'Galibiyet garanti diyemiyoruz!'

Sitemiz köşe yazarı ve futbol antrenörü Emin Eğri'den maç kritiği. 'Galibiyet garanti diyemiyoruz!'

  • 1593
'Galibiyet garanti diyemiyoruz!'

TFF 2. Lig Kırmızı Grup'ta mücadele eden GMG Kastamonuspor, sahasında Fethiyaspor'la karşı karşıya geldi.

Temsilcimiz GMG Kastamonuspor, Fethiyespor'u 2-0 mağlup etti

Sitemiz köşe yazarı ve futbol antrenörü Emin Eğri, maçın kritiği yaptı.

Eğri, "Cumartesi maçında tribünler soğuya rağmen kapalı dolu, açık yarısı doluydu. Hava futbol oynamaya müsait, zemin fazla yumuşaktı. Seyirci beklediği futbolu bir türlü göremedi.

Maçı iki devrelik yorumlamak gerek. İlk yarı tatsız, tuzsuz ama yine de birkaç net pozisyonun heba edildiği, beceriksizliğin ürünü vuruşlarla gol atamadığımız devreydi.

17. dakikada Okan kale önünde karambolde boş kaleye topu vuramadı, 20. dakikada Yusuf kaleci ile karşı karşıya kalıp üzerinden aşırtma bir gol durumu varken çalım atma sevdası ile pozisyon kaybetmesi ilk yarının önemli pozisyonlarıydı. Bugün genelde Yusuf'ta fazla çalım atma hevesi depreşmiş göründü.

Biz bunları heba ederken, 38. dakikada Fethiyespor oyuncusu Özcan Yaşar, üç oyuncumuzu çalımlayarak kaleye şutunu attı, Abdullah kurtardı!

İlk yarı sonucuna bakarak izleyenlerde yine 'Umutsuzluk' vardı. Galibiyet gerçekten zor görünüyordu. Pozisyona girmekte hem zorlanıyoruz, girince de fırsatı değerlendiremiyoruz.

İkinci yarı ilk yarıya nazaran biraz hızlı başladık, ataklarımız galibiyet için üst üste geliyordu. İlk yarının dağınık futbolundan biraz sıyrılmış, atak futbola dönmüştük. Bunun neticesinde 50. dakikada Yusuf 12 metre mesafeden rahat pozisyonda şutu yandan dışarı yollarken "bu da kaçmaz" dedirtiyordu! Akabinde uzun topu kapan Okan, pas atacak arkadaşını aradı ama destek bulamayınca topu rakibe teslim etti.

Nihayet dakikalar 58'i gösterdiğinde sağdan rakip kale alanına giren Okan, yerden pasla Yusuf’u gördü, onun vuruşu galibiyet golümüz olarak ağlara gitti.

Beklediğimiz gol gelmişti ama istemediğimiz golden sonra galibiyeti koruma içgüdüsü de geri gelmişti, rakibe fırsatlar veriyorduk. İkinci yarı oyuna alınan Yiğitali takıma hareket getirmişti ama fazla topla oynaması da topu kaybetmesine neden oluyordu. Eskiye göre daha iyi görünen, sonradan oyuna alınan Alptekin Çaylı’da 'bencil' oynamasını bırakmalı.

Bir taraftan galibiyeti korumak, diğer taraftan ikinci gol beklentisi ile rahatlamak isteyen seyirci istim üstündeydi.

83. dakikada sonradan oyuna alınan yeni transfer Muhammet Arslantaş’ın ceza alanı içinden vurduğu düzgün vuruşla gol atması hem takıma, hem seyirciye rahat nefes aldırmıştı.

Maç da bu skorla 2-0 galibiyetimizle bitti.

Genel görünümde, hücumda çoğalamadığımız gerçeği halen devam ediyor. Hocanın, Yusuf’u değiştirme hastalığı da devam ediyor!

Bundan sonraki tüm maçların içeride ve dışarıda çok zor geçeceği görünmektedir. Seyirlik değil, puanlık maçlar göreceğiz. Hata yapan yarışta darbe alacak haftalara geldik. Skora göre oynadığımız futbol tatmin edici değil. Bir an önce alınan yeni transferler takıma adapte edilmeli, rakibe üstünlük sağlayacak oyun düzenine geçmeliyiz.

Hocam bizim seyrettiğimiz tribünlerden böyle görünüyor, acaba saha kenarından iyi mi görünüyor? İzleyiciler skordan memnun, oyundan değil.

Artık maçların 'içeride kazanırız' düşüncesi garanti değil, olmuyor. Dışarıda maç almak daha da zorlaşıyor! Az hata yapan ipi göğüslüyecek. Belki de kıl payı!