Sonbahar


“Yollar bir yerlerde bitmez mi?”, demiştin. Yorgun, bıkkın sesinle... “Belki o zaman biz geri dönmeyiz ama yolların her biri bir başka yöne giderdi. Bak demiştim bir gün ilerisini gösterip, sanki yolun sonu gibi daralıyor işte, belki de birleşiyor, haydi koşalım.” El ele tutuşup koştuk, koştuk ama yol bitmedi. “Yok”, demiştin. “Ne yollar birleşir, ne sular durur, ne bizler dönmemek için gidebiliriz.”

Suskunluk içinde geriye dönmüştük. Şimdi göçmen kuşları bekliyor, yolları gözlüyorum. Ayrıldığımızda bir boşluk doğuyordu. Neşeden yana, dostluktan yana, aşktan yana. Geri döndüğün an yeniden yükleniyordu yaşam anlamını. Kanat çırpıyordu gökyüzünde sevinç. Bulutlarla yarışıyor, yağmur olup damla damla yağıyor, derelerden denizlere ulaşıyordu.

Bir sonbahar sabahı, okuluma döndüğümde, yine kardeşin ağlıyordu. Yarıyıl tatili için geri döndüğümde, annemin bütün ısrarlarına rağmen hiç beklemeden evinizin yolunu tutmuştum. Koşarak gidiyordum. İçimde bir sıkıntı vardı. Yüreğim daralıyordu. Cebimde bir sürü bozuk para vardı. Haydi, çıkalım Sevda, bak kardeşin de ağlamıyor, hava da güzel, diyecektim, diyemedim. Evde bir sessizlik, bir durgunluk vardı. Bakışlarından anlamıştım acı gerçeği. Göğsüme kapanıp, gözyaşları içinde, “öldü, kardeşim gitti” diye ağlamaya başlamıştın. 
Ben de ağlamıştım.
Çaresizliğin, bir şey yapamamış olmanın verdiği acı, beni de ağlatıyordu.
Oysa mektuplarında, biraz daha iyi olduğunu yazıyordun. “Ağlamıyor eskisi kadar” diyordun.
Seviniyordum.
Yoksa yalan mıydı?
Ne zaman öldü diye, soramıyordum.
Koşarak hızla geriye dönüp odama kapanmıştım. 
Yine sonbahardayım Sevda. 
Yine acılardayım.
Yine ayrılıklardayım.
Yine uzaklardayım.  
Yine çaresizliğin içinde ağlamaktayım.

Ya sen Sevda, ya sen nerelerdesin?
Sakın bana sonbahardayım deme.
Sakın ha.
Yoksa dayanmak zor olur.
Sakın yine geceleri uyuyamadığını söyleme bana.
Konuş, gülümse, ağlama sakın. 
Seviyorum de.
Umutluyum de.
Sevdalıyım de.
Aşk yaşıyor de.
Yeter ki konuş.
Konuşsana Sevda.
Dayanamıyorum.
Sen giderken, bütün çiceklerim solacak, yaşama arzularıma kar yağacak Sevda.
Şarkılar el vermeyecek biliyorum.
Oysa aşk, karşı koymaktı benim için ayrılığa.
Şimdi sen gidiyorsun. 
Desene hüznünle solacağım.
Yollar yine bana kalacak. 
Kimsesiz, şehrin en tenha, en kuytu yerleri beni bekliyor desene.  
Boğazına düğümlenen, ellerini acıtan, dudaklarını yakan bir şeyler var mı?.
Bu kadar erken saatte gitmelerin ağına düşmeyip gel desene.

mustafacifci@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Ekm

Sonbahar

16Eyl

Sanat ve müzik

09Tem

Aşk olmayan evler

27May

Kadın Güzel Olmalı

12May

Şifreni Ver