Dyt. Güner ERBAY

Yönler, açılar, hedefler ve acı biberler

Dyt. Güner ERBAY

  • 1344

İlkokuldayken, öğretmenimizin bize sorduğu bazı matematik problemleri, kimi zaman farklı yollardan gidilerek çözülebilirdi. Öğretmenler, bu yolları göstermek zorunluluğundadır ve genellikle de gösterirler zaten. Kimi beyinler yollardan birini, kimi beyinlerse öbürünü tercih eder. Problemlerin tek bir çözümü olmadığını bilmek çok ehemmiyetlidir. Hatta bazen bir üçüncü yolun varlığı bile söz konusu olabilir. Bir sınıfta bu yollardan her birini tercih eden çocuk sayıları, bizde olmasa bile bazı ülkelerde tespit edilmiş, buna göre de bir çok sonuçlar çıkarılıp, her türlü planlamalar yapılmıştır eminim. Biz ise önemsemeyiz böyle küçük ayrıntıları. Ne lüzum var değil mi? Kim hangi yoldan giderse gitsin. Sonrasında, o planlamaları yapan ülkelerin güdümünde yaşarız, bize sorun teşkil etmez!

Yaşamda da hedefler her ne ise, onlara ulaşmak için farklı farklı yollardan gidilebilir. Hatta bazen seçilen yol tıkalı olabilir, o vakit diğerleri denenir. Diğerlerinin denenmesi, varlıklarından haberdar olmayı gerektirir. Beyin farklı yollara bir alışkanlık edindiyse görebilir onları. Beyinin alışkanlık edinmesinde; öğretmenlerin problem çözümündeki her bir yolu göstermesinin payı büyüktür. Değilse hedeften çabuk vazgeçişler gelir önüne. Yol bulamadığın durumlarda bile, sayın İlber Ortaylı'nın dediği gibi gözün de pekse, kendin bir yol açabilirsin. Kendin bir yol oluşturacaksan; bilgili, azimli, sebatkar ve meşakkat çekmeyi göze alabilen birisi olman gerekir.

gökyüzü

Dünya yuvarlak olduğuna göre, gideceğin nokta her neresi olursa olsun ve de hangi yönü seçersen seç, oraya ulaşma imkanın olur. Doğu, batı, kuzey, güney ve bunların her çeşit karışımları, doğru açıyı bulduğun takdirde, eninde sonunda gitmen gereken yere ulaştırır seni. E dünya yuvarlakta evren dikdörtgen mi? O da yuvarlak, ha top gibi olmuş ha yumurta gibi fark etmez. Bu yüzden, insanların yolundan ziyade, hedefini dikkate almak gerekir. Hedef doğru hedef mi? Bizim kullandığımız yoldan başka yolu tercih edenlere, yanlış yolda diye bakarız hemen. Oysa yolun yanlışı yoktur genellikle, hedefe daha kısa vaya daha uzun mesafeli yollar vardır. Hatta bu genelin dışında olup, yolu yanlış açıdaki yönde bile olsa, bir zaman sonra doğrultur yanlış olanı. Allah bu farkındalığı oluşturabilecek nitelikleri vermiştir insana. Kimi zamanda O, açı değişikliği oluşturacak sebepler çıkarır önümüze, yardım için! Yani bizim olaya çok müdahil olmamıza gerek yoktur, yeter ki hedef iyi bir hedef olsun. Birbirimizin yollarına saygı duymayı bilmemiz çok önemlidir, bizim coğrafyamızda.

Yürüyüş yapmayı kendimi bildim bileli sevmişimdir. Hatta bizim aile topyekün yürüyüşçüdür. Fikrimce, bunda babamın sık tayinlerinin de etkisi oldu. Bir yerlerde bir yabancı olarak zaman geçirmek, doğanın içinde yer almakla kolaylaşır. Doğanın içinde yer almanın, en kolay ve her an mümkün olanı, evden çıkıp yürüyüş yapmaktır. Bizde; genellikle geceleri, evden çıkıp, tüm şehri dolaşarak vakit geçirirdik. Bolu'nun tüm sokakları bizden sorulabilirdi o dönemler. Kar buz da engel olamazdı, tüm şehir bizimdi. O zamanlar fazla araç yoktu yollarda, egzoz dumanına maruziyet minimumdaydı, hava çok daha temizdi. İnsan, bir şehrin yollarını en iyi yayan olarak öğrenir. Hele ki bir aile olarak yürüyorsan, çok da eğlencelidir. Sohbet, muhabbet yol ne zaman bitti anlayamazsın. Birbirinin her türlü nazını da çekersin. Yürünen yol insana kısacık gelir. Bir şehrin her türlü ana ve ara sokaklarını öğrenmek de farklı yolları görebilmede beyine alışkanlık kazandıran eylemlerdendir. Bu nedenle nörologlarca, bir yere her seferinde, farklı yollar kullanılarak gidilmesi tavsiye edilir. İster yayan ister taşıtla olsun, kalbin tercihi her daim sevilenle yapılan yolculuklardır fakat kimi zaman, hedef aynı dahi olsa, ayrı yönlere kanat çırpmak gerekir. Yolların yönleri uyuşamazken, kalpler aynı iz düşümünde konumlanmaya devam eder. Zordur elbette bu durumu göğüslemek, hayatın çelişkilerinden birisidir gönlüne. Gerçekteyse her bir bireyin kendi tekamülü içindir olan!

Bazense sevilenle yapılan yolculuk fazlasıyla çetin çıkar. Benim kızım Gelenimle olduğu gibi. Onunla olan yolculuğumuz ilk andan itibaren varlıkla yokluk arasındaki ince çizgide ilerledi. Hep başka yollar bulmayı gerekli kıldı. Çok şükür ki, bu yolları bulmada, şimdiye değin fena sayılmasam da, büyük lokma yut büyük konuşma demiş atalarımız. Korkarım ben öyle büyük laflardan. Olumlu olumsuz  yaptığımız her şeyi bir yaptıranın olduğunu bilmezsek, öğrenmek zorunda kalıyoruz. Öğrenmek zorunda kalmaksa acılı olur. Bu acı biberlerin tadına bakmışlığım vardır benim. Son yıllarda acı biberlerin sağlığımıza olan faydaları ispatlandı. Özellikle içinde bulunan kapsaisin kanseri önlemede etkili bir madde fakat biberler C vitamini ile de çok önemlidir. C vitamini bağışıklığı yükselttiği gibi yaşlanmayı da azaltır. Kolajen sentezletir. Antiaging etkisi vardır. Böylece gerçek acı biberlerden beden, yaşanan acı olaylardan ruhumuz faydalanır. Demek istediğimse; yaptığımız müspet menfi hiç bir davranışı tam olarak kendimize mal edemeyiz. Onu yaptıran ilahi gücü de idrak etmemiz gerekir.

Sevgilerimle

Yazarın Diğer Yazıları