Mustafa ÇİFCİ

AŞK VE İHANET

Mustafa ÇİFCİ

  • 523

Aşk ve İhanet

Gideceksen sevgili, bütün hatıralarını silmen gerekecek. Sana ait olan bütün şiirlerimi yakmak zorunda kalacaksın. Ama yüreğin dayanmaz bazı şeylere bilirim. Ama güçlü olmalısın öyle anlarında. Güçlü olduğunu da bilirim, kimi zaman bir çocuk gibi masum olduğunu ama bazen bir o kadar da umarsız, acımasız, boş verici, bekletmeleri seven birisi olduğunu da iyi bilirim. Umarım bana kızmıyorsun bunları okurken. Böyle olmadığını düşünüyorsan aramanı beklerim, telefonlarım hep açık, istediğin zaman bana ulaşabilirsin. Şimdi sakın yanıldığımı, haksızlık yaptığımı söyleme sakın. Ben çok iyi bilirim, yarı yoldan geri dönmelerin acısını. Bir daha ihanetin sularına yelken açacaksan, bunu tekrar yaparsan yine haber ver. Habersiz gitmelerinle hayatımdan günleri çalmış olursun beni bekleterek. Bu, bana verdiği kadar sana da, ikimize de acı verir. Kısa mutlu anlar, sarhoşluklar, hayatın bir başka neşesi denen o yalancı zevklerini ve hazlarını yaşamak istiyorsan buna karşı gelecek kadar güçlü değilim.  İstediğin zaman, istediğin kişilerle her şeyi yapacak kadar özgürsün sen. Aşk özgürlük ister sevgili. Bilirim, özgürlüğüne aşk kadar tutkuyla bağlısındır sen.

Ve unutma ki sevgili, sen hayatıma girdikten sonra gönlümde ikinci birisi asla olmadı. Ve seninle aşk, ikiyüzlü kandırmalı bir oyuna dönüşmedi hiç bir zaman. Her zaman olduğu gibi, iç dünyam yüzümdeydi. Yalancı değildim. Her şeyi söyleyebilirdim ama asla yalan söyleyemezdim. Fırsat kollayıp senin zayıf anlarında senden yararlanacak kadar zayıf olmadım.

……………

Benimle birlikte yakınların bile hayret edip inanmayacaklar senin bir başkasıyla gecenin içinde karanlıkla bütünleşip bir şeyler yaptığına.

Sen hepimizi kandırmış olacaksın.
 
Söylesene sevgili, sen bir başkasıyla birlikte olacak kadar basit olabilir misin?
 
Sen bu kadar küçülebilir misin?

Sen bu kadar ikiyüzlü olabilir misin?

Ve belki de bir zaman sonra sen, o güzel, o zevk dolu, o sana göre ayrıcalıklı olan gecelerini anlatan şiirler yazacaksın.

O şiirlerinde sevgilim diye seslenecek, belki de bir şiirin üstüne 20 Mart diye bir tarih düşecek,  şiirinde, “ağzımda kaldı ağzının tadı”,  diye yazmış olacaksın.

Ve daha da kötüsü bunu benden bir intikam almak için yapacaksın.

Doymayacak, ne kadar çok tekrar etmiş olsan da, ne kadar benden intikam almış olsan da bu sana yetmeyecek.
 
Yara soğudukça acının verdiği ağrının artması gibi her gün sahte sevgilerin peşinden koşacak, ucuz zevklerin içinde bulacaksın kendini.
 
Her sevişmende beni anımsayacaksın. Belki de bu uğurda tahmin etmek bile istemediğim kim bilir nice cömert taraflarını vereceksin aşığına.

Bana vermediğini, benden esirgediğin her ne varsa belki de onun olacak.

Ve her aldatışında içindeki beni öldürmek yerine kendi öz benliğini, kendi iç ruhunu öldüreceksin farkına varmadan.
 
Beni öldürmek yerine seni sen yapan değerlerini öldüreceksin ve bunu yaşamın en içinde var olmakla, içerdeki ve dışarıdaki hayatın bilinmeyen iç yönlerini bilmiş ve yaşamış olmakla övünerek, kendini haklı çıkaracak sebepler bularak yapacaksın.
 
Ne kadar komik değil mi?

Yazarın Diğer Yazıları