Aşk Kimi Zaman Yaralar İnsanı


Ne zor seni sevmek, diye başlıyordu sözlerine. Sevginin kolay olmadığını, aşkların emek istediğini dile getirirken, yaşam boyu hep yanımızda olabilecek,  bizi olduğumuz gibi  kabullenip, sevebilecek birisini bulmanın hiçte kolay olmadığını vurgularken, dev aşkların bile bir gün bitebileceğini anımsatıyordu. Sevgisinin karşısında sadece sevgi istediğini, sevginin başka bir bedele karşılık gelemeyeceğini, aşkın karşılığı yine aşk olduğunu  söylüyordu.

Biliyorum ki zaman içinde herşey değişmiş, kendi özünden ödün vermiş, bir tek aşkın kanunları değişmemiştir. Ne yokluklar, ne savaşlar, ne de yoksulluk aşkı değiştirememiştir. Hiçbir şey aşkı yok edememiştir.

Aşkta herşey kendi özünde, herşey çırılçıplaktır.

Aşkta herşey olduğu gibidir.

Aşkta herşey yapmacıktan ve yalandan uzak kendi özündedir.

Kimi zaman insan çok sever.

Kimi zaman karşılıksız sevdalara tutulur.

Sevdiği kadar sevilemez çoğu zamanda.

Her sevda, kendine göre yeni bir dünya olsa da, aşk kimi zaman yaralar insanı. Ayrılıklar dünyayı başa yıkar. Ayrılık yıpratır insanı. Ve insana en çok acı veren, hak etmediği davranışlardır. Acı olan arkadan vurulmalardır. Acı olan gelip geçiçi hevesler uğruna aldatılmasıdır. Acı olan kendisine yalan söylenmesidir. Acı olan yaşanan ilişkilerin ve dostluğun bir zaman sonra bitmiş olsada güzelliğini kirletmek ve unutmaktır. Acı olan terk edilmektir. Acı olan özlenmemektir. Oysa maziye en çok tutunabilen, içinde sevgiden yana bir paylaşma ve duygu bütünlüğü olan yaşamlardır. 

Ağlamak isteyipte inadına gözlerini kurulayıp, zoraki gülümsemelerin tutsağı değil, gün ışıgının karşısında sıkılmadan utanmadan ağlayacak kadar yüreğinin  olğunlukta olduğunu biliyordum. Ve tek başına kaldığında yolunun üstünde ne kadar büyük taşlar olduğunu da. Hepimizin yaşamında, basıp geçtiği, göremediği, kokusunu duyamadığınız nice kır çiçekleri var. Ayrılında görün çiçekleri. Aşık olunda görün çevrenizdeki güzellikleri. Ayrılında görün yaşamın renklerinizin nasıl kirlendiğini. Çünkü aşka düşmek yeni bir yürekle tanışmaktır. Ayrılmak ise dünyanın yıkılmasıdır. Ve her yürek içinde azda olsa aşkın sıcaklığını taşır. Yeni yüreklere girin. Yeni dünyalara. 

Sevmek, sevebilmek, ne kadar güzel yaşamda. İnsanlar birbirlerini daha çok sevseler hiç şüphesiz yaşam bu kadar ağır olmazdı. Hangimiz hasret değil ki dev sevdalara. Hangimizin özlemi değil ki o ilk aşk. Hangimiz doyduk ki sevişmelere. Sevmek, sevildiğinin yanında olmak kadar sevinçli ne var ki yeryüzünde.

Zaman, yaşanan kimi acı günleri kendi içinde eritmiş olsada, unutmak mümkün değildir. Hele bazı ayrıntılar hiç unutulmaz. Hiç görmesende, hiç aranıp sorulmasanda, sormasanda içinde bir yerlerde kalır anılar.

Bir sevgi ne kadar büyük olursa olsun, bittimi aradaki bağın sıcaklığı herşey bitti sayılır. Ve biten bir ilişkiyi tekrar başlatmak mümkün değildir. Kırılan parçaları bir araya gelmez bir daha. Gelsede birbirine tutunmaz. Kırılan candır. Kırılan umutlardır. Kırılan düşlerdir. Boş bir vazo değil ki hayat yenisini alasın.

Asıl gerçek olan yaşantılarımızdır.

Asıl gerçek olan tutunduğumuz dostluk bağıdır.

Asıl gerçek olan içimizdeki sesimizdir.

Asıl gerçek olan maddi imkanların yapamadığını sevgiyle, kendiliğinden yapıldığını görebilmektir bazı şeyleri.

Ne var ki,  geriye kalan.

Ne var ki, boş koyup dolu alınabilen.

Aslında hiçbir şeyimiz yok bu dünyada.

Sevgi dünyamızdan başka hiçbir şeyimiz yok.

Kötü günlerde yanımızda bulunan dostlarımızdan başka hiçbir şeyimiz yok.

Sevgi ütopyan gerçek olsun.

Sevginin büyüsü, insanın içini ılık ılık eden aşkın sıcaklığı hep yüreğinde saklı kalsın.

Çocuk sevgin hep bakışlarından okunsun.

Kaba kuvvete, bencilliğe, sadece kendini düşünenlere inat, sevişmeler hep seninle olsun.

Aşk hep bizimle olsun.

Kimi zaman yaralasada, acı versede aşk hep bizimle olsun.

Çünkü hiç bir acı buluşmaların neşesinden büyük değildir.

mustafacifci@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20May

Tüm kalbimle sevdim seni

09May

Gerçek anne

12Nis

Duygu boşlukları

16Mar

Maskeli yüzler

28Oca