Çatalzeytinli 60 yaşındaki işçi! - Selahattin DEMİREL

Çatalzeytinli 60 yaşındaki işçi!


Onlarca canımızın salgın hastalığa yenik düştüğünün bilinciyle yazıya girişmek kolay iş değil açıkçası!

Bu illet, ülkemizde görüldüğünden bu yana yazılarımda ülkemizin yerel ve genel idaresine radikal eleştiriler getirmek yerine daha çok kendi tedbirlerimizin önemi üzerinde durmaya çalıştım.

Herkesin, kendine ve karşısındakine virüs taşıyıcısı olma ihtimaliyle davranmasının ciddiyetine değindim. Aslında bu bakış toplum içinde yaygınlaşmaya da başlamıştı.

Bunun psikolojik olarak bizi yıpratacak ve insan ilişkilerini şüpheye düşürecek yanıyla birlikte mesele de kavranıyordu açıkçası.

* * *

Cuma akşamı saat 10’da İçişleri Bakanlığı’nın 31 şehrimizde hafta sonu için uygulamaya koyduğu sokağa çıkma yasağına da bu düşünceler içinde bakıp şaşırmamıştık.

“Başka ülkelerde olduğu gibi yasak bir ya da iki gün öncesinden duyurulup insanlara bu panik yaşatılmayabilir miydi?” diye sorduk!

İtidalliler dışında insanlarda panik ve kargaşaya neden olan karardan sonra sosyal mesafenin ve diğer salgın tedbirlerinin hiçe sayıldığını görerek üzüldük. O gece alışverişe çıkanların, kendilerini 14 gün karantinaya almasını önerenleri duyduk.

Amaç, salgını önlemekken sonuç tersi mi olacaktı?

Baştan beri özellikle muhalefet belediyeleriyle iletişim hâlinde olunmaması, pek çok belediye başkanının yasaktan TV ve internet aracılığıyla haberinin olması da çok eleştirildi.

Ciddi bir durumla karşı karşıyayız ama ne yazık ki siyaset denen kavramın en pis yanı da kendini belli ediyor!

Muhterem büyüklerim, hanımlar, beyler! Biz, yurttaş olarak durumun farkındayız, itidalliyiz. Sizler de artık parti-belediye savaşlarını bırakın, zaten panik için üst ayakta bekleyenlere heyecan yaşatmayın, olmaz mı?

En az Milli Dayanışma Kampanyası’ndaki gibi bir netlik ve organizasyonu başarabilmek zor olmasa gerek değil mi?

Çatalzeytinli 60 yaşındaki işçi!

İstanbul’da çalıştığı inşaatın iskelesinden düşen ve hastaneye kaldırılan Çatalzeytinli Adem Kendir’in, tedavi sırasında corona kaparak hayatını kaybettiğinin haberini okuyunca düşündüklerimi sizle de paylaşayım:

— Yapı, kendisine ait değilse 60 yaşındaki bir insanımızın inşaat işçisi olarak çalıştığını,

— Zorlu süreçte inşaat yapımının hız kesmediğini,

— Başka bir sebepten hastanede bulunmanın virüs bulaşmasına neden olabileceğini!

* * *

İnşaat iskelelerinden düşenlerin haberini bu zamanda da alıyoruz. Mart ayında 113 işçimiz benzer sebeplerle hayatını kaybetmişti.

Petrol, turizm, inşaat gibi sektörlerde de söz sahibi olan medya holdinglerinde bu haberlerden ve çalışırken virüs kapan işçilerden tek satır bahsedilmiyor.

Değerli büyüklerimiz, “Üretim durmamalı!” derken sokağa çıkma yasağını bile hafta sonuna denk getirmeye özen gösteriyor. Bu illet bu kadar yayılmadan önce de üretim denilebilseydi keşke! Ama insanlıktan çıkarmayan bir üretim!

* * *

İş ve işçilerle ilgili gündem böyleyken işten çıkarmayı yasaklayan bir yasal düzenleme yapıldığını öğreniyoruz. İşten çıkarmayı kullanamayacak olan işletmeler de ücretsiz izin seçeneğine yönelmek zorunda kalacaklar.

Ücretsiz izinle ayda 1170 TL ile İşsizlik Fonu’ndan desteklenecek çalışanlar için bu ücret yeterli olacak mı peki?

Salgından sonra işini kaybedenlerin sayısını tahmin etmek için yolda yürürken kepenkleri indirilmiş dükkânlara bakmanız yeterli.

İşinden edilmiş insanlarımız kızgın ve üzgündür, tahmin edebiliyorum. Şu sırada bunu, borçları ve “Yarın ne olacak?” korkusunu gidermek, devletimizin sosyalliği kadar insanlarımızın da anlayışıyla olacak.

Misal, bir ev ya da dükkân sahibisiniz, ortam malum. Başka geliriniz varsa kiracınızı zorlamayın! Salgından sonra usulünce çözülebilecek şeyler için kendinizi paralamayın!

Alacaklısınız ve işler bozulduğu için ödemenizi alamıyorsunuz. Kendinizi yiyip bitirmeyin! Bu zincirin halkaları içinde herkes kendine bir yer bulacak, merak etmeyin!

“Allah’tan yalnız sağlık isterim!” duasının önemini anlamaya çalışalım! Geri yanı elbet geçecek. Delip deşip geçmesine değil de ayakta kalmaya bakalım! Çok zor olmasa gerek!

Herkese çağrım!

Kronik rahatsızlığı olanlar ve 65 yaşın üstündeki insanlar! Salgından ötürü en çok siz tedirginsiniz, biliyorum. Tedbiri elden bırakmayın, dikkat edin!

Köyleri karantinaya alınanlar, bulundukları yerden dışarı çıkamayanlar ve nice benzer durumu yaşayanlar! Sabredin, karamsarlığa kapılıp kederlenmeyin!

Öyle bir ortamdayız ki herkesin gerçek karakteri kolayca ortaya çıkıyor! Belki şaşırtıyor bizi, belki tebessüm ettiriyor, hatta kimi zaman ağlatıyor!

Salgına karşı tedbir ve kurallara uyup mücadeleden taviz vermeyelim!

* * *

Nevzat Çelik’ten bir şiirle:

“serin sular getirdim sana
bahar şarkılarını bekleyemem
omaca gibi gölgesiz yaşamak 
bize göre değil kardeşim

iç çekişlerle gelen sabah
sefer taslı işçiler geçiyor yoldan
hep bir adım önünde yaşamın
kadın erkek omuz omuza
ne taşıyorlar ellerinde
sıkı sıkıya gizlenmiş
bir gün diye beklediğimiz”

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

'Düzelicez' mi inşallah?

22May

Keriman kolay bulunur mu?

23Nis

Değişmeyen gündem ve 23 Nisan

15Nis

Güllaç kalpleri kim kırdı?

06Nis

Pudra şekerinden amirallere…