KADINA ŞİDDETİN BİTMESİ KONUSUNDA SAMİMİ MİYİZ ?


Kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin bitmesi konusunda gerçekten saimi olanlar kadınları dolduruşa getirmek yerine önce bataklığın kurutulmasına yardımcı olmalı .

Bu yolda ilk adım yuvayı kurtarma olmalıdır .

Bir İslam ülkesinde bir yuva yıkılmaktan nasıl kurtarılır ?

Allah'ın emir ve yasaklarına uyarak .

Peki Allah'ın emir ve yasaklarına uyarak bir aile nasıl ayakta kalır ?

Birincisi kadın - erkek herikisi de farz olan ibadetlerini yerine getirmelidir .

İkincisi herikisi de dinin önerdiği güzel ahlakla bezenmelidir.

Üçüncüsü kadın ve erkeğin aile hayatında nasıl davranılması konusundaki tavrını ; Avrupa'nın kokuşmuş ve kendine faydası olmayan sahte ve geçici , geçiştirmeli kanunları , düsturları değil Allah'ın kadına ve erkeğe binler hikmetlerle biçtiği role uygun davranışlar belirlemelidir .Yani ailede Allah'ın kuralları hâkim olmalı .

İşte bunu sağlayacak , davranışlarımıza yön verecek, ışık tutacak bazı ayet ve hadisler :

Nasıl ki her gurupta , her toplulukta bir temsilci bir yönetici , bir idare edici , Hz . Peygamber ' in tabiriyle bir " çoban " vardır. Ailede bu çoban erkek olmalıdır. Ancak erkek bunu suistimal etmemeli , kadın bunu eşitsizlik ve aşağılanma sebebi olarak görmemelidir .

Kadınların " İyi kadınlar itaatkardırlar " ayetine uygun davranması erkeklerin kadına
" emanet " gözüyle bakması bile bir çok sorunun önüne geçecektir .

- Eşler birbirinde hoşuna gitmeyen bir özellik gördüğünde oraya yoğunlaşmamalı, aksine eşinde hoşuna gidebilecek başka bir çok özelliği vardır , onlara bakmalı .

- Çocuklar anne babaya karşı " öf bile " demeyecek şekilde yetiştirilmeli .

Çocuk yetiştirmede örnek alınacak yegane zât Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'in mübarek sünneti olmalıdır .
Günümüzde bu konuyla ilgili bir çok kitap var , bunlara bakılabilir .

Yeri gelmişken şunu da belirtelim : Kadınların eğitilmesinden asıl kasıt ; kadının birinci vazifesi olan kulluk , "eş"lik ve anneliğiyle ilgili bilgileri edinmesi anlaşılmalıdır . Üniversite bitirmesi değil !
Yeterince ilmihal bilgisi olan bir kadın eşine ve çocuğuna karşı nasıl davranması gerektiğini bilir ve bu da bir çok sorunun önüne geçer.

  • Maddiyat bir geçimsizlik nedeni olmamalıdır . Her ne kadar "ama efendim bu devirde .. " diye başlayan cümlelerle itiraz edilse de gerek Peygamber Efendimiz'in (ASM) gerek ashabının , gerek büyüklerin örnek yaşantılarına baktığımızda ve onların bu konudaki öğütlerine kulak verdiğimizde bunun "bu devirde " de geçerli olduğunu kimse inkar edemez . Kaldı ki bizim en fakirimiz bile onların seviyesinde bir fakirlikte değildir...

Uygulandığı takdirde bütün bunlar sevgiyi , saygıyı , huzuru ve düzeni getirecek dolayısıyla aileyi ayakta tutacaktır.

Ancak yine de bir sorun çıkarsa şu ayetler referans alınarak eşler barıştırılmaya çalışılmalıdır.
Zira bir çok ayette küslerin barışması ve barıştırılması emrediliyor :

Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (Nisa, 35)
 

“Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah’tan sakının ki size merhamet etsin.” (Hucurat; 10)

Eğer bir kadın, kocasının azgınlığından veya kendisini terk etmesinden korkarsa, barışa başvurmalarında onlara bir günah yoktur.

Barış, (kavga ve geçimsizlikten daha) hayırlıdır.

Nefisler bencillik ile yoğrulmuşlardır. (Onun için barışmak yerine, her bir taraf kendine çekmek ister.) Hâlbuki iyilik yapıp sakınırsanız, muhakkak Allah yaptıklarınızdan haberdardır. NİSA 128

Dikkat ederseniz Ayetler çok net çok açık bir şekilde böyle bir durum karşısında nasıl davranılması gerektiğini ortaya koyuyor . Başka bir söze gerek bırakmıyor ...

- Kadın hemen evi terketmemeli .

Çünkü bakın TALAK Suresi 1. ayette ne buyuruyor Cenab-ı Hak :

Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar.
Bunlar Allah'ın sınırlarıdır.

Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur.
Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır. ( Tefsirlerde yeni durumun pişmanlık veya barışmak gibi durumlar olabileceği söyleniyor.)

- Çevredekilerin tavrı ise çiftlere hakkı ve sabrı tavsiye olmalıdır.
Aksi takdirde şahit olduğumuz bir çok örnekte olduğu gibi
" kadın erkek eşitliği ,
aman kendini ezdirme ! ,
boşver kanunlar senden yana , sürüm sürüm süründür ! ,
gidip yine aynı dertleri çekeceksin ..." nevinden sözüm ona tavsiyeler olursa ... sonuç zaten bellidir .
Belki ne umutlarla barışmaya gelen adam reddedilecek , olay belki cinayetle sonuçlanacak ...
Hoş böyle bir durumda bile çözüm yine İslam'da . Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam kendisinden öğüt isteyen birine tam üç kez(bazı kaynaklarda bir kaç kez) öfkelenmemesi gerektiğini söylüyor . Demek insan öfkesine hâkim olabilir . Masum bir insanı öldürmenin bahanesi yok !

Şayet ayrılma söz konusu olursa bu sefer kadın ağır şartlarda boğaz tokluğuna ve saatlerce çalışmak zorunda kalacak , çocuklara
"ya anneye ya babaya ?" tercihi yaptırılacak, küçükse bakıcıya büyükse internete ve sokağa emanet edilecek ...
Yeni bir hayat yeni sıkıntılar...
Oysa az bir sıkıntıyla alıştığın düzeni devam ettirmek çok daha hayırlı olacaktı...
İstisnalar hariç boşanmak çözüm olmadığı gibi aradaki muhabbet bitmemişse tam bir zulüm olacaktır...

İşyerinde belli şartlara riayet edilmediği , sınırlar korunmadığı takdirde belki başka bir yuvanın temelleri sarsılacak ya da ailenin kötü günler geçirmesine neden olunacak ...
.
.
.

Gibi gibi..
Toplumu ifsad edecek bir kısır döngüdür devam eder gider..

Boşanma sonrasında böyle vahim sonuçlar olmasa bile geriye kalan hayatı tek başına geçirmek , yerine göre hem anne hem baba olmak ise ayrı bir sıkıntı ayrı bir külfet ...

Gün boyunca ağır şartlarda çalışan , yorulan kadın belki farz ibadetlerini bile terkedecek , ertesi güne dinç olarak başlamak için evdeki süreyi de dünyaya ayıracak...

Pardon ! biz dünyaya ne için gönderilmiştik ??

İşte kadına vadettiğiniz özgür(!) , hür(!) , eşit(!) hayat ..
Neye yaradı ?
Hangi sorunu çözdü ? :)

***

Aile kurumunun selametiyle ilgili arada akla gelebilecek her soruya ve her itiraza emin olun Hak din İslam'da çözüm var .

Mesela zinaya yaklaşmamak , gözü harama çevirmemek , boş sözden uzak durmak , kötülüğü iyilikle savmak , îsar , laf taşımamak ..gibi yüzlerce nurlu düstur ailedeki ve toplumdaki bütün sorunları çözer .
Bir şartla :
Biraz ondan biraz bundan , biraz Avrupai biraz İslâmî kurallar ve yaşantıyla bu iş olmaz ve görüldüğü gibi olmuyor .

....Kim Allah'ın indirdiği ile hükümetmezse işte onlar fâsıklardır . Maide 47

 Topluca Allah'ın ipine  sımsıkı sarılmak tek yol.

  1. Şeriat derler bu kanunda hiç bir boşluk , hiç bir eksiklik , hiç bir abes yok . Bu kanunda kimseye zulmedilmez .
    Kanun Koyucu öyle bir Kanun Koyucu ki her şeyi hakkıyla bilir , her işi hikmetle yapar. Sen(ben ) yeterki teslim ol , sorgulama, uygula !


     

selma.41@windowslive.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14May

Asılı Kur'an'ın aslı

13Şub

Evlilik kutsal mıdır?

26Ara

O halde 'Happy birthday to you'..?

06Ara

Hayat eve sığmıyor artık!

20Haz

Bambu etkisi