Okumak Bir Erdemdir


Okumak bir erdemdir.

            İnsanlar ancak daha çok okuyarak bilgi sahibi olabilirler.

            Her bir kitapta biraz daha genişler düşünce dünyamız ve o güne kadar bilmediğimiz şeyleri öğreniriz.

Ve insanlar ancak okuyarak bilgi ve tecrübelerini geliştirebilirler. Buna görgü kuralları da dâhildir. Kavgacı durumdan uzaklaşarak tartışma yoluyla ortak bir noktada karar vermenin yolu yine okumadan geçer.

            Çünkü edindikleri bilgiyi kültür olarak çevrelerine, ailelerine, arkadaşlarına, dostlarına, sevdiklerine aktarırlar.

Hepimiz bu dünyayı düşünebildiğimiz kadar yaşarız. Bilmediğimiz her ne varsa bizim dünyamızın dışında kalır ve biz bilmeyiz. Çünkü var olduklarından haberimiz yoktur.

            Okunmayan bir toplumda okumanın ise bir başka anlamı vardır.

            Dağlarda koyun güden bir çoban bir kaset alıp dinleyebilir ama bir kitap alıp okur mu?

            Okumaz.

            Eğer insanlık tarihi eğitime ve sanata daha çok hizmet etmiş olsaydı güzelliğin ve paylaşımın, dostluğun, aşkın kıymeti şimdi olduğundan daha çok iyi anlaşılırdı.

            Eğer insanlık okuma yolunda ilerleme sağlasaydı hiç şüphesiz aydınlık yarınlar yüzyıllar almazdı.

            Ve mutluluk artar, şu an olduğumuzdan daha çok mutlu olurduk.

            Ama böyle olmadı işte.

            Çevremize bir bakalım; ne kadar basit, ne kadar sıradan ve dengesiz ilişkiler yumağında ve didişmelerle akıp geçiyor hayat, değil mi?

            Doğru dürüst hangimizin bir sosyal bir yönü var ki?

            Yok olsa da çok az, belli bir kesim..

            Sanattın inceliğinden ve aşkın insanı titreten ateşinden önce bizim ekmek kavgamız var. Yarınlara dair endişemiz var. İş sorunumuz var. Birey olma sorunumuz var.

            Eğitim olsaydı eğer bu kadar yalancı olmazdık diye düşünüyorum.

            Eğitim olsaydı bu kadar hırslı ve açgözlüde olmazdık herhalde.

            Çünkü bilincinde olurduk bir gün her şeyin biteceğini, sona ereceğini.

            Bu kadar yolsuzlukta olmazdı…

            Bir yerde bir şey yaparken diğer yanda bir şey bozmazdık. Dikkat edin, en basit bir iş yaptırırken dahi çoğu zaman bir başka şey bozulmuyor mu? Ve bizler mesleki bilgi ve tecrübemizin dışında çokbilmiş halimizle her yerde nutuklar atabilir ama kendi mesleğimizle ilgili çok az şey biliriz doğru dürüst. Mesela bir taksiciye sorun, memleket nasıl kurtulur diye, hemen bir şeyler söyler oysa ekonomi hakkında bilgisi ve eğitimi yoktur. Ya da boyacı birisine sorun belediye yönetimi hakkında yine size saatlerce bir şeyler söyler. Ama taksinin bakımı ya da kullanmış olduğu yağın karışım oranını sorun bilmez tarifini dahi okumamıştır. Boyacıda boya kutusunun üstünde yazılı olan uyarıları dahi okumaz, görüp öğrendiği şekilde işini yapar.

            Hep şikâyet ederiz biz.

            Kışın kar yağışından, baharın çamurundan, yazın sıcağından her zaman şikâyet ederiz.

            Çünkü mutlu değiliz adam gibi.

            Ne aradığımızı, neden aradığımızı sorgulama düşüncemiz gelişmemiştir.

            Mutsuzluk şikayeti doğurur..

            Ve mutlu insanlar dört mevsimi severler.

            İnsanlar ne kadar çalışıp kitaplar yazmışlar sayfalar dolusu. İşte bu insanlığın yüz akıdır. Emeğin ta kendisidir. Korsancılık ise insanlığın yüz karası, hırsızlığın ta kendisidir.

            Hiç unutmamak gerek bu dünyada her şeyin bir dengede gittiğini..

            Sevgi ve nefret duyguları gibi. Bir insanı ne kadar çok severseniz o kadar nefret edebilirsiniz.

            Mesela gelişmiş ülkelerin insanları daha çok mutlu çünkü bazı şeyleri aşabilmişler. Oysa kültürsüz, bilgisiz toplumlarda insanların çoğu olayları neden ve sonuç ilişkisini sorgulamadan bir anlık hevesini ya da öfkesini düşünmeden eyleme geçiriyor. Mesela maç esnasında tabancasını çıkarıp rastgele ateşliyor ve birilerini öldürüyor. Oysa top koşturan kendisi değildir. Yani sonuç iradesinin dışında gerçekleşiyor. Ama kavgacı hali kendi iradesi.

mustafacifci@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09May

Gerçek anne

12Nis

Duygu boşlukları

16Mar

Maskeli yüzler

28Oca
06Ara

Öyle bir sevgilim olsun ki

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
açılış reklam