Her şey çok güzel oldu mu?


“Her şey” ayrı yazılır ama ne hikmetse birleşik yazıp imla hatasına neden olanların çokluğuyla bilinir. Bunu kendine mesele eden Küçük İskender de deneme kitabına “Her Şey Ayrı Yazılır” adını verdiyse işte bu yüzden. “Her şey…” diye başlayan bir söz, slogan hâline gelip yayılınca bunu belirtmeyi faydalı gördüm. Gelelim konumuza:

Nihayet İstanbul seçimi sonuçlandı ve en azından şimdilik itirazdan bahseden yok! Ne mutlu ülkemize! Keşkeler içimize dert vermekten başka bir işe yaramaz ama gelin görün ki insan da düşünmeden edemiyor, 31 Mart akşamı sonuç kabul edilseydi de ülkemiz bunca zamanını bu işe harcamasaydı diye.

Şimdi seçim bitti, geçim meselesiyse unutturulmaya çalışılmasına karşın hâlâ canlılığını koruyor. Kötü ekonomimiz nasıl düzelecek, Hazine ve Maliye Bakanı’mızın basın açıklamalarında büyük bir şevkle bahsettiği paketlerin hiçbir şeye yaramayışına karşı artık ne yapılacak? Ve en önemlisi ülkemizdeki gergin hava, yerini ne zaman itidale bırakacak?

Seçimi kazandıran

İmamoğlu, CHP’nin İstanbul için bugüne kadar sıkça kullandığı, “haramilerin saltanatını bitirmek” ve “halkın iktidarını kurmak” gibi radikal algı oluşturacak söylemleri kullanmadı. Bunların yerine israf ekonomisinden, büyük bir çığa dönüşmüş işsizlikten, ulaşımın insanî boyutundan, su ücretlerinin pahalılığından, belediyenin çeşitli vakıflara aşırı ilgisinden bahsetti.

İktidar kabul etmese de ülke bir kriz havasında ve daha bu krizden kurtulabilmiş değiliz. Bu işin içinden nasıl çıkacağımıza dair bir cevabı da şimdiye kadar bulamadık devlet idarecilerimizden. Bu kötü ekonomi görüntüsü en fazla da büyük şehirlerde kendini belli ediyor, çünkü orada ev-dükkân kiraları daha pahalı, çarşı-pazar ve sair harcamaları daha katmerli. Çöpün içinden yiyecek bir şeyler arayanlar, yolda yürürken “bir şey sorabilir miyim?” deyip para isteyenler, mendil ve yara bandı satıcılarıyla beraber bilumum seyyar satıcıları sokakları doldurmakta.

İktidarın, görmek istemediği ekonomik sıkıntılar, kendi seçmenini bile rakibine yöneltti ve artık karşılarında ülkede tanımayanı kalmayan bir lider var.

YSK’nın hukuktan uzak kararı, hakkı yenen insan görüntüsü, söylem ve davranıştaki samimi, birleştirici hava İmamoğlu’nun destekçisini artırdı ve bu da seçimin sonucunu etkiledi. İstanbul’daki seçim, önceki sonucunun iptali ve sonrasında büyük bir farkla tekrar seçilen başkanıyla tarihe geçti. Sonucun ülkemiz ve insanımız adına hayırlı olmasını dilerim.

Bundan sonra ne olur?

Umarız, gerilim siyasetinin, halkı birbirine düşman ederek oy devşirmeye çalışmanın zararları görülür ve artık ılıman söylemlerle eylemlerin peşine düşülür.

Amigoların, gerçekten nasibini almamışların sosyal medyada ve TV’lerde, gazetelerde yorumlarını görünce şaşırmıyoruz ama tebrikten ve kaybetmenin kabulünden bu kadar uzak duruş sarhoşluğunda oluşlarına da üzülüyoruz. Aynı şekilde galip seçmenin de “biz-siz” ayrımına düşmemesi ve işi, parti rekabetine düşürmeden yorumlaması temennimizdir. Çünkü sosyal medya paylaşımlarından ötürü birbirine küsenleri, selamı kesenleri artık görmek istemiyoruz. Gelin bu vesileyle demokrasiyi ve Amerikalıların ağzında sakız ederek sömürü ve savaş kılıfı olmasından uzak anlamını bir kez daha düşünelim!

Hanımlar, beyler! Artık seçim bitti ve İstanbul’la beraber 81 vilayetimizin çözülmeyi bekleyen çeşitli sorunları var, lafı-atışmayı bırakıp gayrete düşme vaktidir. Hadi, ne duruyorsunuz?

Bu şarkıyı dinlediniz mi?

“Nesinden tutsam dünyanın, kopmuş gidiyor…”

Aman ya Rabbi! Bu nasıl bir ifadedir? İlk duymamla vuruldum şarkıya. Erkan Oğur’un sesi zaten “durun, burada bir olay var!” dedirtirken bir de Hüsnü Arkan “ben de buradayım!” demez mi: “Bahçeler içinde canım ezerler narı / Sen o nardan dinle ah ile zarı…”

Önceki yazımda devlet radyosundan şikâyetçi olduğumu söylemiştim, şimdi de bu iki üstattan şikâyetçiyim. Yahu, siz bizim canımıza mı kast ettiniz, nedir kıymetli üstatlar? Etmeyin, biz de insanız!

“Yağmur yağar taş üstüne / Bir yar sevdim baş üstüne…”

Yüreği hassas olan dinleyicileri duman eden bu şarkının adı “Fikrim Yok” ve sözü, müziği Hüsnü Arkan’a ait, üstadın yeni çıkan “Kanat Sesleri” albümünde yer alıyor. Dinleyin ve düşünerek hüzünlenin! Bırakın, bu gittikçe yaşanmaz hâle gelen dünyanın derdini! Bakın ne sözler, şarkılar ve güzel insanlar var! Yoksa siz herkesi ruhsuz ve hissiz mi sanmıştınız, ya bunlara ne demeli?

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Nis

Pudra şekerinden amirallere…

29Mar

Gerçekleri pudralamak!

24Ara

2020 uğursuz muydu?

12Kas
25Eyl

Balkonda kim var?