"Anneniz Sizi Nasıl Yetiştirdi?"


5 yaşındaki yeğenim hepimize karşı böyle seslendi bir akşam: "Anneniz sizi nasıl yetiştirdi be!" Daha önceki sözlerinin dinlenmemesineydi bu kızgınlığı! Hatamızı anlamıştık ama aramızda birkaç dakika süren sessizlikten sonra!

Anneler Günü geride kaldı diye düşünmeyin! Benim bildiğim her gündür o! Nazım üstat boşuna yazmamış:

"Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler. "

Devamında da "bulutlar adam öldürmesin." der. Üstat böyle yazsa da o bulutlar insan öldürmeye doymaz. Anneleri nasıl yetiştirmiştir bu katilleri? Hiç mi sevmemiş, sevilmemişlerdir?

Bir başka şairimiz Nevzat Çelik de "ülkemin neresine bakarsa ay orada yitik bir anne ağlıyor." demişti Şafak Türküsü'nde ve haklıydı ne yazık ki!

Kırılıp incitilmeyen, ağlatılmayan anne var mıdır acep? Ya biz nasıl evlatlarız, sorduk mu hiç kendimize?

Bizim parasız çocuklar oluşumuzla ilgilenmeyen bir sistem, bize bir günlüğüne vefalı bir çocuk olup annemizi hatırlamamızı söylüyor. Hediye alamadım, diye yerin dibine girmemizse bu sistemin bize emrettiklerinden.

Annelere en büyük hediye, çocuklarının güler yüzü ve mutlu olması. Bunu bile bile kendinizi yormayın. Sadece bir günlüğüne vefalı evlat görünen paralı züppelere de aldanmayın! Biliyorum, siz, annenizi çok seviyorsunuz, anneniz yanınızdaysa bu yazıyı okuduktan sonra ona bir kez daha sarılıp öpeceksiniz belki. Annesi bu dünyada olmayanlar da mezarlığa gidip mezar taşına, toprağına su dökecek ve “Kavuşacağız anne, bir gün mutlaka…” diyecek. Necip Fazıl da öyle dememiş miydi şiirinde?

"Ak saçlı başını alıp eline,

Kara hülyalara dal anneciğim!

O titrek kalbini bahtın yeline,

Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,

Gecenin ardında yine gece var;

Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,

Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,

Kanadın yayılmış, çırpınmak için;

Bu kış yolculuk var, diyorsa için,

Beni de beraber al anneciğim!.."

Bu hissizleştirilmiş günü hatırlayacak bir evlattan yoksun anneler! Bütün saadetlerin mümkün olduğunu haber veren Ziya Osman Saba şiirini hatırlatmak isterim size:

"Bütün saadetler mümkündür...

Bahtsızların biraz gülümsemesi...

Körlerin gün görmesi,

Mümkündür bütün mucizeler...

Ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar...

Ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha."

Her şeye karşın affedin hayırsız evlatlarınızı anneler! "Tepeden tırnağa oğula ve kıza kesmiş bir ülkeyi armağan" edemedik diye kızmayın ne olur! Bizi de mazur görün! Yaşamak bir ağrı gibi asıldı boynumuza, ondandır tüm bu olanlar, oysa biz türkü tadında yaşamak istemiştik!

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Nis

Pudra şekerinden amirallere…

29Mar

Gerçekleri pudralamak!

24Ara

2020 uğursuz muydu?

12Kas
25Eyl

Balkonda kim var?