Vesveseden nasıl kurtuluruz?


Sözlükte fısıltı, hışırtı gibi gizli söz, fiskos, kuruntu, işkil gibi anlamlara gelen vesvese, ıstılahta, şeytanın ilkaı, kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terk edilmesi veya geciktirilmesi ya da eksik yapılması için insanı kışkırtması, aklını çelmesi, nefsin bayağı arzularına uymaya teşvik etmesi” demektir. Vesvese kelimesi Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Vesvesecinin (vesvas) şerrinden Allah’a sığınılması emredilmiş (Nas, 114/1-6), şeytanın Hz. Adem ile eşini cennetten vesvese yoluyla çıkardığı bildirilerek mü’minlerin bu konuda duyarlı olmaları ısrarla istenmiştir (A’raf, 7/20). Hz. Peygamber (s.a.s.) de mü’minlere vesvese ile hareket etmemelerini tavsiye etmiş, vesvesenin dini-hukuki bir hüküm doğurmayacağını bildirmiş ve vesvese ile hareket edenin talakını (boşamasını) geçerli saymamıştır (Buhari, Talak, 11).

Vesvese, sistemli bir zihin faaliyetine dayanmayan, zaman zaman kendiliğinden beliriveren hatıra türünden bir psikolojik olaydır. Bazı insanlar yapısı gereği vesveseye düşmeye daha elverişli olabilir. İnsanı dikkate ve uyanıklığa sevk eden vesvese faydalı olabilir, ancak vesvesenin artması ve bir çeşit rahatsızlığa dönüşmesine fırsat vermemek gerekir.

Vesvesenin etkisi önü alınamaz bir güçte değildir. Dikkatli bir dini şuura, Allah karşısında ahlaki bir sorumluluk duygusuna sahip olan kişilerde bu etki işlemez duruma gelir. Kur’an’daki şu ayet bunu açıkça ortaya koymaktadır: “Takvaya erenler Allah karşısında hassas bir sorumluluk duygusuna sahip olanlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca Allah’ı anarlar ve gerçeği görürüler.” (Araf 7/201)

İslam alimleri hastalık haline gelen vesveseden kurtulmanın yollarını şöyle sıralamışlardır:

a) Samimiyet içinde Allah’ı anmak, vesvese ve şeytandan Allah’a sığınmak,

b) Kişinin kalbinin onaylamadığı düşüncelerin kendi inançları olmadığını bilmek ve kötümserlikten kurtulmak,

c) İsteği dışında içinden geçen düşüncelerin kendi inanç ve düşünceleri olmadığını bilip endişe ve korkudan uzak durmak,

d) Yılanın aynadaki yansımasının insana zarar vermediği gibi iradesi dışında hayaline gelen sahnelerin kalbine zarar vermeyeceğini bilmek,

e) Dinin “kolaylık” olduğunu, Allah’ın kulları için zorluk değil kolaylık dilediğini düşünerek ameli hayatını yürütmek, 

f) İçinden geçen olumsuz düşünce yahut sahnelere önem vermemek, önem verdikçe rahatsızlığın artacağını dikkate almak.

KAYNAK: fetva.diyanet.gov.tr

muratsengul1971@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Oca

Eğer hasta olmak istemiyorsan

02Oca
20Ara

Bilgi ve bilge

08Mar

Etkileyici felsefi sözler

15Şub