Aşk Yazarı Mustafa ÇİFCİ

19 Mayıs'la başlayan bağımsızlık ve Atatürk aydınlığı

Aşk Yazarı Mustafa ÇİFCİ

  • 235

Birlikteliğimizin gücü, yaptığımız her ne olursa olsun, geçmişte atalarımızın bu topraklar için kan döktüğünü, Dünya savaşında kaybeden tarafta bulunup, toprakları işgal edilip, silahlarına el konulması aşamasında topyekûn kurtuluş mücadelesine Atatürk önderliğinde girip başardığını, bu günleri, Cumhuriyeti sadece ATATÜRK sayesinde kazandığımızın farkında olmamızdan geçer.

Bu arada ATATÜRK vatan demektir.

Atatürk tüm şehitlerimiz demektir.

Vatanı sevmek, tarihini bilmekten geçer.

Kendi adıma söyleyeyim, Atatürk’ü sevmeyenleri asla sevmedim ve sevmeyeceğim de. Burada sözü edilen Atatürk aslında bir kişi, bir birey olarak değil düşünce sistemi, laik düzen, modern yaşam sistemidir.

Atatürk’ü olmayan diğer Müslüman yönetimlerin başta kadınların yaşamlarına bakarsanız Atatürk farkını görmüş olursunuz. Öte yandan o dönemi incelediğimizde Cumhuriyet fikri sadece Atatürk’te var olduğunu görüyoruz. Diğerleri monarşi yönetiminin devamı, mandalığı kabul etmek gibi birden fazla düşünceli gruplar var. Ve imzalanan anlaşmalarla vatan toprakları bölünmüş, çok az bir kısmı kalmıştı.

Atatürk ne yaptı sorusunu bir cümle ile özetleyeyim: Atatürk, binlerce yüzyıldır sürüp gelen monarşi, padişahlık yani babadan oğula geçen devlet sistemini bir sülaleden alıp halka veren liderdir. Cumhuriyeti kurmakla da kalmadı, devrimleriyle her şeyi sil baştan düzenledi. TÜRK Bilincini yeşertti.

1789 Fransız devriminden sonra demokrasinin çağdaş ortamın oluşması yaklaşık iki yüz yıl sürdü. Osmanlı dönemi bu gelişme ve değişim çağını yakalayamadı. Atatürk bu aradaki farkı toplumsal, kültürel, yasal ve iktisadi olarak devrimleriyle hediye etti.

Geçmişteki sistem yüzünden Türk Birliklerinin sürekli birbirleriyle savaştığını, tarihte Türk’ü Beyliğinin başka bir Türk Beyliği tarafından yıkıldığını zaten bilmeyen yoktur. Bu yüzden yüce TÜRK DEVLETLERİ Dünyanın en eski, en saygın ve kadına en çok değer verebilen devletler olduğunu da tarih yazdı.

Laiklik, din ile devlet işlerinin ayrılması ve vicdan özgürlüğü sayesinde toplumsal barış, birlik ve bilimsellikten geçer. Atatürk için laiklik, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşmasının temel ilkelerinden biridir. Onun sözleriyle laiklik; "Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din ne de bir mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman siyaset aracı olarak kullanılamaz."

Yine Atatürk, 2100 sene öncesi Mete Han'ı, 1500 sene önce Atilla'yı, 1150 sene öncesi Bilge Kağan'ı, 1000 sene öncesi Alparslan'ı unutturmadı. Türk Tarih Kurumunu kurdu. Asırlar sonra, dikkat edin asırlar sonra diyorum, Türk adında Türkiye Cumhuriyetini kurdu. Anadolu’da kazı çalışmalarıyla Türklerin izini ortaya çıkarttı. Her konuşmasında Türklüğü öne çıkarttı. Anadolu’nun tam 7 bin yıl öncesinde Türk olduğunu vurguladı. "Türkü, Türk yönetmeli" dedi. Anadolu’da sindirilmiş olan Türklüğü tekrar öne çıkardı…

Vatanı için canını feda eden tüm şehitlerimize, Atatürk ve askerlerine özlemle, hürmetle, saygıyla, mekanları cennet olsun..

[Aşk Yazarı Mustafa Çifci®- İstanbul, Mayıs, 2024]

Yorumlar 1
Emin Eğri 16 Mayıs 2024 17:05

Atatürkü sevmeyebilirsin!.. Yalnız ATATÜRK ve silah arkadaşlarının (onların içinde hepimizin sülalesinde dedelerimiz ve nenelerimiz vardır.) bu ülkeyi canları pahasına bizlere bıraktığı gerçeğini inkar edemezsiniz. Eden VATAN HAİNİDİR!.. Bu kadar net. Nur içinde yatsın Atamız ve silah arkadaşları.

Yazarın Diğer Yazıları