'Hac için düşürülen kotada ismi çıkanlar 2014 yılında gidecek'

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ 'Hac için düşürülen kotada ismi çıkanlar 2014 yılında kurasız gidecek' dedi.

  • 316
'Hac için düşürülen kotada ismi çıkanlar 2014 yılında gidecek'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Kabe’nin etrafında devam eden inşaat çalışmaları nedeniyle tüm dünya ülkelerini kapsayan yüzde 20 kontenjan indirimine ilişkin, "Hac için düşürülen kotada ismi çıkanlar 2014 yılında kurasız gidecek" dedi.

Bozdağ, Yozgat Valliği ve Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen Bozok Bereket Kervanı iftar yemeğine katıldı. Bozdağ, iftar yemeği sonrası AK Parti Yozgat İl Başkanlığını ziyaret ederek partililer ile bir araya geldi. Burada gazetecilerin sorularını cevaplayan Bozdağ, Hac ve Umre kontenjanlarıyla ilgili soruya, "Umre ile alakalı ve Hac ile alakalı bazı problemler yaşanıyor. Biliyorsunuz Kabe’nin etrafında devam eden inşaatlar nedeniyle Suudi Arabistan yönetimi hacıların güvenli ve sağlık içerisinde Hac ibadetlerini yapabilmeleri için hacı sayılarında her ülke için yüzde 20 oranında kontenjan azaltılması yoluna gitti. Esasında bu bir zaruretten kaynaklanıyor. Şu anda Türkiye’de de Hac kotasında yüzde 20 gibi bir indirim yapmak zorunluluğumuz ortaya çıktı" dedi.

Yapılan yüzde 20 indirimin 14 bin hacı adayını kapsadığını dile getiren Bozdağ, "Bununla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığımız 2013’te kendisine Hac çıkmış olup da 2014’de gitmeyi yeğleyen varsa, gönüllü olarak onların müracaatlarını alacak. Bunların dışında kalan kısmıyla ilgili de noter huzurunda kura çekimi yapılacak. Kurada düşürülen yüzde yirmi kotada ismi çıkanlar 2014 yılı içerisinde Hacca kuraya tabi olmaksızın gitme imkanı bulacaklar. Yani bunlar önümüzdeki yıl Allah sağlık sıhhat verirse yapma imkanı bulacaklardır. Umre ile alakalı bir sorun yoktu ama Ramazan ayı yaklaşırken Suudi Arabistanlı yetkililer Umre ile alakalı sıkıntılar dile getirdiler. Şu anda Umre ibadetini yapmak üzere gitmek isteyen vatandaşlarımızın vize ile ilgili bir sorun ile karşı karşıyayız. Bu sorunu gidermek için gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız gerekse Dışişleri Bakanlığımız gerek diğer yetkililer bu konuyla ilgili girişimlerde bulundular. En son kendim bizzat Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman Bin Abdülaziz ile bir telefon görüşmesi yaptık ve bu konu ile ilgili yardımlarını rica ettik. Onlar da yardımcı olacaklarını ifade etti. Umarız ki bu problem yarın bir gün açılır dileğimiz odur şu anda olumlu bir haber bekliyoruz. İnşallah yarın veya bir gün olumlu haber gelir" diye konuştu.

"SANDIKTAN ÇIKMIŞ İRADEYE HERKESİN SAYGI GÖSTERMESİ LAZIM"

Mısır’da yaşanan sürecine değinen Bozdağ, sandıktan çıkmış iradeye herkesin saygı göstermesi gerektiğini vurguladı. Bozdağ, "Darbe nerede olura olsun kim tarafından kime karşı yapılırsa yapılsın kötüdür. Türkiye’nin tutumu ilkesel bir tutumdur. Sandıktan çıkmış bir iktidara milli idareye herkesin saygı göstermesi lazım. Meşru iktidar milletin sandıktan çıkardığı iktidardır. Milletin sandıktan çıkardığı iktidarı anayasa ve milletin iradesine rağmen bir hukuk dışı yolla devirmek çok açık şekilde darbedir. Ama maalesef bazı batılı ülkeler ve bazı orta doğu ülkeleri darbe bile diyemediler. Tabi darbeden öte zihnî destek veren ülkeler olduğu gibi bazı ülkeler de açıktan destek veriyor. Türkiye’nin bu noktadaki duruşu ilkesel bir duruştur, demokrasinden yana bir duruştur, milli iradeden yana bir duruştur, hukuk devletinden yana bir duruştur. Demokrasiyi dilinden düşürmeyen ülkelerin maalesef bu konuda demokrasi ayakları altına alınırken, milli irade ayaklar altına alınırken, hukuk ayaklar altına alınırken, seçilmiş iktidar, meşru iktidar, gayri meşru, gayri hukuki yöntemlerle darbe ile ortadan kaldırılırken sessiz kalmışlardır" dedi.

"DEMOKRASİYİ DİLİNDEN DÜŞÜRMEYEN ÜLKELER MISIR HADİSESİNİ SEYREDİYOR"

Demokrasiyi dilinden düşürmeyen ülkeleri, Mısır konusundaki tutumlarından dolayı sert bir dille eleştiren Bozdağ, "Bütün dünya yaşanan bu hadiseyi seyrediyor. Tarih de bunları kaydediyor. Türkiye’nin ilkesel duruşunu da kaydediyor, bu konudaki Batı’nın ve başka ülkelerin ikiyüzlü duruşunu bazılarında da darbeyi destekleyişini kaydediyor. Tarih bunlar hakkında hükmünü elbette verecektir. Tabii burada Mısır halkının duruşu çok önemli. Baktığınızda öyle bir fotoğraf var ki Kıptiler bir araya geliyor, Ezher şeyhi bir araya geliyor, Selefiler bir araya geliyor, laikçiler bir araya geliyor, ordu bir araya geliyor, Hıristiyanlar bir araya geliyor. Esasından bir araya gelmeleri pek kolay ve mümkün olmayan ne kadar yapı varsa bir araya geliyor ve Batı’nın alkışladığı bazı monarşi yönetimlerinin alkışladığı bir olayı gerçekleştiriyorlar. Darbe yapıyorlar. Yani pek alışık bir şey de değil. Nasıl bir sivil anlayıştır ki askerle el ele, nasıl bir siyasal partidir ki bazı siyasal partiler de orda darbecilerle beraber oldular ve darbe yaptılar, birlikte bir darbe gerçekleştirdiler. Bunu anlamak da mümkün değildir. Mısır halkının kahir ekseriyetinin yapılan bu darbenin karşısında olduğuna inanıyorum. Şu anda sokakta olanlar var, olmayanlar var ama Mısır halkının ve kahir ekseriyetinin bunun karşısında olduğuna inanıyorum. Ortaya çıkan görüntüler, protestolar da bunu gösteriyor. Önümüzdeki zaman içerisinde Mısır’daki durumun nasıl olacağını göreceğiz" şeklinde konuştu.