Uzaktan eğitim yordu - Özay DERNEK

Uzaktan eğitim yordu


Milli Eğitim Bakanlığı, Kovid-19 salgını tedbirleri kapsamında ilkokul, ortaokul ve liselerde uzaktan eğitimin 22 Ocak 2021 tarihine kadar devam edeceğini bildirdi. Ancak uzaktan eğitimde öğrenci, öğretmen ve veliler oldukça bunalmış ve yorulmuş durumda.

Uzaktan eğitim yüz yüze eğitimi desteklemek için geliştirilmiş, zaman zaman uygulama yapılırken şimdi tamamen örgün eğitimin yerini aldı. Salgın ortaya çıkmadan önce çocuklarımızı bilgisayar, tablet ve cep telefonlarından uzak tutmak için uğraştık. Sanal dünyanın gerçek hayatla hiçbir ilgisinin olmadığını, oynadıkları oyunların tehlikelerini, ileride yaşayacakları sağlık sorunları gibi zararlarından bahsettik. Ekranlardan uzak tutabilmek için kurallar koyup, dijital ortamdan uzaklaştırabilmek için vaatlerde bulunup durduk. Şimdi ise “otur bilgisayarın başına dersini dinle” demek zorunda kaldık. Salgın döneminde eğitimin devam edebilmesi için uzaktan eğitimden başka alternatif yoktu ve çocuklarımızı ekranların başına geçirip yeni eğitim modeline adapte ettik. 16 Mart’ta başlayan uzaktan eğitime milyonlarca öğrenci ve öğretmenin EBA’ya girmesiyle sistemin çökmesi, 3,5 milyon öğrencinin internet erişiminin olmaması, evlerinde televizyon bile bulunmayan yaklaşık 900 bin öğrencinin eğitim alamaması, uzaktan eğitim için gerekli tablet bilgisayar gibi metaryellerdeki eksikliklerin giderilmeye çalışılmasıyla yaklaşık bir yıllık bir süre geçti. Bu süreçte özel okullara gidenler daha şanslıydı. Çünkü özel okulların alt yapısı daha güçlü olduğundan çok fazla sorun yaşamadan birebir canlı ders yapabildiler. 23 Kasım’da yüz yüze eğitimin başlanılacağı açıklansa da vaka sayılarındaki artışın devam etmesi nedeniyle uzaktan eğitime yine devam edildi. Şu anda uzaktan eğitim 22 Ocak 2021 tarihinde kadar uzatılmış olsa da, bu tarih vaka sayısına göre belki de ileri bir tarihe daha ertelenecek.

Bazı otoriteler uzaktan eğitimin daha iyi olduğunu savunsalar da; hiçte kolay değil uzaktan eğitim. Çocuklarımız gün boyunca ekranların başında. Örgün eğitimdeki müfredat uzaktan eğitimde de uygulandı. Müfredat yetişsin diye günde 6 saat ders yapılarak çocuklarımız ekran bağımlısı haline geldi. Uzaktan eğitim için daha esnek bir müfredat yapılamaz mıydı? Müfredat yetişsin diye konular hızla işlenip geçiliyor. Bir konu tam olarak anlaşılmadan başka bir konuya geçiliyor. Örgün eğitimdeki müfredat uzaktan eğitimle verilebilir mi? Kesinlikle hayır. Labaratuvar, atölye gibi uygulama ağırlıklı konuların işlenmesi, örgün eğitimdeki gibi öğrencilerin grup çalışmaları yapması mümkün mü? Okula yeni başlayan birinci sınıfa giden çocuklarımıza okumayı, elinden tutmadan kalemi nasıl tutacağını göstermek, uzaktan eğitimle ne kadar verimli? Sınava girecek 8. ve 12. sınıflara artık hiçbir şey diyemiyorum. Okullarındaki canlı dersler bitince etütlerdeki canlı derse koşturdular. Verilen izin sürelerinde bile dışarıya çıkamadılar. Konuyu anlamadan başka bir konuya geçtiler.

Uzaktan eğitimde çocuklarımızın yanında öğretmenlerimizde ekranlara bağımlı kaldı. Sabahtan akşama kadar çocuklara canlı ders yapıp akşam ise bir sonraki günün derslerini hazırlamak için gecenin ilerleyen saatlerine kadar ekranlara kilitlendi. Odanın birinde kendi ders anlatırken diğer odada kendi çocuğu ders aldı. Aynı evde oldukları halde farklı odalarda bulunmak zorunda kaldıklarından ve kendi dersleri bittiğinde çocuklarının dersi başladığından çocuklarını saatlerce göremediler. Örgün eğitimdeki gibi bilgilerine sevgi katıp, öğrencilerine anlatamadılar. Ellerinde cep telefonlarıyla derse giremeyen öğrencilerini takip edip, çocuklar konulardan geri kalmasınlar ve öğrenebilsinler diye onlara yardımcı oldular. Kendi çabalarıyla daha etkili ve verimli nasıl olurum diye uğraşıp durdular.

Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin gözleri kan çanağına döndü, gözler bozulmaya iskelet sistemi eğri olmaya başladı. Saatlerce ekran başında durmaktan ders dinleme ve ödev yapmakta güçlük çekiliyor. Odaklanmakta güçlük çekilmektedir. Bunlar daha başlangıçlarda meydan gelen sorunlar. İlerisini düşünemiyorum bile. Ayrıca psikolojiler de bozulmaya başladı. Çocuklarımız mutlu değil. Okullarını özlediler, öğretmenlerini özlediler. Okul bahçesinde koşup oynamayı, düşüp kalkmayı, arkadaşlarıyla sürekli etkileşim içinde olmayı özlediler.

Korona eğitim sistemini de mahvetti. Uzaktan bakıldığında her şey düzgün gidiyor gibi görünse de işin aslı hiçte öyle değil. Çocuklarımız ve öğretmenlerimiz uzaktan eğitimde gerçekten yoruldu. Uzaktan eğitimin ne kadar daha süreceği belli değil. Süreç uzadıkça da yorgunluk, bıkkınlık giderek artacaktır. Uzaktan eğitimin örgün eğitimden daha iyi olduğunu savunacak hiçbir eğitimci olduğunu sanmıyorum.

Çocuklarımız geleceğimizi oluşturuyorsa, uzaktan eğitimin olumsuz tarafları tüm yönleriyle araştırılmalıdır. Çok zor günler yaşadığımız bu süreçte, uzaktan eğitim kaçınılmaz olsa da yardımcı bir eğitim sistemi olarak sunulmalı, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz ekranlara mahkum edilmeden daha etkili ve verimli bir müfredat oluşturulmalıdır.

dernekozay37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Serkan Yavuz | 20 Aralık 2020 22:02

    Birebir katlıyorum ,çok

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Ara

Uzaktan eğitim yordu

06May

Bindiği dalı kesmek

11Mar
24May

Hayatın anlamı

14Nis

Eşekli Kütüphaneci