Öldürülen kadın ve Kaymakam’ın hayali!


O eski sevdaların yaşanmadığını, sevenin, sevdiğini kolayca katledip “Şeytana uydum.” diye işin içinden çıktığını artık hepimiz kabul etmeye başladık değil mi?

Birkaç gün önce haber ajanslarına düşen olaysa bunu destekliyordu sanki!

Meksika’nın başkenti Mexico City’de İngrid Escamilla adındaki 25 yaşında bir kadın, 5 yıldır birlikte yaşadığı 46 yaşındaki eşi tarafından bıçaklandı, derisi yüzüldü ve organları parçalanarak ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Bu vahşi cinayetin üzerine bir basın cinayeti de işlendi. Pek de ciddiye alınamayacak bir Meksika gazetesi, talihsiz kadının parçalanmış fotoğrafını ilk sayfaya taşıyıp “Aşk Tanrı’sının Hatasıydı” diye başlık attı!

Meksikalılar bu rezil gazete sayfasına tepki olarak sosyal medyada Escamilla’yı güzel sözler ve resimlerle anmaya başladı.

Katil koca yakalandı. Suçunu şeytana yüklemeden uyuşturucu ve alkolün etkisindeyken kavga ettiklerini söyledi.

Sosyal medya yoluyla ulaşabildiğim teyide muhtaç bilgiler şöyle: Vahşice öldürülen İngrid Escamilla’nın babası 3 yıl önce ölmüş, annesi de evi terk etmiş. Turizm sektöründe çalışan Escamilla, katili tarafından hep şiddet görmüş ve yakın zamanda şikâyette de bulunmuş ama eşine bir şans daha vermek istemiş.

Öyle ya da böyle… Yazımda fotoğrafını gördüğünüz bu güzel kadın artık yaşamıyor. Günde neredeyse 10 kadının öldürüldüğü Meksika, kadınlara karşı işlenen cinayet konusunda kötü bir sabıkaya sahip. Sevgili ülkemiz Türkiye’de de birbirini doğrayan, öldüren eşler, sevgililer bol miktarda bulunmakta.

Eş, sevgili cinayetlerini normal sayan insanlık, iş, cesedin parçalanmasına varınca ancak ayağa kalkabiliyor galiba! Günümüzü kana bulayanları affetmiyorum!

KAYMAKAM’IN HAYALİ SİZDE YOK MU?

Tosya Kaymakamı Deniz Pişkin’in kitap sevgisini yansıtan çalışmalarını ilgiyle izliyorum. “Okuyan Bir Tosya Hayalim Var” projesine de büyük saygı duyuyorum.

Geçende Kaymakam Bey’in yine kitaplar ve çocuklarla bir arada oluşunun haberini aldık. Tosya Mehmet Âkif Ersoy Ortaokulu’nu ziyaret eden Deniz Pişkin, bir sınıfta öğrencilerle beraber kitap okumuş, “Kendimize ve başkalarına saygı duymayı öğrenmek, yüreğimizi ve aklımızı, doğa ve insanlık sevgisiyle doldurmak, dünyamızı, tarihimizi ve kendimizi keşfedebilmemiz için kitaplarla olan yolculuğumuz sürüyor.” açıklamasında bulunmuş.

Ülkemdeki pek çok kitapsızın önemli yerleri işgal edip hakimiyet kurduğunu görünce Kaymakam Pişkin’in bu kitap duyarlılığına ilgi göstermemek mümkün değil.

Bir de okumayı teşvik için çocuklarla beraber meydanlarda kitap okuma yöntemini tercih eden büyüklerimiz oluyor. Etkinlik bittikten sonra da bir daha o meydanda elinde kitap olan kimseyi göremiyoruz! Bu, aslında okuma konusuna bakışımızın yanlışlığını gösteriyor.

Örneğin; toplumumuzda, okuma eylemi hep çocuklar ve okuyan gençlerle beraber anılır, yetişkinlerin kitaplarla yan yana gelmesineyse nadir rastlanır. Okumak daha çok “büyük adam olmak”la eşdeğerdir bu kültürde. Okuyup iş aramaya devam ederseniz size acıyarak bakar ahali! Kötü bir anlayış!

Dikkatleri okumaya çektiği için Kaymakam Pişkin’i tebrik ederim. Sizlere ve kendime de çağrım, “Okuyan Tosya” hayalini biz de kurup bunu diğer ilçelere ve şehirlere yayarak “Okuyan Bir Türkiye Hayalim Var”a büyütelim, var mısınız? Haydi, kitap başına…

* * *

Kitabı yayımlanan ve onu tanıtım için gazetelere hediye eden yazarlar! Kitaplarınızın, gazete sahiplerinin ve yazı işleri müdürlerinin tozlu raflarında okunmadan beklemesini istemiyorsanız kitaplarınızı kütüphanelere hediye edin. Fotoğraf istiyorsanız orada çekin! Daha anlamlı bir hareket yapmış olursunuz. “Okuyan Bir Tosya Hayali”ne kitap göndermeyi de unutmayın!

PUTİN’İN MONT REKLAMI!

Putin, Belarus Devlet Başkanı’yla Soçi’de görüşürken üzerinde turuncu renkli bir mont vardı. Montu üreten firma bu kareyi kendi internet sitesinde “Putin, Soçi ziyaretinde özel siparişle kendisine dikilen parkayı seçti.” ifadeleriyle yayınlayarak reklam fırsatını kaçırmadı.

Ancak Rusya’daki Reklam Kanunu’na göre “Firmaların, ürünlerini devlet görevlileri tarafından beğeni gördüğü yönünde ifadeler kullanmaması” ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle şikâyet edildi.

Şikâyeti inceleyen yetkili kurul, firmanın bunu “bilgi amaçlı paylaştığını” belirterek cezai işlem gerekmediği sonucuna ulaştı.

Rusya’dan, Putin’den ve onun turuncu montundan bize ne değil mi?

Sevgili ülkemin yerel ve ulusal giyim marka ve mağazalarında da böyle bir eğilim var. “Filan belediye başkanı bizden giyinir, Feşmekan vekile takım elbise çok yakıştı!” gibi ifadelerle reklam yaparlar.

Rusya’da demokrasi pek de olmadığı için karar, mağaza aleyhine çıkmadı ama ülkemin Sayın idarecileri, siz de Putin’in düştüğü duruma düşmeyiniz. Bu düşüşü normal sayıyorsanız acilen çıkınız! Markaların, mağazaların reklam yüzü olmayınız! Bilmem anlatabildim mi?

* * *

Birkaç gün önce bir akşam vakti TRT Nağme’de güzel sanat müzikleri eşliğinde bir şiir dinledim, mest oldum. Şairimizin ismi Zeki Kaymakçı ve o şiirden sizleri de haberdar edeyim:

“Bir şiir yazacağım demiştim ya ben sana
Yüreğim kâğıtlara darıldı yazamadım
Bu küslük bittiği gün ilham gelmişken cana
Elimdeki kalemler kırıldı yazamadım…

Sualler hiç bitmiyor diyorlar neden gitti
Bilmiyorlar yalnızken umutlarım hep yitti
Çok uzun zannettiğim ömrüm de sanki bitti
Ahiret soruları soruldu yazamadım…”

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Nis

Değişmeyen gündem ve 23 Nisan

15Nis

Güllaç kalpleri kim kırdı?

06Nis

Pudra şekerinden amirallere…

29Mar

Gerçekleri pudralamak!

24Ara

2020 uğursuz muydu?

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
açılış reklam