Arınç: Demokratikleşme konusunda, bir hazırlığımız hemen hemen bitmiş durumda

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Biz çözüm sürecine yönelik olarak veya son Gezi olaylarıyla ilgili bir takım olumsuzluklara bakarak bugünlerde yeni bir şeyler yapma ihtiyacı duymuyoruz. Ama geçtiğimiz 1-2 yıldan bu yana adım adım…

  • 313
Arınç: Demokratikleşme konusunda, bir hazırlığımız hemen hemen bitmiş durumda
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Biz çözüm sürecine yönelik olarak veya son Gezi olaylarıyla ilgili bir takım olumsuzluklara bakarak bugünlerde yeni bir şeyler yapma ihtiyacı duymuyoruz. Ama geçtiğimiz 1-2 yıldan bu yana adım adım demokratikleşme konusunda atacağımız adımları planlıyoruz, hesaplıyoruz, yeri ve zamanı geldiğinde de bunları gerçekleştiriyoruz. Bir hazırlığımız hemen hemen bitmiş durumdadır." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Başbakanlık Merkez Bina'da yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, bir basın toplantısı düzenledi. Arınç, açıklamasının ardından da gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bülent Arınç'a medyada yer alan Alevi açılımına ilişkin detaylar soruldu. Bakanlar Kurulu'nda söz konusu demokratikleşme paketi konusunda bir sunum olmadığını aktaran Arınç, "Ancak biz Sayın Beşir Atalay, Sayın Adalet Bakanı’mız, bendeniz ve birkaç bakan arkadaşımız, geçmişten bu yana bazı çalışmalar yapıyoruz. Bu sabah da saat 10.00’da toplandık, 13.00’e kadar bazı çalışmalar yaptık. Bunlar bizim siyasi referanslarımızdır. Özellikle 30 Eylül 2012’deki büyük kongremizde 2023 hedeflerimizde siyasi vizyon olarak kitaplaştırılan demokratikleşme, özgürlük alanlarının genişlemesi, bu alanlarda neler yapacağımızı gösteren 63 maddelik bir vizyonumuz var. Bunlardan hangilerinin yasama olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, aramızda konuşuyor ve çalışıyoruz. Sanıyorum bu konuda neler yapabileceğimizi veya parlamentoya neler sevk edebileceğimizi önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu toplantısına da gerek olmadan, yaptığımız hazırlığı Sayın Başbakanımıza sunduktan sonra hem kamuoyuna hem de bakanlarımızın imzasına açabiliriz." bilgisini verdi.

Bunların bir kısmının da yasama gerektiren işler olduğunun altını çizen Bülent Arınç, "Şüphesiz TBMM’nin gündemi önemlidir. Bir kısmı idari tedbirlerdir. O her bakanımızın kendi sorumluluk dairesi içinde alabileceği kararlardır. Biz çözüm sürecine yönelik olarak veya son Gezi olaylarıyla ilgili bir takım olumsuzluklara bakarak bugünlerde yeni bir şeyler yapma ihtiyacı duymuyoruz. Ama geçtiğimiz 1-2 yıldan bu yana adım adım demokratikleşme konusunda atacağımız adımları planlıyoruz, hesaplıyoruz, yeri ve zamanı geldiğinde de bunları gerçekleştiriyoruz. Bir hazırlığımız hemen hemen bitmiş durumdadır. Bunun parlamentoyu sunulması gerekenleri yasama dönemi bitmeden, yani Temmuz ayının 8’i, 10’unu kastediyorum, belki açıklanmış, deklare edilmiş ve parlamentoyu sunulmuş olabilecektir. Ama bunların görüşülmesinin, eğer olağanüstü bir durum olmayacaksa Ekim ayından itibaren başlayacağını hepimiz biliyoruz." şeklinde konuştu.

"ÇÖZÜM SÜRECİ AYNEN DEVAM EDİYOR"

Basın toplantısında Başbakan Yardımcısı Arınç'a ayrıca "Çözüm süreci kapsamında bir takım haberler geliyor. Geri çekilme konusunda bazı PKK’lıların inat ettikleri söyleniyor. Bu iddialar doğru mu? Bir de düşürülen bir helikopter vardı. Çekilme sürecinde son durum nedir?" sorusu yöneltildi. Arınç, bu soruya cevaben de "Bu (helikopter olayı) çözüm sürecini engelleyecek veya başarısızlığa götürecek bir unsur değildir. Çok zorlu bir sürecin içindeyiz ama süreç aynen başladığı gibi belli bir noktaya doğru olumlu bir şekilde seyrediyor. Bu arada konuşulanlar, yazılanlar, çekilen fotoğraflar, bunların hiç birisi çözüm sürecinin olumlu gittiğinden daha önemli bir haber değildir. Dolayısıyla birileri çok konuşabilir, yazabilir, çok eleştirebilir ama süreci takip eden istihbarat teşkilatımızdan başlayıp süreci de büyük ölçüde hükümetimizin ilgili bakanları takip ettiğine göre ve silahlı unsurların Türkiye’den çıkmaları halen devam ettiğine göre ve bunun belli bir takvim içinde bitirileceği ifade edildiğine göre süreçte bir olumsuzluk var demek çok haklı olmaz. Bu süreç içerisinde olumsuzluğa yönelik her hangi bir eylemin varlığını ifade etmemiz doğru değil." ifadelerini kullandı.

"IRKÇI YAKLAŞIMLARLA BİR AB'NİN KURULMASI VE YAŞAMASI MÜMKÜN DEĞİL"

Arınç'a ayrıca “Yarın AB’nin yeni fasıl açılıp açılmamasıyla ilgili kararını açıklaması bekleniyor. Siz nasıl bir karar bekliyorsunuz? Almanya ve Hollanda’nın Gezi olaylarını ileri sürerek aldığı bir veto kararı var. Hükümetin izleyeceği yol haritası nedir?” sorusu da yöneltildi. Başbakan Yardımcısı Arınç, bu soruya cevaben de şöyle konuştu: "Biz müzakerelerin bir ahde vefa olduğunu ve hukuki bir süreç olduğunu biliyoruz. 2005 Ekim ayından bu yana sürdürdüğümüz müzakere sürecinde hiç kimse AB ile Türkiye arasındaki ilişkinin gelip geçici veya güne yönelik olay olduğunu söyleyemez. Bize göre süreçte bir yavaşlama olsa da zaman zaman engeller çıkarılarak Türkiye haksızlığa uğradığını ifade etse de başka ülkelerin de müzakere süreçlerinde karşılaştıkları ile Türkiye de karşılaşıyor diyebiliriz. Biz bu sürecin bir anlaşmadan kaynaklandığını düşünüyoruz. Bizi tam üyelik hedefine götüren ilişkilerdir. Bu süreci hiçbir ülke hiçbir şekilde siyasallaştırmamalı, önümüze siyasi engeller konulmamalıdır. Fransa’nın blokajı kaldırmasıyla 22. fasıl açılmaya hazır hale gelmiştir. Bu husus AB yetkililerince de teyit edilmiştir. Bu konuda son günlerde AB’de çıkan tartışmaları yakından takip ediyoruz. Geçtiğimiz cumartesi günü de bu konu Doha’da Türk ve Alman dışişleri bakanları tarafından ele alınmıştır. Bakanlarımız bugün de görüşmelerini sürdürmüşlerdir, temaslar sürmektedir. Bugün de görüşmelerini sürdürdüler. Türkiye AB ilişkilerine ivme katacak en doğru kararın alınması bütün üyelerin ve AB'nin çıkarınadır. AB'nin tutum alması gerektiğini düşünüyoruz. Almanya'da bazı siyasi partilerin önümüzdeki seçimlere yönelik programlarında Türkiye ile ilgili kararların bu sözleşmeye uymadığını AB ruhuna karşı geldiğini bilmeliyiz. AB'yi var eden sebepler hukukun üstünlüğü farklılıkları zenginlik olarak görmektir. Yoksa nefret söylemleriyle ırkçı yaklaşımlarla bir AB'nin kurulması ve yaşaması mümkün değildir. Ben bugün olumlu bir kararın çıkabileceğini Türkiye AB ilişkilerinde yaşanan bu son günlerdeki sıkıntıların aşılabileceğini düşünüyorum."

DÖVİZLİ ASKERLİK KONUSUNDA MÜJDE

Arınç, bir başka soruya cevaben de dövizli askerlik, özellikle de dözvizli askerlik konusunda ücretin düşürülmesine yönelik bir çalışmanın yapıldığını belirterek, "Taleplerin haklı ve makul olduğuna karar verildi. Milli Savunma Bakanı, Maliye Bakanı ve Bekir Bozdağ bir araya gelip aradaki ayrıntıları gözden geçirecekler. 10 gün sonra yurttaşların bedelin düşürüldüğü konusunda müjde vereceğiz." şeklinde konuştu.