Emin EĞRİ

Bir ay futbol ve KSK

Emin EĞRİ

  • 467

Avrupa futbol şampiyonası başlayınca gündemimiz de değişti. Tabi ki futbolseverler için.

Futbolu sevmeyen eşler evde sıkıntı yaşadığı gerçeğini de kabul etmeliyiz ama iki senede bir böyle turnuvalar dünyada önemli, bırakın Türkiye’yi.

Türkiye olarak 6. kez Avrupa şampiyonasına katılım sağladık. En iyi başarımız 2008 yılında çeyrek final oynamaktı.

Günümüze gelirsek; şimdiki takımımız baktığın açıya göre değişiyor. Aldığı sonuçlara göre çok inişli çıkışlı grafik çiziyor. Bu da ne yazık ki ülkemizin bir 'Futbol ekolü' olmayışındandır.

Avrupa veya dünyanın isim yapmış milli takımlarına baktığımızda kim oynarsa oynasın, hangi hoca çalıştırırsa çalıştırsın bir futbol ekolü, bir futbol kariyeri vardır ve değişmez.

Örneğin Alman futbolu (hazırlık maçında 3-2 yendik) sahaya çıktığında söz sahibi ve güçlü bir takım gözü ile bakılır. Oyuncu ve hocası düşünülmez, takım adı göz önüne alınır.

Maalesef biz de yerli/yabancı hoca, gurbetçi Türk çocuklarının içimizdekilerle birleştirilmesi ile çıkarılan bir milli takım.

Yani; bazen iyi sonuç aldıysak da, futbolda söz sahibi ülke değiliz!

İçerideki takımlarımızın, federasyonun birbirlerini karalamalarından bahsetmeyelim, içimiz kararmasın!

GELELİM GMG KSK’YA…

Sezon bittikten sonra takımdan ses seda kesildi. Birçok oyuncu gitti gibi haberler okuduk. Bayram öncesi de kimden ortaya atıldıysa 'Gökhan Ünal' ismi hoca olarak yazılıp çizildi. Anında olumsuz sosyal medya yorumları tepki gösterdi.

Sonrasında yönetim bir açıklama yaparak, konuya değinmeden, sezonun yeni hocası Fırat Gül ve Sportif Direktör Abdulaziz Solmaz açıklamasını yaptı.

Bana göre sezona yanlış kararla başladık!.. Birinci yanlış; Sportif Direktör Abdulaziz veya başka oyuncu olmamalıdır. Bir sezon öncesinde hocanın bir oyuncusu olan bir kişi nasıl yetki kullanabilir?

Hocaya teknik konuda bir talepte bulunsa, hoca kabul etmese orada başlar artık elektriklenme. Devamı ise 'Bir ayrılık, bir yoksulluk' şarkısı dinlemek zorunda kalınır. Zararı takım çeker!

İkinci yanlış! Fırat Gül ile devam etmek!

Aynı sistemle devam edecekse pek başarılı olacağını sanmıyorum. 'Ben daha başarılı olurdum ama transferi ben yapmadım, hazır oyuncuların başına geldim' mazereti kendisine haklılık payı çıkarabilir.

Transferde kendisi söz sahibi olursa devam etmeli, aksi halde şampiyonluk iddiası olan takım olmaktan uzak kalırız.

Doğrusu; şampiyonluk sözü veren Cengiz Başkan'dan bu kararları beklemiyordum. Bir bildiği var diyelim şimdilik. İnce elenip sık dokumak var bu işte. Çünkü makarayı geriye sarma şansı yok. Kaybolan kaybolmuş, yiten yitmiştir. Yeniden başlamak için bir yıl kaybı ile sıfırdan başlamak gerektiriyor.

Yazarın Diğer Yazıları