May

KARA ACI SOMA...

16Mar

BÜYÜKSÜN KASTAMONU....

22Şub
12Şub

HER ŞEY KASTAMONU İÇİN...