'Hocanın hediyesidir!'

Sitemiz köşe yazarı ve futbol antrenörü Emin Eğri'den maç kritiği. 'Hocanın hediyesidir!'

  • 6405
'Hocanın hediyesidir!'

TFF 2. Lig Kırmızı Grup'ta mücadele eden GMG Kastamonuspor, sahasında Etimesgut Belediyespor'la karşı karşıya geldi.

Temsilcimiz GMG Kastamonuspor, Etimesgut Belediyespor'a 1-0 yenildi.

Sitemiz köşe yazarı ve futbol antrenörü Emin Eğri, maçın kritiği yaptı.

Eğri, "İkinci yarının ilk maçı, sahnede ilk yarının en yakınına 7 puan fark atmış, devre arasında Antalya kampında çalışmış, kendilerine göre 5 kaliteli transfer yapmış Lider KSK.

Rakibimiz iddiasız bir Etimesgut Belediyespor.

Hava futbol oynamaya gayet müsait, seyirciler için sert bir soğuk hava var. Buna rağmen taraftarlar stadı doldurmasa da sadece açık tribün yarısı boş diyebiliriz. Taraftarlar tezahüratlarını yapıyor.

Tam da rakip keklik sayılır. 11 sırada, 21 puanlı ve ilk maçımızda kendi sahalarında yendiğimiz Etimesgut Belediyespor. Koltuğa yaslan ve golleri izle türünden bir maç!

Maç başlıyor henüz 2. dakikada bir şok geçiştiriyoruz. Kalecimize verilen bir geri pas rakibe ikram oluyor, kalecimiz ile karşı karşıya beceremiyor, ayakla kurtarıyor fakat top yine başka rakip oyuncunun önüne düşüyor. Onun da ikinci beceriksizliği sayesinde topu boş kalenin üzerinden auta atıyor da bir soluklanıyoruz.

Sonrasında futbol arıyoruz ama yok!.. Buna rağmen net gol pozisyonunu yakalıyoruz, 5. dakikada Kubilay, 23. dakikada Yiğitali, 27. dakikada Okan kaçırması zor olan beceriksiz vuruşlarla golü atamıyor. İlk yarıda bunlar gol olsaydı, devreyi 3-1 önde kapatacaktık ki, ikinci yarı şov yap! Devreyi golsüz kapatıyoruz.

İkinci yarı yine dağınık futbol, yine yan ve geri paslar ile ayakta fazla top tutmalar, kaptırmalar, yanlış paslar, birbirinden kopuk oynayan takım görüntüsü!

Etimesgut takımı grubun vasat altı bir takımı görüntüsünde, bizde ondan iyi görünmedik! Onlar dakikalar ilerledikçe daha organize oldular, kendilerine güven geldi.

63. dakikada sağ kanattan kale önüne ortaladıkları topu kafa ile kalecimizin müdahalesine rağmen ağlarla buluşturdular.

Golden sonra daha da şuursuz ataklarımız başladı. Bir an önce gol atma gayreti nedeniyle oyun disiplini falan kalmadı! Hele son 10 dakika ve uzatmalarda tamamen rakip sahaya yüklendiysek de son hareketi yapacak oyuncumuz olmayınca, bu sezon ikinci kez sahamızdan mağlup çıktık!

Maç böyle bitince şimdi sorma zamanı;

Antalya kampının çalışma sonucu ilk yarının takımından daha kötü oyun olması nedendir?

Beş transfer yap ama ilk 11'de birini oynat, oynayacak durumda değilse neden onları transfer ettiniz?

İkinci yarı oyuna alınan 3 yeni transferden de bir özellik göremedik denebilir. İhtiyat payı olarak henüz takıma adapte olamadılar mazereti söylenebilir ama kısmen doğruluk payı kabul edilebilir.

Levent Hoca'nın iki takıntısı bu takımın başını yiyecek. Birincisi onca transfere rağmen, hiçbir katkısı olmayan Abdulaziz’de ısrar ederek oyuna alması, diğeri de sona doğru her zaman iyi oynayan Yusuf Türk’ü değiştirmesidir.

Ayrıca kenarda şovmenlik yaparak seyircinin de sinir uçları ile oynamaya hakkın yoktur hoca! Tribünlere dönüp seyirci ile tartışmak haddinize değil! Kenarda maçtan ziyade kendini seyrettirmek istiyor! Başarıda o seyirci seni baş tacı yaptı, başarısız olunca da uyaracaktır elbette. Buna el kol hareketleri ve sözle cevap vermeye hakkın yok! Haddini bileceksin, takımına sahip çıkacaksın, başarıya odaklanacaksın. Gerisi sizin alanınıza girmez!

Neticede 3 puan kaybettik, telafisi var ama hatalarımızdan ders alırsak!.. Aksi halde şeker gibi erir gideriz.

Testi kırılmadan yol göstermek görevimiz."