İDEAL TOPLUM


İDEAL TOPLUM

İnsanlık tarihi boyunca ideal insan/insan-ı kâmil arayışları olduğu gibi, buna paralel olarak ideal toplum/örnek toplum arayışları ve tartışmaları da sürekli olagelmiştir. Genel olarak adına Ütopya denilen, gerçekte olmayan hayalî mükemmel toplum modelleri batıdan doğuya birçok düşünür tarafından ortaya konulmuş, önerilmiş ve tartışılmıştır. Bu konuda bazen aşırıya kaçarak insanın/toplumun mutluluğu adına bazı insanların (fakirlerin) toplumdan ayıklanması bile teklif edilebilmiştir. Bu konuda, Platon’dan Farabî’ye olumlu ya da olumsuz birçok örnek sıralamak mümkündür. Ama ben “müsbet düşünelim, müsbet söyleyelim” prensibinden hareketle iyi örnekler üzerinde durmak istiyorum.


“Dertlinin derdine oluruz şerik,
Mutlu olsa, onunla mutlu oluruz.
Altına, gümüşe aldanmaz hiç kimse,
Bunlar bizim ülkede bir şeye değmez.”

Yukarıdaki dizeler 12. yüzyılda Azerbaycan’da yaşamış Nizamî Gencevî’ye ait. Kendisi fertlerinin mutlu olacağı ideal bir toplumu inşa etme konusunda bir hayli çaba gösteren, yazıp çizen ve bizatihi bu düşüncelerinin hayata geçebilmesi için zamanının yöneticilerine mektuplar yazan, onları ikna etmeye çalışan bir Türk düşünürü ve aksiyon adamıdır. Yukarıdaki sözlerinden de anlaşılacağı üzere “derde de, mutluluğa da ortak olunan, altına, maddiyata değil insanlığa değer verilen, Hakkın ve adaletin hakim olduğu bir ülke hayal etmekte; hayalden de öte devrinin ileri gelenlerine bu görüşlerini sosyal bir proje olarak sunmaktadır adeta. Çağının ve içinde yaşadığı toplumun gerçek bir entelektüeli diyebileceğimiz Gencevî kaybolan insanî değerler ve kendi deyimiyle “insanlık gövheri” için adeta yas tutmaktadır.

“Gözbebeğin kapağı niçin karadır?
İnsanlık ölmüş, matem tutmaktadır."

Farabî de ideal ve erdemli bir toplumun meydana gelebilmesi için çaba göstermiş,“medinetü-l fazıla” yani faziletli/erdemli toplum projesini ortaya koymuştur. Ona göre erdemli bir toplum erdemli yönetici ile mümkündür. Bu yöneticiler bilge, hatta peygamberlerin özelliklerine sahip kişiler olmalıdır ona göre.

Gencevî’nin eserinde ideal toplum arama seferine çıkan kahramanı İskender, “asr-ı saadet”i (mutluluklar ülkesi) görünce onlara hayran olur ve şöyle der:

"Yol buysa, peki nedir başka ayinler?
Biz kimiz, peki insan bunlarsa eğer?
Bunları önceden görseydim eğer,
Dünyayı bu kadar etmezdim heder."

Evet işte gerçek ideal toplum modeli. Alemlemlerin Rabbi Cenab- Hakk’ın Kur’an-ı Hakîm ile Habibinin(as) rehberliğinde inşa edilmiş, vahyin aydınlık ikliminde en güzel ahlâk ile ahlâklanmış bütün insanlığa örnek bir toplum.

Bu toplum bir hayal, bir ütopya değil; bizzat iyilik, güzellik, ahlâk ve erdem adına ne varsa varlığında iliklerine kadar hissetmiş, hayatının her anında ve alanında uygulamaya koymuş ve bu idealin bütün cihana hâkim olabilmesi için var gücüyle; gerektiğinde yurdunu yuvasını terk ederek mücadele ve mücahede etmiştir. Cümlesini saygı, hürmet ve rahmetle selamlıyorum.

“Siz insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten nehyeder ve Allah’a iman edersiniz.” (Âl-i İmran, 110)

“İnsanların hayırlısı (en iyisi), insanlara faydalı olandır” (Hadis)
“Farzlardan sonra en kıymetli amel, müslüman kardeşini sevindirmektir.” (Hadis)

sevketozsoyy@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Mar

Bu geceyi ganimet bilmek

27Şub

Birlik zamanı

20Şub

Bereketli zaman dilimleri

18Şub

Yenilmedik yenilendik

14Şub