İzzet SARI

'Aksakallılar'ın maçı

İzzet SARI

  • 868

Türk töresinde, tecrübeli, deneyimli, saçı-sakalı ağarmış emeklilere 'Aksakallılar' denir.

Her meslek dalı için geçerlidir 'Aksakallı' sözü… Ailenin en büyüğüne, gazetecinin en büyüğüne, doktorun, avukatın en büyüğüne ve en tecrübelisine 'Aksakallı' denir. Doğal olarak futbolcuların en tecrübelisine ve en büyüklerine de 'Aksakallı' demek yanlış olmaz.

-'Sen olmazsan olmaz' dediler…

Dün öğleden sonra telefon çaldı… Arayan Kastamonuspor'un eski futbolcularından, Kastamonu’da hentbol sporunun duayen hocalarından Hüsnü Şinaforoğlu… Hüsnü hocam "İzzet bey, biz akşam saat 19.00'da Hasan Doğan'da eski futbolcular bir araya gelip maç yapacağız. Sen de gelir misin? Senin yorumlarını özledik…" Hiç kaçırır mıyım bu maçı…

Arabama bindiğim gibi Hasan Doğan'ın yolunu tuttum.

Kimler yoktu ki…

aksakallıların maçı

-Emsalleri sokakta elinde baston ile yürürken o gençlik yıllarında oynadığı futbolun da etkisiyle hala gençlere taş çıkartan Kastamonuspor’un eski orta saha oyuncası 75 yaşındaki Oktay Keskinbıçak, nam-ı diğer Kör Oktay…

-Yine döneminin en ünlü golcülerinden 69 yaşındaki Kaptan Mehmet Ali Kızılkaya... Yine gençlik yıllarındaki gibi arkadaşlarını yönlendiriyor ve mücadele gücünü sergiliyordu. Kaptan, Hasan Doğan’ın zemininde yine paslar attı, yine arkadaşlarını yönetti. Tıpkı eski yıllarda ki gibi…

-68 yaşındaki 'Muza' lakaplı Muzaffer Şenoğlu... Maçın henüz 5’inci dakikasında kenara gelip su istemesinin dışında çok koştu ve gol atmak için çok çaba sarf etti. Beli biraz bükülmüş ama yine eski günlerindeki gibi kafayı aşağıya eğerek oynadı.

-'Kaleci Ramo' lakaplı 68 yaşındaki Ramazan Küçük… Maçın ilk devresinde oynadı. İnanılmaz kurtarışlar yaptı. Hele bir refleksi vardı ki Fenerbahçe'nin kalecisi Altay olsa o topu çıkartamazdı. İlk yarı bittiğinde sol bacağından sakatlanarak oyundan çıktı.

-Döneminin en uzunlarından olan defans oyuncusu 68 yaşındaki Adnan Kılınçkıran… Bacağındaki sakatlıktan dolayı oynayamasa da kenardan arkadaşlarını izlemek ona ayrı bir keyif kattı…

-Taşköprüspor'ün ve Kastamonuspor'un unutulmazları arasına adını altın harflerle yazdıran 61 yaşındaki Namık Yıldız… O da ilerleyen yaşına rağmen bu eski günleri hatırlamak ve arkadaşları ile bir araya gelmek için yaşadığı Sinop'tan kalkıp gelmişti.

-Yine Taşköprüspor'un ve Kastamonuspor'un unutulmazları arasına adını yazdıran santrafor 60 yaşındaki Hasan Albayrak… Yakın zamanda önemli bir hastalığı yenerek yeniden hayata tutunmasına rağmen o da 'Aksakallılar' arasında müthiş bir performans sergiledi.

-Kastamonuspor'un eski hücum oyuncularından Cenk Sinanoğlu… Sanırım sahadaki en gençlerdendi. 51 yaşına rağmen tıpkı eski günlerdeki gibi kanatları iyi kullandı ve attığı golle de takımına katkı sağladı.

-Taşköprüspor'un eski kaptanlarından ve antrenörü Ceyhan Gültekin… 61 yaşında olmasına rağmen o da takım arkadaşlarıyla kaynaştı ve eski günlerde olduğu gibi mücadele etti.

Kastamonuspor'un ve Köy Hizmetlerispor'un eski futbolcularından 52 yaşındaki Hakkı Tanç... Cenk ile birlikte o da sahadakilerin en geçlerindendi. Hakkı da bu nostalji maçındaki yerine aldı.

-Taşköprüspor'un efsanelerinden şimdilerde hentbol antrenörü 61 yaşındaki Cengiz Kesici… Oynayamadığı için çok üzüldü, aslında içi gitse de saha kenarından maçı büyük bir hayranlıkla izledi.

-Yine Kastamonuspor'un eski orta saha oyuncusu 64 yaşındaki Ersan Devir… Sahadaki diğer isimlerden sadece biriydi.

-Kastamonuspor'un önemli santraforlarından 50 yaşındaki Ahmet Mıcık... Sahadakilerin en genciydi. Ahmet de eski yıllarda olduğu gibi hem özlem giderdi, hem de büyükleriyle kaynaştı.

-Kastamonuspor'un efsane kalecilerinden 56 yaşındaki Ferit Yücebıyık... Kaleci Ferit, yeterli sayıda kaleci var diyerek takımının önce defansında, sonra orta sahasında ve en sonunda santrafor mevkiinde oynayarak az kalsın gol dahi atıyordu. Ferit’in oynadığı yıllarda onu büyük bir hayranlıkla izleyen bir gazeteci olarak çataldan çıkardığı topları bugünkü gibi hatırlıyorum.

-Kenarda eski hentbol antrenörlerinden 'Koçoro' lakaplı Orhan Afacan… Maç boyunca kenarda o da eski dostlarını destekledi. Maçtan sonra kendi elleriyle arkadaşlarına baklava ikram etti.

murat başesgioğlu

-Aksakallıların maçı olur da Kastamonu siyasetinin en önemli ismi olan eski bakanlarımızdan, memleketin medar-ı iftiharı Murat Başesgioğlu olmadan olur mu? Üzerine giydiği, sırtında adının yazılı olduğu ve 37 numaralı kırmızı-siyah Kastamonuspor formasıyla en önde sahaya çıkanlardandı.

Bakan bey 68 yaşında olmasına rağmen müthiş bir tekniğe sahip. Sahada hala çalımlar atıyor ve orta sahanın ortasında kurduğu oyun ile arkadaşlarını yönlendiriyordu. Tıpkı gençlik yıllarında formasını giydiği Kastamonuspor'daki gibi ince ince çalımlar ve müthiş paslar attı arkadaşlarına…
Yıllar yılı tıpkı siyasette olduğu gibi takım arkadaşlarını iyi yönetti ve tabi ki sonunda golünü de attı.

-Hasan Doğan'daki maç aslında bir futbol maçından ziyade Aksakallıların buluşması, eski günlerin yad edilmesi ve futbola olan özlemdi. Murat Başesgioğlu, bakanlığı döneminde yapılmasına ön ayak olduğu Hasan Doğan Tesislerinde belki de ilk defa ter döküyordu. Bakan bey; Kastamonuspor'un şu anki  evi olan İsmail Dikmenli Tesisleri’ni de yaptıran ve daha ilçelerde onlarca futbol sahasının yapımına imza atmış bir hemşehrimiz...

Bu buluşmayı izlemeye gelen ASKF Başkanı Adem Keloğlu gibi, Muhsin Kabaoğlu gibi ve daha kimler yoktu ki…

Aslında maç bahaneydi onlar için… Onların içinde hala bir özlem vardı. Onlar aslında birbirini özlemişlerdi. Ağaran sakalları ve saçlarına rağmen gençlik yıllarında olduğu gibi maç öncesinde ve maç sonrasında inanılmaz maç sohbetleri ve inanılmaz keyif aldıkları bir andı Hasan Doğan buluşması onlar için…

Dün akşamki bu nostaljiyi tabi ki kaçıramazdım. Birçoğunu belki izlemek bana nasip olmadı ama en azından bazılarını Gazi Stadında izleme şansımız oldu. Kaleci Ferit, Hakkı, Cenk, Ahmet Mıcık, Hasan Albayrak, Namık Yıldız, Cengiz Kesici, Ceyhan Gültekin gibi oyuncuları izlemek gerçekten büyük keyifti. Peki ya Aksakallı büyüklerimiz… Onlar hem hasret giderdi, hem koyu futbol sohbeti etmenin ötesinde birbirlerini yıllar yılı özlemenin ve kavuşmanın mutluluğunu yaşadılar.

Ne olur en kısa zamanda bir daha buluşalım.

Futbol bahane, sohbet şahane...

Hepinize sağlık ve sıhhat diliyorum.

GÜNÜN SÖZÜ
"Öyle özlersin ki gel diyemezsin, sadece beklersin…"

Yazarın Diğer Yazıları