Sıddıka BALAKAN

Yetinmeli miyiz?

Sıddıka BALAKAN

  • 266

Çocukluğumuzda hepimiz büyüklerimizden duymuşuzdur bu sana yeter şükret...

Neyin bize ne kadar yeteceğine kim karar verebilir?

Küçüklüğümüzden itibaren büyüklerimiz bize hep elimizdekilerle yetinmemizi öğütledi.

Daha fazlasını isteyince azarların ardı arkası kesilmezdi.

Açgözlü, maymun iştahlı sıfatlarını yapıştırırlardı üstümüze.

Şimdilerde bakıyorum da hiç doğru bir şey yapmamışlar.

Keşke yetinmeyi bilmeseydik...

İsteyebilseydik rahat rahat.

Yoksa böyle şükürcü bir millet olmazdık.

Şunum olsun ama senin “bunun” var.

Şunum da olsun, onu istersen “bununu” da kaybedersin.

Şükret, ya “bunun” olmasaydı?

Elindekinden iyisini görüp imrenmek de yasak!

Kötüsüne bakıp haline şükür edeceksin.

Züğürt avuntusu işte…

İstemeyi bilmediğimiz için fazlası olamadık.

Daha fazla bilgi istemedik, araştırmadık.

Bize verilenleri kabul ettik, onlarla yetindik.

Araştırmayınca doğruya ulaşamadık haliyle.

Velhasıl yanlışlar silsilesi sardı etrafımızı...

Bilgiyi araştırma alışkanlığı kazandırılamayan koca bir nesil böyle önüne konulan hazır bilgilerle büyütüldü.

Daha doğrusu avutuldu…

Oysaki açgözlü olmalıydık.

Bilimde, fende, sanatta, edebiyatta...

Her faydalı şeyin daha fazlası…

"Mutlu olmak için elimizdekilerle yetinmeliyiz." sözüne de katılmıyorum.

Mutluluk görecelidir.

Ve insanoğlu daha fazlasını isteme dürtüsüyle var olmuş bir canlıdır.

Elindekilerle yetinip mutlu olmak durağanlıktır.

Çünkü hayat sürekli bir dönüşüm, devinim halindedir.

Yetinmek niye?

Aklını kullanan kim yetinmiş ki?

Çağ değişiyor, hayat akıyor.

Aramak…

Aramak ve bulmak...

Bulduğunda durmamak.

Hayatın akışı içinde daha fazlasını istemeli ve istemekle kalmamalı elde etmek için çabalamalıyız.

Yetinmemeli daha fazlasını istemeliyiz.

Hırstan, kötülükten beslenen bir doyumsuzluktan söz etmiyorum.

Kastım; bilginin, iyiliğin, güzelliğin daha fazlası...

"Eldeki bir kuş daldaki on kuştan iyidir." masalları ile bizim düşüncelerimizi, hayallerimizi, ufkumuzu sınırlandırdılar.

Fazlasına ulaşmamızı istemediler.

"Haddinizi bilin!" dediler.

Hayır!

Haddimizi bilmeyelim.

Aşalım o sınırları, genişletelim ufkumuzu.

Hayattan daha fazlasını istemeye hepimizin hakkı var.

Yazarın Diğer Yazıları